Baraka Kültür Merkezi’nin önceki gün düzenlediği “Beleşe denize girme” eylemini can-ı gönülden destekliyorum.

Anayasal bir hak olan herkesin istediği kıyıda denize girebilme özgürlüğünün oteller tarafından engellenmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Deniz suyundan yararlanabilmek için otellerin para talep etmesi, fahiş ücretler istemesi her vatandaş tarafından eleştirilmesi gereken bir durumdur.
Doğrusu vatandaş bu durumu eleştiriyor da bu duruma karşı yıllardır devam eden eylemler neden sonuç vermiyor pekiyi?

Nedeni basit: devletin bu konuda hiçbir şey yapmaması…

Vatandaş tamamıyla otellerin insafına bırakılmış durumda…

Giden iktidar gelen iktidar farketmiyor, aynısını yapıyor (tabii bir ‘sol’ iktidarın olduğu dönemde bunların yaşanması çok daha üzücü; çünkü ‘sol’ her şeyden önce halkın, emekçinin yanında olandır).

Otellerimiz, maşallah, en güzel sahillerimize konmuş durumdalar, geri kalanlar (halk plajları) ise bakımsızlıktan dökülüyor adeta…

Böyle bir durumda vatandaş elbette otellere dayanıyor, ‘onların’ plajlarını kullanmak istiyor.

Sırf temiz, rahat ve güvenli oldukları için…

Bu durumda da bilindik manzaralar karşımıza çıkıyor…

Bu arada halk plajlarımızın durumu da yazmak gerekiyor.

İçler acısı bir durumu var halk plajlarımızın.

KKTC’de gerçek bir devlet olsa bu yerleri otellerin inadına canlandırır, halkının rahatça denize girmesini sağlardı.

Bakıyorsunuz, doğru dürüst park yerleri yok, denize inen patikaları yok, duş kabinleri yok ya da yetersiz ve bakımsız, su ya çok az ya da hiç yok.
Her yer çöp içinde, bir tane ilgili yok.

Özellikle tatil günleri gidin Girne’nin en güzel halk plajlarından biri olan Alegadi’ye, durumu göreceksiniz.

Duş kabinleri adı altında oraya konan üç-beş duş kabinin halini…
Diğer taraftan, Girne’ye yakın olan taraftan olan girişindurumunu…
Şezlong kiralamak için bir yer bile yok!..

Devletin, belediyenin aklına gelmez mi bunlar, görmez mi bunları hiç!..
Neden buraları işletmek için, kendine artı değer yaratmak için girişimde bulunmaz bu kurumlarımız?

Fahiş giriş ücretleri isteme, ama orada kuracağın basit birkaç mekanizma ile bunları yaratabilirsin…

Hem halk rahatça denize girer, hem de parasını devletine, belediyesine ödemiş olur!..

Oteller ile umuma açık yerler arasında bir denge kurulmuş olur böylelikle…

İnsanlar rahatça şezlongunu kiralayıp uzanır, aracını güvenle park eder, hem de canı çektiğinde bir şeyler alabileceği büfeleri vs’si olur…
Türkiye’de AKP’li belediyelerin ve AKP’nin iktidarda neden bu kadar kaldığını hiç düşündünüz mü?

Bundan işte…
Hele başlangıçta halkın, büyük kurumlar ve şirketler karşından nasıl yanında olduklarını hatırladıkça…

Önceki dönemlerde halkın hastanelerin ve doktorların insafına nasıl bırakıldığını, AKP ile bu durumun halkın lehine nasıl paramparça edildiğini hatırladıkça…

Adamlar böyle, böyle, yavaş yavaş iktidara uzandılar, 12 yıldır da hala oradalar (böyle giderse en az bir 10 yıl daha oradalar!)
Tabii ki tatillerini beş yıldızlı otellerde geçirenler için bu tür yerlerde nelerin olup bittiğinin bir önemi yoktur!
Halkın da!

Sadece seçimlerde, parti toplantılarında hatırlanır!..

Son söz
“Halkını tüketen devletlerin kendileri de sonunda tükenir.”
(Platon)
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13