Denetimsizliğin KKTC’de en önemli sorunlardan biri olduğunu biliyoruz.

Bu ülkede bu her alanda karşımıza çıkar...
Bunun sonuçlarını zaman zaman basında da görürüz.
Son ‘ekmek’ açıklamasında olduğu gibi...
Yani bir tür ‘Allaha emanet’ yaşarız şu Ada’da.
Tükettiğimiz ürünlerin ne kadarının denetimden geçtiğini, iyi işleyen denetim mekanizmalarından geçip geçmediğini bilmeyiz.
Tükettiğimiz domateste, salatalıkta, çilekte, kısacası bütün sebzelerde, meyvelerde, hayvancılık ürünlerinde ilaçlarının, yiyeceklerin ne derece ‘doğru’ kullanıldığını bilmeyiz...
Sofralarımızın vazgeçilmezi ekmeğin nasıl hazırlandığını, musluk suyuyla mı yoksa içme suyuyla mı yapıldığını bilmeyiz.
Tüketiciler olarak bilmemiz de mümkün değil.
Burada devletin güçlü denetim mekanizmalarıyla kendi işlevini yerine getirmesi gerekir tabii.
Çünkü söz konusu olan vatandaşların sağlığı hatta gelecek nesillerin devamı sorunudur.
Yiyeceklerimizdeki denetimsizliğin faturası çok  ağır olabilir..
Kuşkusuz özellikle gelecek nesillerimiz olan çocuklarımız bundan en çok etkilenecek olanlar.

***
Kanser vakalarındaki artışın nedeni acaba sadece çevresel etkiler midir mesela?
Elimizde bu konuyla ilgili henüz kesin bilgiler yok.
Artışta elbette çevresel etkilerin önemi yadsınamaz.
Ancak, tükettiklerimizin bu artışta hiç mi rolü yoktur? 
Eğer var ise, ki ben olduğunu düşünüyorum, bu ürünlerin kanser vakalarındaki artışta ne derece etkili olduğunun da araştırılması gerektiğini düşünüyorum.  
Umut var mı diye sorarsanız eğer, orası işte meçhul..
Çünkü günü kurtarma adına hareket edilen bir siyasal atmosfer içerisinde devleti yönetenlerden böyle bir sorumluluk beklemek biraz safdillik olacaktır..
O kadar çok ‘önemli’ sorunlarımız var ki hem...
Seçimlerimiz örneğin... Yerel seçimlerimiz...
Bir de anayasa ‘sorunumuz’...
Ha unutmadan bitmeyen ‘Kıbrıs Çözüm Görüşmelerimiz’i de yazmamız gerekir...
Sıra tabii ki tarım ve hayvancılıktaki ve diğer alanlardaki denetimsizliğe gelemez...

***

Burada bir başka önemli nokta da sendika ve derneklerimizin kendi işlevlerini tam olarak yapıp yapmadıkları meselesidir.
Sendika ve derneklerimizden siz hiç böyle bir ‘şikayet’, ya da ‘talep’ duydunuz mu?
Ya da bu doğrultuda kamuoyuna yapılan bir açıklama...
Ben hatırlamıyorum...
Hemen her alanda örgütlü olan sendikalarımız, hemen her alanın varolan dernekleri acaba temsil ettikleri kitlelere ne kadar hakimdirler?
Temsil ettikleri kitlelerin denetimlerini ne kadar yapabiliyorlardır?
Ya da tam anlamıyla denetimlerin yapılabilmesi için hükümetten talepte bulunuyorlar mı?
Bu tür taleplerin olduğunu da hiç duymadım...
Ücret artışına, greve ve iş bırakmaya yönelik sendikal anlayışımızdan, sadece açıklamalarla yetinen dernek kültürümüzden bu tür çağdaş
sendikacılık ve dernek anlayışı beklemek de elbette safdilliktir.
Bütün bu sacayakları eksik kalınca, tüketicilerle üreticiler, doğal olarak, baş başa kalıyor...
Tüketiciler, üreticilerin insafına bırakılmış oluyor... 
Ne kadar insaflı ise üretici o kadar ilacı az koyuyor...
Her fazladan koyduğu ilacın toplumun felaketini beraberinde getireceğini biliyorsa eğer koymuyor, insaflı davranıyor...
Yok eğer, kısa zamanda bir an önce ürünü alıp satayım ve para kazanayım diye düşünüyorsa onun için her yol mübah oluyor, insafsızlaşıyor...
İlacı, hormonu bastıkça basıyor, musluk suyunu insafsızca kullanıyor...
Peki gelişmiş ülkelerde böyle mi oluyor?..
Tüketiciler üreticilerin insafına mı terkediliyor?..
Bir bakmak lazım...
Hep yazıyorum ya, KKTC’de sorun bütün mekanizmalarıyla oturmuş bir devlet sorunudur, diye.
Yine burada da, bu sorunda da, aynı temel sorunla karşılaşıyoruz.
-Son Söz-
“Kendine iyi bak, çünkü devletin malısın.”
(Stanislaw J. Lec)
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13