ABD Başkan yardımcısı Joe Biden “Kıbrıs Sorunu”nu Erdoğan ile çözeceklerini ifade ediyor.
“İki yanlış arasında müzakere edebileceğiniz bir şey yoktur. Birincisi; Türk askerinin, hükümet çağırmadan Ada’ya ayak basmaması gerekirdi. İkincisi de Ada’da tek bir hükümet vardır. Bu benim, ABD’nin ve biri hariç dünyadaki bütün devletlerin hükümetlerinin tutumudur” diyor...
Hızını alamıyor; “Türk hükümetinin, Ada’daki fiili durumun ekonomik, askeri veya siyasi açıdan çıkarına olmadığını -soylu amaçlarla değil ama pratik nedenlerle- anlamaya başladığı kesindir” diye de ekliyor…
Kıbrıs’ta tarafların, bugün, her iki tarafın kabul edeceği bir çözümden çok uzak olduklarını her fırsatta dillendirmelerine rağmen,Biden’ın bu çıkışı (üstelik yakın zamanda Ada’ya gelip vaziyeti bizzat gözleriyle gördüğü halde) nasıl okunmalıdır?
Daha önceki yazılarımda hep ifade gibi, bu baskı (Erdoğan’la son bir ay içerisinde 3 kez görüşüyor ve bunların önemli bir bölümü Kıbrıs’la ilgili) aslında son dönemde ortaya çıkan olaylara ABD’nin gösterdiği tepkiyle ilgili.
Zira ABD Ortadoğu’da iyice köşeye sıkışmış durumda.
Suriye’deki durum ortada; Rusya’nın desteğiyle Suriye kendisine karşı yapılan müdahaleyi atlatmış gözüküyor...
Irak fiili olarak bölünmüş durumda ve Irak’ı oluşturan unsurlar artık resmi olarak nasıl bölüneceklerini tartışıyorlar...
Bir de IŞİD belası çıktı ortaya...
Suriye düşürülemediği için İran’a da Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında son hamle yapılamıyor...
Bütün bunlar yetmezmiş gibi, gerek enerji alanında gerekse de dış politikada Rusya atak üstüne atak yapıyor; Ukrayna’yı parçalıyor, Kırım’ı işgal ediyor, enerji yollarını denetimi altına alarak Batı’yı kendine bağımlı kılmak istiyor...
Geleceğin enerji yolları üzerinde güçlü bir taraf olacağını her fırsatta gösteriyor..
Böyle bir ortam içerisinde ABD Kıbrıs’ta çözüm için bastırıyor..
Rusya’nın hamlelerine karşı birleşik bir Kıbrıs Batı’yı bir süre de olsa rahatlatabilir...
Bir de İsrail’i tabii ki..
Bu plan çerçevesinde Kıbrıs’ta olası bir çözümü Tükiye’de ancak güçlü bir Erdoğan ile uygulayabileceğini düşünüyor olabilir ABD...
Son operasyonlardan sonra (17 ve 25 Aralık) ortalığı kaplayan suskunluğun, Türkiye’ye yeniden dönen sıcak para akışının bu çerçevede, Erdoğan’a verilmiş bir destek olduğu söylenebilir mi?..
Emareler yine ‘görünmez eller’in Tayyip Erdoğan’ı desteklediği yönünde...
Bu görünmez eller, Kürt sorunu gibi, çok ciddi bir sorunu, bütün tepkilere rağmen, öyle ya da böyle, çözmek üzere olan Erdoğan’ı Kıbrıs konusunda da ‘tek alternatif’ olarak görüyor olabilirler mi?..
Erdoğan, Batı ve özellikle ABD nezdinde kaybettiği desteği yeniden geri alabilmek için Kıbrıs’ı koz olarak kullanıyor olabilir mi?..
Mantık, kendi çıkarı için gözünü budaktan sakınmayan Erdoğan’ın böyle bir strateji içinde hareket edebileceğini söylüyor.
Ancak, çok güçlü bir Erdoğan’ın Kıbrıs’ı vermeyeceği de, onu ‘Büyük Türkiye’ planının bir parçası olarak düşünebileceği de bir gerçek.
Tıpkı 3-4 yıl önce Erdoğan gücünü gerek iç gerekse dışarda doruklarında hissettiği günlerde; “oneminutes!” günlerinde...
Öte yandan Kıbrıs, zayıflayan bir Erdoğan’ın ayakta kalma stratejisinin bir parçası olarak da kullanılabilir.
***
Burada bir başka önemli nokta da bu açıklamada, Kıbrıs’ta her iki tarafın göz ardı edildiği gerçeğidir.
“Erdoğan’la bitireceğiz” diyor Biden; ama “Kıbrıs Türk ve Rum halklarıyla bitireceğiz” demiyor.
Yani Kıbrıs’ı oluşturan halklar bu açıklamada, bu politikada yok..
Üstelik onca gürültüye, onca konuşmaya, Ada’ya ziyarete rağmen...
“Her iki tarafın da kabul edebileceği bir plan üzerinde çalışıyoruz, her iki taraf üzerinde bu çerçevede baskıyı arttıracağız” yok...
“Bildiğimizi okuyacağız” var.
Bu kafayla Kıbrıs sorunu bir 40 yıl daha çözülmez, çözülse bile, resmi olarak çözülse bile, bu kafalarla çözüm, ancak, iki tarafın (özellikle Türk tarafının) aleyhine sonuçlanan bir sözde ‘çözüm’, ya da ‘oldu bitti’ şeklinde olur.

-Son Söz-
“Eviniateşeverenöğleyemeğini de unuturvebuyüzdenbazenyemeğiniküllerdeararinsan.”
(Nietzsche)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13