Talep ve arz dengesi demiyorlar da arz ve talep dengesi diyorlar niye.
Düşüne durun.
Arz edecekler çünkü bize talebimiz olmayanları.
Nedir ki insanın talebi.
Ekonomiyi  sözüm ona bir bilim dalı olarak alnımızın şakına parmak tetikte bir tabanca olarak dayamalarından önce, talep ihtiyaç anlamındaydı.
Nedir insanın talepleri diye sorulduğunda iylik sağlık demek yeterliydi yanıt olarak bir zamanlar.
Sonra arz icat edildi ve sunuldu ihtiyacımız olmayan herşey arzumuzun kışkırmasına.
Arzu dediğin şey kışkırmaya müsait zaten. Açıkgözlüğü ve paragözlüğü akıllı olmak sanan ve sandıranlar arz ettiler talebimiz olmadığı halde pek çok şeyi bize ve biz düşünmeden önünü ardını talepkâr olduk.
Haberleşmek bizden uzak sevdiklerimizle talebimizdi bir zamanlar ve mektuplaşmayı geliştirdik, telefonlaşmayı.
Ne heycan vericiydi, nasıl da göz yollarda beklenirdi postacı mektup getirecek bize uzaktaki sevdiğimizden diye.
Ve o mektup hasret yüklü olurdu sevgi dolu, özel olunca çok özel ucu yanık name idi.
E mail oldu, tamam itiraz etmiyelim de, cepde telefona  messengere ihtiyaç mı diyelim şimdi. Diyelim hadi de..
De si şu.
Cep telefonundaki türlü çeşitli ve luzumsuzlukları ne yapalım.
Kaç kişi fotoğraf çekme diye bir ihtiyacın insanı idi.
Nerdeyse 7 milyar insanın kendini vallahi de billahi fotoğrafçı sandığı bir zaman dilimi içindeyik.
Yazık değil mi Ara Güler’e, Tevfik İleri’ye

Niye.

Her anın ve her şeyin fotoğrafı çekilmeli mi.

Az düşünün.

Hiç aklınıza gelir miydi şu yemeği pişirdim yedim, şunu satın aldım diye fotoğraflar çekmek.

Niye hiç aklınızdan çıkmıyor ve habire fotoğraflıyorsunuz kendinizi ve şeyleri.

Arz ettiler size hiç talebiniz yokken.

Talebi insanlığın sessiz sakin kendi halinde yaşamak değil mi.

7 milyar fotoğrafçı varsa bu fotoğraf yok demektir.