Resmi tarihin dışında bir de anlatılmayan tarih vardır...

 

Bu tür tarihler yeryüzünde hemen hemen her ulus geçerlidir...

 

Resmi tarihin hasıraltı etmek zorunda olduğu olgular gizli tarihte bir bir yazılıdırlar...

 

Olanların sonunda bu tarihlerde gün ışığına kavuşurlar...

 

Gizli tarihler gerçek olgulara dayalı son derece gerçekçi izlenimlerle yazılmış olan tarihlerdir....

 

****

 

Keskin gözlerle ve kuşkucu bir bakışla tarihe yaklaşan her bir araştırmacı tarihle ilgili her yüceltici sıfatın, örneğin, ‘problemli’ bir durumun varlığına işaret ettiğini bilir...

 

Öyle ki “muhteşem”, “büyük”, “kanuni”, “deli” vb. sıfatlar, aslında, nüfuz edilmesi çok zor olan kemikleşmiş bir resmi tarih yazımının ürünü olarak araştırmacının karşısında belirirler ...

 

Bundan dolayı iyi bir araştırmacı, resmi tarihin tozlu sayfalarında dolaşırken, iki kez dikkatli olmak zorunda kalır...

 

Çünkü “Resmi Tarih”lerin falsifikasyonlarla, yani çarpıtmalarla, dolu olduğunu görmüştür…

 

Öyleyse uyanık bir zihin, resmi tarihte tozlu yolculuklar yaparken, labirentlerin varlığını çok geçmeden görür, bu labirentlerin yeni kapılara götürdüğünü hemen anlar: Bu noktada karşısında çıkacak olan işte olanların saklandığı gizli tarihin kendisidir...

 

Resmi Tarih’in ‘doğru’ ve ‘haklı’ ve ‘hakikat’ olduğunu zaman içinde kabul ederek kendine kattıklarının çok uzun bir süre ‘Gizli Tarih’in önemli parçaları olduğunu, resmi yazımdan sürüldüğünü bilir...

 

****

 

Gizli tarihlerin en ünlülerinde biri, belki de ilk gizli tarih yazımı olan, Procopius’un “Gizli Tarih”idir…

 

Bizans’ın çürümüşlüğüne tanıklık etmiş, cesur asker Belisarius’la seferlere çıkmış olan bu devlet adamı gözleriyle ‘duyduklarını’, kulaklarıyla ‘gördüklerini’  gizli gizli kayda geçirmiştir…

 

Ne için kayda geçirmiştir peki?..

 

Gelecek kuşakların onun zamanının olaylarını ‘doğru’ anlayabilmeleri, okuyabilmeleri için...

 

Bunu belirtir de...

 

Demek, gizli tarihler de bile gelecek kuşaklara bir mesel, bir ders bırakma beklentisi vardır...

 

****

 

Adı “Gizli Tarihi” olan, ki Türkçe’ye “Bizans’ın Gizli Tarihi” diye çevrildi, sonradan yayımlanan notlarında Procopius sadece zaferleri ve hoşnutsuzlukları ‘kral’ın penceresinden gören resmi tarih yazımının dışına çıkar…

 

‘Olmayanlar’ı, ısrarla ve özenle ‘dışarda bırakılanları’ yazar…

 

Bizans’ı, 6. Yüzyılın Doğu Roma İmparatorluğunu keskin gözlerle resmeder, en ince ayrıntısına varıncaya kadar anlatır, betimler…

 

Bugün bildiğimiz ve hemen her resmi tarih kitabında rastladığımız “Bizans Oyunu” gibi kavramları ona borçluyuz…

 

Onun sayesinde Bizans’ın aslan yürekli Justinyunus’unun ‘özel’ ilişkilerini öğreniyoruz...

 

Bu yürekli görüntünün arkasında nasıl bir zavallılığın yattığını anlıyoruz…

 

Onun sayesinde Theodora’nın nasıl kral’ın sarayına hükmettiğini,  nasıl bir ‘yer altı’ teşkilatlanması kurduğunu, beğenmediği kişileri nasıl aylarca sarayın altında yaptırdığı zindanlarda aç ve sefil çürüttüğünü, farelere yem ettiğini öğreniyoruz…

 

O büyük tarihi resmin dışında bırakılanların nasıl asıl resmin yapı taşlarından olduklarını görüyoruz…

 

****

 

Gizli tarihler bize çok şey anlatıyorlar…

 

Eğer Bizans’a bu açıdan bakmazsak, imparatorluğunun en yüksek notasında bu imparatorluğun, aynı zamanda, bir çürüme merkezine dönüştüğünü anlayamazsak bizim tarihimizden de gerekli dersleri çıkaramamış oluruz…

 

Her tarihi olgudan “Vatan-Millet-Sakarya” edebiyatı çıkarmaya devam ederiz...

 

Aslında çökmekte olanı, bozulanı gözden kaçırmış oluruz...

 

Son derece önemli bir noktaya geliyoruz burada: Acaba bizim de gizli bir tarihimiz var mıdır?

 

Kıbrıslı Türklerin?..

 

Bize okutulanın dışında, hasıraltı edilmiş tarihi olguları kapsayan bir gizli tarihimiz var mıdır?..

 

Bölünmüşlüğümüzün ne kadarı acaba bu tarihten geçmektedir, orada yazılıdır?..

 

Eğer böyle bir tarih var ise bütün önyargıların, reflekslerin, nefretlerin, indirgeyici bakışların ötesinde bunu keşfedecek, görecek gözlerimiz var mıdır?

 

 

 

 

SON SÖZ

 

“Sfenksin bile gözleri vardır –‘gerçeğin’ de bir çok türü...”

(Nietzsche)

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13