Gündem:
Vatandaş Trafikten Memnun Değil!

Yılbaşından bu yana 18 kaza oldu. Çok sayıda gencin yaşamını yitirmesi toplumda infiale neden oldu. Tepkiler çığ gibi büyürken sosyal medyada kampanya başlatıldı. Vatandaşların tepkisi denetimsizlik ve kural tanımazlığaydı. Ulaştırma Bakanlığı tepkilere kayıtsız kalmadı ve trafik terörüne karşı ulusal seferberlik çağrısında bulundu. Bu çağrı KKTC siyaset yelpazesinin her biriminden destek aldı. Peki bu trafik kazaları neden oluyor? Bu kazaların önüne nasıl geçilecek? Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı? Vatandaş bu çağrıyı nasıl değerlendiriyor? Biz sorduk vatandaş yanıtladı.


İbrahim Miharbi ( Emekli, Gazi) : 
Soru:
Trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Şimdi trafik kazaları ne demektir? Ani giderken arabanın lastiği patlar, direksiyon hakimiyeti kırıldığı vakit arabadan kaynaklı olan kazlardır. Ama bizde görüyorsunuz cep telefonları, yok içkililer yok bilmem ne içtiler yani bunlar kaza değil. Bunlar dikkatsizliktir. Ama öz önce dediğim gibi direksiyonu koparsa ya da arabanın lastiği patlasın arabadan kaynaklı kazadır. Başka bir arabadan kaynaklı olan neden kazadır. Ama adam içmiş içmiş sarhoş olmuş araba sürer hem kendi hayatını hem de başkasının hayatını tehlikeye sokar.
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilecek?
Cevap: Trafik polisimiz tarafından bu kazların önüne sıkı denetim ve günün yirmi dört saati denetim olmalı saat sekize kadar değil. Trafik kazaları 11’den sonra oluyor. Denetim ve eğitim ister. Eğitmek lazım ve ehliyet aldığında torpilli olmayacaksın alın teriyle alacaksın. Ben hem buradan aldım ehliyeti hem de Rum tarafından ehliyetimi aldım. Rum tarafından ehliyeti almak kolay mı? İdareye başvuruda bulunmak gerekiyor. Eskiden Türklere ehliyet vermek zordu bende mecburiyetten bütün trafik işaretlerini Rumca öğrendim. Geçmek için mücadele ettim. Ama dikkat dikkat istiyor. Gideceğin yere on dakika sonra git ama sağlam git başkasına zarar verme. Yolda giden insanın ne suçu var. Süratli gider öbür yola geçersin adamı öldürürsün.
Soru:  Ulaştırma bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı insanlar bu çağrıyı dikkate alacak mı?
Cevap: İnşallah bulur. Ama biz müslümanlar biraz bildiğimiz havayı çalarız. Belki dinleriz Ulaştırma Bakanını ama arabaya bindiğimiz zaman unuturuz çağrıyı çünkü hele gençlik yani farkındaysanız kaza yapanlar 40 yaş altı olan kişilerdir. Yaşlı insan yok çünkü yaşlı insan yaşı gereği daha olgun olduğu için dikkat eder. Ama gençlik trafiğe çıkmadan bir de içerse aman Allahım sorsalar utanmadan dünyayı ben yarattım diyecek. Bu kazaların çoğu kaza değil dikkatsizliktir. Kazanın olabilmesi için arabadan kaynaklı olduğu zaman, kontrolünden çıktığı vakit kaza olur. Ama gidip gece kulübünde içip trafiğe çıktıklarında yaptıkları kazalar sonucunda ölümle sonuçlandığı vakit o kaza olmaz cinayet olur. Maalesef faturayı masum insanlar öder. Kendine ne olacağını düşünmez karşısındaki insana ne olacağını hiç düşünmez. Geçen bir olayla karşılaştım yaya geçitte geçecektim durmadı. Makam arabasıydı durmadı. Şoförü durmadı onu şoför yapmayacaksın. Eğer bir engelliye saygısı yoksa onu şoför yapmayacaksın yani kuralları bilmediklerindendir. Ben İngiltere’de yaya geçidinin olduğu yerde yaşlı bir kadın karşıya geçeceği vakit kraliçe onu görüp durdu. Kraliçe durdu yahu siz kimsiniz? Bir gaziye bir engelliye saygıları olmayan kişiler oldukları mevkiye layık değillerdir.



Mehmet Şanlıer ( Restoran sahibi):
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Tamamı ile dikkatsizlikten kaynaklamıyor. Yollarımızın düzgün olmayışı.  Gençlerimizin  ağırlıklı olarak gençlerin çok hunharca araba kullanmaları. Örnekleri de çok gece Kermiya yolunda her gün yoğun bir şekilde araba geçer. Her gece orada sıralı durur. Ne yapar bu çocuklar orada? Alkol alırlar sonra da arabalarına binip o aracı kullanırlar. Zaten arabalarda gençler sanıyorlar ki bir şey olacak. Olacak doğrudur bir şey olacak sonucunda on taneden birisi kaza yapıp ölecek. Benim oğlumda içerisinde 30 nisanda kaza yaptı. O hem dikkatsiz sürüşten ve yolun acizliğinden yaptı. Arabasında şuan yüklü bir hasar var. Dikkatli olmaları lazım. Gençlerin özellikle bugün kaza oranlarına bakıldığında yüzde seksen ya da seksen beşi otuz yaş altı gençlerindir. Ölüm oranları ne kadar sonra? Var belki gençlerden yüksek ama gençlerin endekslediği kazalardan dolayı ölen yaralanan insanlar var. Bir de o telefon var. Burada terminalde otur iş çıkışı sonunda göreceksin kız mesaj yazıyor. Özellikle kadınlar telefonla mesaj yazıyorlar. Telefonla konuşmak yasak mesaj yazmak yasak değil. Çünkü kulağında gördükleri vakit ceza kesiyorlar. Polis elinde gördüğü vakit ceza kesmiyor. Oda büyük bit etken araba kullanırken sosyal ağlarda geziyorlar ondan ziyade telefonla fotoğraf çekiliyorlar. Biz bunları buradan görüyoruz bu kazanın en büyük payıdır. Arkadan vurmada bir kazadır illa ölümlü olanlar kaza değildir. Genelde de bunları yapanlar genç kadın ve erkekler.
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilecek?
Cevap: Vallahi hep polisi suçlarlar ben asla polisi suçlamam. Polis denetimlerini daha sıklaştırmalı, cezalarını affetmemeli, hatası olanın hani derlerler ya ‘’boynu kıldan incedir’’ her kesin boynu kıldan ince olacak. Yani oğlum suç işleyecek babası polisi aramayacak affetsin diye. Onun için bana göre polise bu işte çok büyük görev düşer. Yeterli polisimiz var mı? Bence yok devletin biran önce hem gençlerin yolunu açması için hem kanunun biran evvel işlemesi için polis alması lazım çoğaltması lazım.
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı?
Cevap: Bence olur. Tebrik ediyorum Ulaştırma Bakanlığını güzel bir düşünce. Uyarlarsa, uyarsak bence olur. Araç kullananların dikkate alması lazım yoksa yakınlarda uymadıkları takdirde hepimizin evlatları var aksi takdirde yazık olur.


Tuncay Şahin (Şoför):
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Öncelikle yollarımız, trafik, kurallarını en fazla kendi şahsi düşüncem gençlerin işlediğinden taraftarım. Bundan ziyade ülkemizdeki tüm araçlarımız yeni model, lüks araçlar, hızdan kaçınılmıyor. Trafikte özellikle polislerimiz kontrol yapıyor ama kontroller belirli saatlerde olduğu için gençlerimiz hatta araç kullanan arkadaşlarımız diyelim. Sosyal medyada kurulmuş olan haber aldıkları bir sayfada nerede polis var, nerede kontrol ediliyor, nerelerde hız yapılabilir, nerede radarlar var? Bunu herkes biliyor ve ona göre hareket ediyor. Geceleri mesela bazı yollarda rallyler yapılıyor. Bugün on iki yaşında çocuklar bile köy yerlerinde araç kullanıyor. Köy yerlerine gidip kontrol ettiklerini bile görmedim. Geçen gün sizde biliyorsunuz ki ufak bir çocuğumuzu kayıp etik. Mesela bu her köyde var bununda önüne geçilebilir. Polis yalnızca ana yolda durmayacak köy yerlerine de gidebilir.
Soru: Bu konuyla ilgili başka öneriniz var mı?
Cevap: Büyük araçlarda özellikle kamyon, otobüslerde ve minibüslerde olsun belirli bir hız sınırı getirtilebilir. Mesela Türkiye’ de biz gittiğimizde bunu çok yaşıyoruz. Belirli aralıklarda şehir dışına çıktın zaman yolun sana uyarısı örneğin Mağusa- Lefkoşa arası 140 km kadar çıkabilirsin bizde böyle bir şey yok 200’ e kadar da çıkabiliyorsun ki çıkılıyor da çıkılabilecek araçlar kullanıyoruz. En fazla bizim gördüğümüz zarar veren gençler ve çocuklardır. En önemlisi bunların önüne geçilmesi gerekiyor. Hani diyoruz ya kaza olduğu zaman erkeklerin aklına direk bayanların kaza yapabileceği düşüncesi geliyor. Bayanlar kaza yapıyor evet doğru ama bayanların kazalarında ölüm olmuyor. Bayanlar ufak kazalar yapıyor. Büyük kazaların yüzde doksanını erkekler yapıyor. Ben bunu yıllardır takip ediyorum özellikle de yazmak istedim fakat yazdığın zamanda eleştiriliyorsun. Bayanların kazalarına baksınlar hepsi ufak kazalar ölüm yoktur. Çok az nadir olan kazalardır.
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olabilecek mi?
Cevap: Çok uzun sürmeyecek. Devlette üzerinde durdu ama uzayacağını zannetmiyorum kısa bir zaman sonra da devlette bu işten vaz geçecek. Çünkü ülkemiz trafik kurallarından dolayı çok basit önlem alınamıyor. Sosyal medya olduğu için insanlar nerede hız yapacaklarını biliyorlar.


Durmuş Kılınç ( Araba tamircisi):
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Öncelikle bakılması gereken gençler mi daha fazla kaza yapıyor yaşlı kesim mi? Gençlerin oranı daha fazla bunu sebebi ise alkol, süratli hız ve gençlerimizin hiç biri bunlara uymuyor. Trafiğe bakıldığında kimse kendi şeridinde ki hakkı kullanmıyor başkasının hakkı olan kısmı kullanıyor. Yaz zikzak çizerek ya da başkasına sinyal vermeden geçmek bunu gibi durumlar çok trafikte. Arabayı kullan bir yaşlı çok fazla görmüyor arkadaki sinirleniyor trafiğin akışını yavaşlatıyor. Yollar kaldırmıyor bu bir insanlara birazda gerginlik yaratıyor. Ama gece yarısında olan kazaların sebebini söylemem gerek yok temel sebebi alkol ve sürattendir başka alternatifi yok. Ama gün içinde ki kazalar ise trafikteki akışı yolun kaldırmaması bu bir çoğu lambalar yanmıyor bir Dereboyun’daki lambalar düzgün oldu.
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilir?
Cevap: En büyük etkenlerden birisi devletin suçu. Diyeceksin ki ne gibi trafik olsun, yollar olsun… Bak şu yollara insan altmışla geçtiği zaman insana direksiyon hakimiyetini kaybettiriyor. Yol var mı yok, yaya geçidi var mı yok. Ben 20 yıldır buradayım Dereboyun da kalıyorum öğrenciler elinde telefonla karşıdan karşıya geçiyor. Yapsana oraya bir yaya geçidi. Ama işte devlette iş yok. Bunlardan kaçıyorlar  ama senden benden dünya kadar vergi almayı biliyorlar. Araçlara geldiğinde her şerde dünyanın zammı var. Ama insanlara hizmet vereceği sırada ben burada yokum keyfinize bakın hesabına getiriyor. Sadece şimdi olan bir durum değil diğer zamanlarda da böyle. Girne kapıya yaya geçidinin yapılması yıllar önce yapılması gereken bir olaydı. Şunda fazla insan yok çoğu insan gitti. Öğrencilerin olduğu zaman çok yoğun buralar.
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı?
Cevap: Ben 1996 yılında geldiğimde insanlar trafik kurallarına çok uyuyorlardı. Şuanda öyle bir durumdan söz etmek mümkün değil. Kurallara uyulmayan durumlarda ilk akla gelen kişiler gençlerdir. Buda neyden kaynaklanıyor derseniz anne ve babadan kaynaklanıyor çünkü aile çocuğuna sözünün geçirmediği takdirde devlet nasıl sözünü geçirebilir ki? Daha sonra biz burada çalıştığımız vakit ses olduğunda polis hemen buraya geliyor. Diğer bir taraftan da adam alkolüyle birlikte oturuyor ve polis önünden geçiyor bir şey demiyor. Bu duruma ne diyecekler? Hadi oradakine seslendiği vakit alkol aldı fakat bu duruma ne diyecekler? Adam sonses müziğini açıp arabanın üzerinde alkolünü alıp ona bir şey yapamıyor neden yapamıyor? Bana onun açıklamasını yapsın. Ama ben burada 9 olduğunda ses yaptığım vakit çalışıyorum ekmeğimin peşindeyim ya o zaman bana dedikleri ‘’sen çevreye aykırı bir iş yapıyorsun şuan insanların dinlenme saati.’’ O zaman öbür taraftaki insanların dinlenmeye hakkı yok mu? Orada olan duruma bir şey yapmadığı durumda bize neden laf geçirmeye geliyor. Ben bunu sadece  x olarak söylüyorum. Sadece benim için değil ilçelerdekilerde aynı başka yerdekilerde aynısı fark eden bir şey yok ben bunu sadece hazır olarak söyledim.


Hüsnü Güven ( iş yeri sahibi):
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Kazaların birincisi bu yolların uygunsuzluğundan ikici olarak gençlerin alkol durumlarından. Birde genel olarak spor arabaların, süratli arabaların var ya bizim yollarımıza göre değil.
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilebilir?
Cevap: Bu kazaların önüne ancak nasıl geçilebilir? Öncelikle polis olaylarla iç içe olmalıdır. Örneğin bir polis arabası yola çıktığı zaman ışıklarını yaktığı zaman bile bir sonuca ulaşır insanlar vaz geçer. İkinci durum ise ailelerin çocukları ile konuşmaları gerekiyor. Yolların onarılması gerekiyor.
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olabilecek mi?
Cevap: Çok güzel bir şey yaptılar ama hiçbir sonuca varmayacak. Çünkü aynı şekilde devam edecek bu durum. Çok güzel bir şey düşündüler ama önemli olan insanların kendini eğitmesidir. Örneğin burada kaç tane sarı çizgiler var aynı şekilde oldu yine bir sonuca ulaşmayacak. Park etmeleri yasak denildiği vakit yine de aynı durumla karşılaşıyoruz. Normal kanunlara uyulsa her şey yoluna girecek. Yaptıkları çok güzel bir olay yazmayla olacak şey değil onu uygulata bildiğin zaman olur. 


Mehmet Güngör (iş yeri sahibi) :
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Kıbrıs’ta olan trafik kazaları ortalama ya sabahın çok erken saatlerinde oluyor yada çok geç saatlerde oluyor. Geç saatlerde olan trafik kazaların başlıca sebepleri alkol kullanımı diye düşünüyorum. Alkole dayalı genelde birde başka bir durum daha var. Yollarımızın da biraz sıkıntılı olduğunu düşünüyorum. Yollarda alınan önlemler haricinde yollarımız kaza yapmamaya hiçte elverişli değil bunlarda problemli. Geçenlerde benim çok sevdiğim bir arkadaşım Mağusa yolunda bir trafik kazası atlattı. Atlattı yani kaza yapmadı. Karşıdan gelen bir aracın uzun farlarını yakıp gelmesinden dolayı bir göz yanması hissettiğini söyledi. Bir yandan yol bükülüyordu ben karşıdan gelen araçla göz göze geldiğim vakit o esnada ışığın biraz fazla güçlü olduğun zannetmiş bilmiyorum ama herhalde farklı ışıkları vardı. Şöyle söylemem gerekirse çok düşük kalitede bir yol durumumuz söz konusu önlem alına bilir mi? Alınabilir tabi ki aralara şöyle bir şey düşünüyorum özellikle Mağusa- Lefkoşa ana yolunun ortadaki baket yola karşı taraftan gelen araçlar için kesen demir perdeler vardır hatta onlar fosfor etkisi yaratır yolu daha güzel görmenizi sağlar. Yollarımız çok karanlık çukurlardan geçilmiyor bunlarda çok ciddi kaza sebepleri içeriyor. Kapraz, Mağusa yolunu hiç söylemeyeyim yol güvenliği açısında sıfırla çarpılacak derecesindedir. Tabi yeni bir çalışma söz konusu yol yeniliyorlar çift şeride geçiş var orada ama yetersiz kaldığını düşünüyorum. Trafik kazalarını önlemek sadece durup kontrol edeyim şeklinde olamaması gerekiyor. Bu araca durdurayım da bunun kemeri takılı mı ya da bunun kemeri takılı değil ceza keseyim gitsin belki akıllanır olarak kaynaklanmıyor. Yolların yaşattığı bir problem artı adada alkol kullanımına dayalı trafik kazaları çok ciddi anlamda yolların güvensizliği diye düşünüyorum
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilecek?
Cevap: Önlemler alınabilir. Şöyle söyleyeyim Girne’de geçen yıl yaşanan sel felaketinde iki üç arkadaşımız vefat etti Allah rahmet eylesin orada yapılan yanlış bir yol bu yanlışlığın getirdiği kayıplar. Bunların oturulup konuşulması bu yolların mühendisleri olduğunu düşünüyorum. Kara yollarının elinde çok ciddi mühendisler vardır bu işi çok ciddi yapan ama sebebini bende bilmiyorum. Tek bildiğim önlemin alınması. Yollar güzelleştirilebilir. Çok ciddi rakamlar değil de en azından çok acil olan bölgelerde önlemler alınabilir. Mesela az önce dediğim Mağusa- Lefkoşa’nın yani sadece üç beş kilometresi değil yaklaşık otuz kilometresi karşıdan gelen araçların yarattığı zararlar bu engellenebilir. Bunun Avrupa’da standartları vardır Türkiye de çok gelişmiş standartları vardır bunlar örnek alınabilir. Önlemler elimizdedir yeter ki birileri çıkıp radikal kararlar alsın ben adanın bütün yollarını Avrupa standartlarına uygun haline getireceğim. Bununla ilgili çok ciddi kaynaklar elde edeceği yollarda vardır. Mesela Türkiye Büyükelçiliği olabilir Avrupa Komisyonu olabilir bunlardan talep olursa eminim ki bunlarda destek verecektir.
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı?
Cevap: Evet bu konuyla ilgili haberim var. Kesinlikle ilk başta da söylediğim gibi sadece trafik ekipleri araçları kontrol etmek olmaması gerekir. Araçların kontrol edilmesi tek iş olmaması gerekir. Tamam ben her bölgede rutin kontrollerimi yapayım trafik polislerimizin yapacağı iş olarak yeterli bulmuyorum. İl ele alınacak konu yolarımızın iyileştirilmesi sadece asfalt dökümünü kast etmiyorum. Asfalt dökümü haricinde yapılabilecek çok ciddi şeyler var. 

Mehmet Aytaş (Çalışan) :

Soru: Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Alınmayan gerekli tedbirler var. Işıklandırma ve gerekli uyarılar olmadığı için kazalarla karşılaşmak kaçınılmaz oluyor. İnsanlarında yanlış olduğu durumlar var mesela alkolü araç kullanımı, kişilerin daha fazla bilgilendirilmemesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum.
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilecek?
Cevap: Kıbrıs kanallarında daha fazla bilgilendirici kamu spotları, yolların ışıklandırılması çünkü bazı yollar hem ışıksız hem o kadar çukur var ki ister istemez kazalar oluyor. Çukurlar doldurulursa yollarımızı düzenlersek bence bu kazalın önüne geçilebilir.
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı?
Cevap: Belli bir kısma olabilir ama bu sadece medya önünde daha fazla şeyler yapılması gerekiyor. Daha önce dediğim gibi kamu spotları yaparak insanların göreceği yerlere poster afiş gibi billboardlara reklam verirsek daha etkili olacaktır.

Abdulkadir Usta (Çalışan):
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Güvenlik güçlerinin yeterli olarak çalışmadığını düşünüyorum bu yüzden olabilir. Ehliyet kursunda arabayı yürütebilene ehliyet veriyorlar. Sonrada güvenlik güçlerinin önlem almaması çünkü adada alkol kullanmak bir kültür ben tam olarak alkolden kaynaklı olan kazaların olduğunu bilmiyorum ama bir başka neden ise yolların çok kötü olması. Yoların kötü olmasından da kaynaklanıyor bu yolların yapımıyla ilgili okulunu okuyan meslek olarak yapan insanlar var. Onlara ortak bir çalışmaya gidilip düzeltilebilir. Ne yazık ki kimse bu konuyla ilgili bir çaba sarf etmiyor. 
Soru:  Bu kazaların önüne nasıl geçilebilir?
Cevap: Öncelikle bir trafik kültürü yaratmak lazım. Bu kültürü de artık ehliyet kurslarında ya da kurs esnasında seminer gibi bir durumla karşılaştırmak gerekir. 
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı?
Cevap: Ulaşılabilir çünkü bu da bir adım. Benim az önce söylediğim gibi insanlara bilgi vermek amaçlı bir durumla karşılaştırma oluyor. İnsanların konuyla ilgili bir olumlu yaptırıma da sürükleyebilir. Bunun daha fazla üzerine gidilmeli ki daha olumlu geri dönüşler alınabilsin.

Yahya Taş (Şoför):
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Öncelikle yollarımız yetersiz. Ondan sonra şoför kurslarımız çok yetersiz. Araba kullanmayı bilmeyen kişiler ehliyet almaya gidiyorlar. Ehliyeti aldıktan sonra trafiğe çıkıyor sonra ne olacak? İster istemez trafik canavarı oluyor. Artı gençlerimiz yaşları tutmadan tutuyorlar arabaya biniyorlar. Ama en büyük sorun yollardır. Yolların yetersizliği, araçların çokluğu.
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilecek?
Cevap: En başta şoför kurslarını denetleyerek çünkü şoför kursları yeterli eğitimi vermiyor. Ondan sonra yollar birde toplu taşımacılara daha fazla önem verilmeli. Bugün toplu taşıma araçlarına daha fazla önem verilirse bugün araç kullanan kişiler toplu taşıma araçlarına daha fazla önem verecek ve herkes aracıyla işe gidip gelmeyecek toplu taşımayı kullanmaya başlayacaktır. Bu olmadığı için herkes kendi aracıyla gidip geliyor bu seferde yollar tıkanıyor. Zaten yollarımız dar, yetersiz. Toplu taşımacılığa önem verilse bunlar olmazdı. Şimdi İstanbul trafiğini akşam saatlerinde düşünün toplu taşıma rövanştadır fakat o saatte şahsi araçlar çekilir o saatte çıkmaz kolay kolay. Bizde burada saat üçte yola çıkıyorsun yarım saatte Merit’in yanına ulaşamıyorsun. 
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı?
Cevap: Elbette çünkü önce insanımızın bilinçlenmesi lazım. Bu öncelik olarak iyi bir proje ve eminim ki bu proje faydalı olacaktır. Fakat kaza oranının düşmesi için şoför kurslarının iyice denetlenmesi lazım. Şöyle söyleyeyim sana bizim toplu taşıma ehliyetlerimiz var oraya gittik. Kazaları önleme derneği sınav yapıyordu ve bizde sınava gittik. O sınavda bize gösterdikleri neydi biliyor musun? Sarı ışıkta duruyorsun, kırmızı da geçiyorsun çok basit şeyler. Oysa ülkemize dışarıdan gelenler trafiğin solda olduğunu bilmiyorlar. Direksiyonun sağda olduğunu bilmiyorlar. Bunları şoför kurslarında öğretseler, şoför kursları da biraz daha düzenli çalışırsa bence bunların önüne geçilir.


Fikret Hacıyarım (Let-taş ofis) :
Soru:
Bu trafik kazaları neden oluyor?
Cevap: Birinci olarak telefon, ikinci acelecilik, üçüncü yolların tamam olmayışı, polislerin 24 saat görev yapması ve iki gün izne çıkması. Bu trafik kazalarında dört tane yolun var senin, bir trafik polisi var mı ışıklarını yakacak insanlar mı korkacak ya da sürat yapmayı mı bırakacak. Çünkü şimdiki arabalar eski arabalara benzemiyor. Şimdiye bakıldığında 140 ya da 150 ile gidiyor. Birde alkol demeyeceğim o haplar, haplar etkisi daha çok genler bunlara daha çok alıştı. Bir gün Mandrez çemberinde bir kaza oldu polisi tanıyordum. O esnada dedim ki o adamdan alkol çıktı mı? Hayır alkol çıkmadı diye cevap verdi. Ama gördüğümde sallanıyordu arabanın yanında hap olduğunu anladım bunun başka bir açıklaması yok. Kadının kucağında telefon hem mesaj yazıyor hem de yolda araba kullanmaya devam ediyor. Polis arabasıyla devriye gezen bir polis olsa bundan korkup telefona bile bakmayacaklar. Telefonla konuştuklarını gördükleri vakit çift ceza sistemiyle cezalandırılmalı. Telefonla oynadıkları vakit karşıdaki insana nasıl çarptıklarını anlamıyorlar her şey ani bir şekilde olup bitiyor. 
Soru: Bu kazaların önüne nasıl geçilecek?
Cevap: Dediğim gibi üç tane yolumuz var. Bu yolda arada bir olsa bile bir polis aracının lambası yanar bir vaziyette gidip gelsin. İnsanlar bu esnada polis arabasını görecek yollarda daha temkinli olmaya özen gösterecekler. Bu kazaların önüne başka türlü geçilmez
Soru: Ulaştırma Bakanlığının ulusal seferberlik çağrısı çare olacak mı?
Cevap: Hiçbir sonuç almayacaklar. Politika artık o kadar kötü bir yolda ki bugün birini kırdı yarın kendi oylarını düşünür gereken seferberlikte yine yanlış olacak. Bunu sağlamanın bir başka yolu ise birkaç kişilik bir heyet kurulacak bu heyet ne karar verirse poliste o heyete uyacak. Şimdi dışarı çıktığında bir kaza olmadığı zaman bir polisi görebilecek misin? Biz terminale geldiğimiz zaman korku içinde geliyoruz. Ben sabah saat beşte terminale geliyorum ve korku içinde buraya geliyorum. Kimisi yatar kimisi eder kimisi eyler. Bunları düzeltecek olan polistir. Bir de mesaj çıktı başımıza ‘’alo’’ derse yine bir şey olmayacak. Bu durumda çokta bir şey anlatmaya gerek yok yine dediğim gibi bu işi çözebilecek olan polis polis karakolda yatmayacak bu gibi insanları denetleyip bu gibi durumların olmamasının önünü geçecek. Ben 75 yaşındayım hiç bir yerde duymadım polis 24 saat nöbet tuttuktan sonra iki gün tatil yapacak böyle bir memleket varsa bizde oraya gidelim. Sadece bu Kıbrıs’ta var. Gece git bakalım polisler ne yapıyor? Bütün gece karakolda yatıyorlar. Vaziyet bu olunca nasıl bu kazaların önüne geçilecek.
Haber ve Fotoğraflar: Esengül Aykaç
VATAN ÖZEL

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13

KTÖS: “Korkmuyoruz... Mücadele etmeye devam...

Haberi Oku