KKTC’de TV yayıncılığının sorunları

KKTC’de TV yayıncılığının sorunları

04 Aralık 2014, 11:30
KKTC’de TV yayıncılığının sorunları
Metin Çolak
 Bu köşede televizyon sektörümüzün sorunlarını dile getirip eleştirel bir bakışla bu sorunların nereden kaynaklandığını ve nasıl aşılabileceğini daha önce tartışmıştım.

KKTC televizyonlarının önemli bir işlevi yerine getirmekle birlikte son derece önemli sorunlarla boğuştuğunu, bir tür yaşama savaşı verdiğinin altını çizmiştim.

Bir konferans bu düşüncelerim üzerinde yeniden eğilme fırsatı verdi bana.

Dün Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi İletişim Fakültesi “Dünden Yarına KKTC’de Televizyonculuk” adlı bir konferans düzenledi...

Konferansta ülkemizin televizyon sektörü tüm yönleriyle tartışıldı...

Katılımcılar arasında sektörün önde gelen kuruluşlarının temsilcileri vardı...

BRT’den Neşe Ergüçlü, Sim TV’den Sami Özuslu, Kanal T’den Ersin Tatar, Genç TV’den Tekin Birinci, Kıbrıs TV’den Pınar Gözak Dervişağa, ve Yayın Yüksek Kurulu Başkanı Fehat Atik.

 

****

Konferansta, Kıbrıs’ta Türkler açısından televizyon yayıncılığının nasıl başladığı, geliştiği, adanın ikiye bölünmesiyle birlikte ne tür bir çehreye büründüğü, ‘90’lı yılların başlarında ise deregülatif dönemin ardından KKTC’de özel televizyon yayıncılığının nasıl başlayıp serpildiği, 2002 Annan Planı’ı döneminde nasıl etkin hale geldiği, son yıllarda da sektörün, kamu yayıncılığı-özel yayıncılık demeden özellikle mali açıdan nasıl büyük bir sıkıntı içerisinde olduğu bütün yönleriyle tartışıldı.

Burada önemli nokta elbette yayın gelirlerinin bir türlü arttırılamaması..

Radyon-TV kuruluşlarının, devletin yaptığı kısmi yardımlar hariç, tek gelir kaynağı olan reklam pastasının büyütülememesi...

Ekonomiyle orantılı gelişemeyen TV reklam sektörünün varlığı...

Burada sadece Kıbrıslı şirketlerin dar reklamcılık anlayışlarının etkisi yok, çok daha belirleyici ölçüde Türkiye televizyonlarının yaptığı yayınların domine ettiği bir sektör söz konusu...

Bu hem izleyici oranlarına hem de reklam gelirlerinin sınırlanmasına neden oluyor...

Türkiye’den KKTC’ye mal ve hizmet veren kuruluşların, ayrı bir ülke olması nedeniyle, farklı bir reklam rejimine tabi tutulması gerekirken, hiçbir ücret ödemeden bu hizmet ve ürünlerin Türkiye televizyonları aracılığıyla KKTC’de serbestçe yapılması ülkemizdeki televizyon sektörünün beslendiği reklam pastasının büyütülememesinin başlıca nedenidir.

Haliyle, reklam pastası büyüyemeyince, bu çok daha az ücretlerin konuşulduğu, finansal yapıların son derece zayıf olduğu bir radyo-TV sektörü karşımıza çıkarıyor...

Siz eğer yeterince para kazanamazsanız, iç ve dış yapımlara da, ki KKTC’de, gerçek anmalıyla ‘dış yapım’ olgusu neredeyse yoktur, yeterince ücret ödeyemezsiniz.

Ödeyemediğinizde alanın profesyonelleşmesi, kurumsallaşması da mümkün olmaz...

Yayınlar son derece amatör stüdyolarda yeterince kalifiye olmayan elemanlarla yapılmaya çalışılır....

****

Türkiye’de 1 milyar doların üzerinde bir reklam pastası söz konusu...

Bazı araştırmalar bu rakamın bir milyar 500 milyon doların üzerinde olduğunu bile belirtmektedir.

Bu reklam pastasının önemli kısmını bankalar, otomotiv ve alışveriş sektörleri oluşturuyor...

Hem bankaların ve otomotiv sektörünün hem de alışveriş sektörünün önde gelen kuruluşlarının çoğu KKTC’de de ticari faaliyetlerde bulunuyorlar..

Dolayısıyla KKTC’de para kazanırlarken reklamlarının Türkiye televizyonları aracılığıyla yapılması, üstelik ayrı bir devlet statüsünde iken, bu televizyonların sanki ulusal televizyonlar gibi adaya yapabilmeleri derin bir tezatlık ortaya çıkarıyor...

****

Bu kuruluşların KKTC’de dolaşımdaki mevduat miktarları ve elde ettikleri kazançlar ile KKTC radyo-televizyonlarına verdikleri reklamlar arasında  müthiş bir boşluk söz konusu.

Neredeyse hiç yok...

Ersin Tatar’a, eski bir maliye bakanı ve bir medya kuruluşunun sahibi ve yöneticisi olarak, dolaşımdaki mevduat miktarları ve elde edilen olası gelirlere ilişkin net rakamlar verip veremeyeceğini tam soracaktım ki araya başka konular girdi...

Bu nokta aslında önemli bir noktadır...

Rakamlar arasında uçurumu gördüğümüzde radyo-TV sektörümüzün sefaletinin de bir anlamda nedeni ortaya çıkacaktır...

Bu dominasyonu neden bir türlü kıramadığımız, KKTC’deki siyasal erkin bu duruma bir bütün olarak, neden tepki koyamadığını anlayacaktık...

****

Kıbrıs’taki yayıncılar bu sorunun giderilebilmesi için, bir çözüm girişimi olarak, daha önce, KKTC’ye Türkiye’den giren mal ve hizmetlerden belirli bir oranda kesintinin yapılıp bu kesintinin medya sektörüne aktarılıp aktarılmayacağını tartışıyorlardı...

Bu verimli tartışma bir türlü hayata geçirilebilmiş değil...

Hala tartışılıyor...

Nitekim bu önemli noktayı bir soru olarak da dile getirdim konferansta...

Sami Özuslu dostumuzla konuştuğumuz gibi, bu durum, bu gecikme, bu bir türlü hayata geçirilememe durumu, aslında, KKTC’deki siyasal erkin ve de devlet mekanizmalarının zayıflığından kaynaklanıyor...

KKTC’deki bütün partilerin ve tarafların bu konu üzerinde bir uzlaşıya varması ve bu uzlaşıyla birlikte buradaki yayıncılık alanındaki derin tezatlıkların giderilebilmesi için Elçilik ve Türkiye nezdinde adımların atılması gerekiyor.

Bu, sadece iktidardaki CTP ve DP’nin sorunu değildir, bütün siyasal partilerin sorunudur; dolayısıyla buna bir ülke menfaati gözüyle yaklaşmak son derece önemli.

****

KKTC bir gerçek ve de ayrı bir devlet ise, ya da olası bir çözümde Kıbrıs’ta gerçek bir taraf olacak ise bunun hakkını bütün kurumlarıyla, işleyişiyle verebilmelidir...

Türkiye yayın kuruluşlarının başka bir devlette yayın yaptığı onlara bir şekilde anlatılabilmeli, bunun gerekleri ise pratik anlamda yapılmalıdır.

Yoksa televizyon yayıncılığı sektörümüzün sorunlarını daha çook tartışırız.

Daha çook tekdüze program akışlarına, çamur gibi görüntülere, amatör ışıklandırmalara, sorunlu stüdyo dizaynlarına 
tanıklık ederiz. 

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • Asım Dinler 3 yıl önce yorumlandı

      dünyanın tanımadığı bir ülke. çabalayan yok. yapacak pek bir şey yok gibi hocam.

    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

    E-Gazete
    • arti392.com - KIBRIS'IN HABER PORTALI - 22 Temmuz 2017 Manşeti
    Karikatür
    • TANTANA 12. Sayı
    Sen de Yaz
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri
    Siz de yazmak istemez misiniz?
    Ziyaretçi Defteri
    Arşiv