Kültür-Sanat:
Özgürsel: 'Türkiye bizim moral kaynağımız”

GAZİSET Grubu’nun kurucusu olan Cemal Özgürsel ile müzik birikimi hakkında sohbet ettik. 
Özgürsel gençler için, “bizden bir şey olmaz demeyin, bizden çok şey olur deyin” tavsiyesinde bulundu.
Bugün birçok sanatçının Türkiye’de çok güzel yerlere geldiğini söyleyen Özgürsel, “Türkiye bizim parlayacağımız bir coğrafyadır” dedi.
Cemal Özgürsel yeni bir projesinin olduğunu ve yakında ‘Fesleğen’ şarkısına klip çekeceğinin müjdesini verdi.

Soru: Sizi tanıyabilir miyim?
Cemal Özgürsel: Emekli müzik  öğretmeniyim. 1955’te Cihangir köyünde dünyaya geldim. İlkokulu orada okudum, eğitimime Gönendere Ortaokulu’nda devam ettim ve Lefkoşa’da Öğretmen Akademisi’nde eğitimi tamamladım. Daha sonra müziğe ilgim olunca ailemden gitar almalarını istedim. O dönemin sanatçılarından Ahmet Fikret Özgün ve Yılmaz Taner’den ders alarak gitarla tanışmış oldum.

KENDİ DUYGULARIMI ANLATMAK İÇİN BESTE YAPMAYA BAŞLADIM
Pop müzik alanında bir şeyler yapmak istedim. Halk müziğini, halk edebiyatını çok sevdiğim için  maniler ve hece vezniyle yazılan şiirlere yoğunlaştım. Kendi duygularımı da anlatmak için beste yapmaya başladım. 
Buradaki Öğretmen Akademisi’nde dört yıl okudum ve o yıllarda da kalıcı olmaya karar verdim. Birilerinin parçalarını çalabilirsiniz ama kalıcı olmak için bir şeyler yazıp duygu ve düşüncelerinizi anlatmanın yollarını bulmalısınız. Tüm sanat dalları içinde bu durum geçerlidir. 
Aşık Veysel’in bir dörtlüğü var. “Her kim olursa bu sırra mazhar, dünyaya bırakır ölmez eser.” Aşık Veysel bu dünyadan gitti ama şiirleri ve türküleri kaldı. Kalıcı olmak kültür, sanat ve spor çalışmaları ile olur. 



ÇEVREDEN GÜZEL GERİ DÖNÜŞLER ALDIM

Klasik müzik için eğitim almak lazım hatta izleyici olarak giden kişilerinde eğitimli olması gerekir. Bizler pop müzik alanında kendimizi geliştirerek güzel işler yapmaya başladık.
Daha sonra  arkadaşlarımla konuşup kendi bestelerimize bir gece ayıralım dedim. Yaptığım besteleri grubumda  çalan arkadaşlara öğreterek her hafta düğünlerde çalmaya başladık. Daha sonra şarkılarım için kaset yapmamı söylediler. Bu kasetleri evde kendimiz yaparak dağıtmaya başladık. Ve çevreden güzel geri dönüşler aldım. 
En çok beğenilen çalışmam “portakal ağacı” bu şarkıyı Lefke Bögesi’nde yazdım. Dillirga çalışmam ise Rumca şarkıya yazılan bir söz ve o bölgenin insanını, güzelliklerini anlatır. Feslikan  bestem Anadolu da Fesleğen diye isimlendirilen  ama burada Feslikan çiçeğine verilen bir isimdir. Rumca olan  bu şarkıyı  alıp kendimce “sensin benim gönlümün Feslikan çiçeği “ olarak düzenledim. 

EUROVISION’A KATILIRIZ ÜMİDİ İLE HEP ÇALIŞMA İÇİNDEYDİK
Kaset yaptıktan sonra düğünlerde ve balolarda çalmamız bizi gündeme getirdi. Tüm ada bizim sesimizi duydu. Sıla 4’ten sonra Kıbrıs parçaları da çalınmaya başlanınca halk heyecana kapıldı. Belki KKTC tanınırsa bizler de Eurovision’a katılırız ümidi ile hep bir çalışma içinde içindeydik. 
Yarı profesyonel ama sağlam bir amatör bir ruhla müzik yapmaya çalışıyorduk. Müzikle uğraşmaya devam ederken Salamis kasetim piyasaya çıktı. Bu kasetimde yeni şarkılara yer verdim. Bunun yanında hiç düzenleme olmamış türküleri de alıp pop anlayışıyla hayata geçirdim ve bu çalışmamız da gündemde oldu.

GAZİSET SERÜVENİNE NOKTAYI KOYDUK
Arkadaşlarla da konuşup 1980’den 1993’e kadar olan Gaziset serüvenine nokta koyduk. O zaman ki grubumuzda Basgitarda Kazım Özalp, Davulda Hüseyin Emel,  Gitar ve Klavyeler de ben, Solist Hüseyin Yücelsen, Trompet ve Saksafonda Tarık Arsal yer aldı.



HALKIN MAYASINI YAŞATMAN GEREKİYOR

Bu zamana kadar öğrendiğim bir şey oldu. “Halkın mayasını yaşatman gerekiyor.” Barış Manço da Anadolu’dan geldiği için haklın mayasını çok iyi yakaladı. Bugün halkın duygu ve düşüncelerini anladığınız zaman Rock dahi yaptığınızda o halkın beğenisini alırsınız. 

SADECE BATIYI BİLMEK YANLIŞ OLUR
Sadece Batıyı bilip ve batıyı sevmek çok yanlış olur. Batı hayranlığı bize tehlike getirir. Kendimizi bilip direneceğiz ve sentez yapıp müziğimizi geliştireceğiz. Bugün bir adam Bodrum’a gidip Rock yaptığı zaman oradaki kopukluğu veriyor. 

NEDEN BURAM BURAM AKDENİZ KÜLÜTÜRÜ KOKMAYALIM?
Başka ülkelerin sanatçılarına baktığınız zaman nerden geldiğini anlıyorsunuz. Neden bizlerde müzik yaparak buram buram Akdeniz kültürü kokmayalım? Ben hep türküleri ön plana çıkaralım demiyorum ama nereye ait olduğumuzun da farkında olalım istiyorum. Babadan deden kalma evlerimiz oluyor bizlerde yapısının bozmak yerine biraz daha modern haline getirip kullanıyoruz. Burada yaptığımız müzikte böyle üzerine bir şeyler katarak insanlara yeniden dinleme şansı vermek çok yerinde bir harekettir.

GELECEK NESİLLERE DE BİZDEN BİR ŞEYLER BIRAKILMASI LAZIM
Bozmak kolaydır önemli olan korumaktır. Eskilerimiz bir şeyi söylerken düşünür demlendikten sonra söylemek istediğini söylerdi. Biz o devri yaşamadığımız için onların kalitesinde olmamız çok zordur. Bizden sonrakilerin de bizim gibi olması zor gibi görünüyor. Seneler sonrasında nasıl bir gençlik olacak bilemiyorum ama atalarımız çok güzel çalışmalar bırakmış. Gelecek nesillere de bizden bir şeyler bırakılması lazım.

TÜRK DÜNYASI İÇİNDE OLMAK GÜZEL BİR ŞEY
Demem o ki yazın, okuyun bir şeyler yapın elbet bir yerlere geleceksiniz. Bugün KKTC’den bir sürü sanatçı çok güzel konumlara geldi. Türkiye bizim parlayacağımız, yıldız olabileceğimiz bir coğrafyadır. Gidip bir Yunanistan da ya da Rum tarafında konser veremeyiz. Onlar bizim ağladığımız durumlara gülüyor. Oraya gidip konser verdiğimizde bizi alkışlamalarını beklemek zordur. Dolayısıyla Türkiye bizim moral kaynağımız. Türk dünyasının içinde olmak güzel bir şey ve bu bir kardeşlik göstergesidir.  
Benim İstanbul’da CD çalışmam devam ediyor. CD çalışmamı bitirdikten sonra folklor elbiselerimi giyip bir klip çekeceğiz. Dünyada kültür, sanat seviliyor. Avrupalı giyilen folklor kostümlerini seviyor. Benim arkadaşlara tavsiyem Bir şeyi öğrenirken bizden bir şey olmaz demeyin, bizden çok şey olur. 

Soru: Hayatınızda gönüm noktası oldu mu, olduysa bu dönüm noktası nedir?
Cemal Özgürsel: Benim dönüm noktam altmış sekiz, yetmiş ruhu derler ya Anadolu Rock’un olduğu zamana denk gelmemle oldu. 
Tesadüfen beni öğretmen olarak ilk tayin yerim olan Lefke bölgesine gönderilmemle oldu. Benim için çok isabetli bir dönüm noktası oldu. Gaziveren de  yaşamaya başlayınca iyice oralı oldum. O yöreyle özdeşleştim. Her insana gösterdikleri saygıyı bana da gösterdiler. Çünkü her şey o bölgede yaşamaya başladıktan sonra gelişti.

Soru: Hep hayalini kurduğunuz mesleği mi yapıyorsunuz?
Cemal Özgürsel:  Evet, bu dünyaya yine gelsem yine bu mesleği seçerdim. Herkese müzikle uğraşmasını tavsiye ederim. Bir enstrümanı çalmak zor değil sadece birkaç ders aldıktan sonra popüler parçaları çalmaya başlarsınız. 

Haber ve Fotoğraflar: Esengül Aykaç
VATAN ÖZEL
 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13

Her An Bir Yaratım Anındayız

Haberi Oku