Nedir bu “noktasında...”?
Cümleleri birbirine bağlayan bu söz Türkçe’ye uygun mudur?..
Tanıdığım, Türkçe’nin yapısını iyi bilen arkadaşlarıma sordum.
Aldığım yanıt böyle bir şeyinTürkçe’de olmadığı...
Daha doğrusu son yıllara kadar olmadığı...
Dilimize adeta zorla sokuşturulan bir sözgibi...
“Bağlamında” sözcüğü kullanılıyordu bu “noktası”ndaya en yakın ‘bağlaç’ olarak...
Ama bir bağlaç görevi de görmüyor sadece, adeta her cümleye monte edilebiliyor.
Başa, ortaya, sona...
Peki bu sözcük, nasıl dilimize böyle pelesenk böyle oldu?
Nasıl “noktasında...” olmaksızın hiçbir sözü bağlayamaz hale geldik?
Yavaş yavaşcümlelerimize nasıl sızıp cümlelerimizi belirler hale geldi?
Onsuz cümle kuramaz, cümleye devam edemez, cümleyi bitiremez hale geldik?
Bu popülerlikte güçlü bir figürün, yavaş yavaş hayatın her alanında ‘hesaplaşmak’ zorunda kaldığımız ve daha pek çok kalacağımız Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Erdoğan, “noktasında...”yı gündemimize soktu.
Her sözünü, dikkat edin, hep “noktasında” ile bağlıyor, ‘noktasında’ ile bitiriyor...
“Noktasında...” cümlelerinden eksik olmuyor.
Nokta koymayı çok seven bir kişiliğe sahip olduğu için cümlelerinde hep, otoriter kişiliğini hatırlatırcasına ,“noktasında”yı kullanıyor; onunla söze başlıyor, devam ediyor, onunla bitiriyor...
Buraya kadar tamam...
Bir otoriter lider için bu tür ‘buluşlar’ anlaşılabilir bir durumdur, sonunda...
Ya entellektüellerin, köşe yazarlarının, halkın bu sözü bu kadar sıklıkla kullanmasına ne demeli!
Herkes, artık, hep “noktasında...” diyor.
Uzatın mikrofonu; hemen cümlelerin “noktasında..” ile başladığını, “noktasında...” ile devam ettiğini, “noktasında...” ile bittiğini göreceksiniz!
Başbakan’ın dili, otoriter politik söylemi herkese yayılmış durumda...
Nasıl bir yayılmadır bu?
Nasıl bir çağrışımsal yayılmadır bu?
Bana öyle geliyor ki, artık, herkes bu otoriter dili içselleştirmiş durumda.
Güçlü bir figürün dilini...
Ara tonları dışlayan, ‘ya benimsin ya da hiç’ diyen, virgülleri, ara cümlecikleri es geçen bir dil...
Herkes bu dili, bugün, kişiliğinin bir parçasında dönüştürmüş durumda...
İsyan ederken, eleştirirken bile...
Artık onu kullanmak zorunda...
Ya ‘karşı taraf’tan ödünç almak, aynılığını her an ilan etmek zorunda...
Tıpkı Fransız eleştirmen RolandBarthes’ın “Çağdaş Söylenler”de yıllar önce doğru bir biçimde tespit ettiği gibi; dominant olanın dilini kullanmak zorunda.
Kişi hoşlansın ya da hoşlanmasın, artık,ya onunla, “noktasında...” ile başlayıp onunla hesaplaşacak ya da yine onunla başlayıp onun otoritesine koşulsuz boyun eğdiğini her kullanımıyla ilan edecektir.
Otorite yukarıdan aşağıya herkese,entellektüel dünyaya sokağa, sıradan insana kadar yayılır...
Belki de bundan dolayı ‘iktidar’ ve onun dili hep yakınımızdadır.
Barthes yine iktidar dilinin kapalılığından bahseder bu bağlamda; öyle bir kapalılıktır ki artık her sözüyle size polis devletini hatırlatır; iktidarı, onun kurumlarını, onun ete-kemiğe bürünmüş kurumlarını.
Bundan dolayı, bu içselleştirmeden dolayı ‘iktidar’lar, güçlü ‘iktidar figürleri’ bizi rahatlıkla yönetirler, hayatımızın her alanında karşımıza çıkarlar.
Sonunda öyle bir hale gelir ki durum, onlarsız yapamaz, sanki onların dışında her şey anlamsızmış gibi gelmeye başlar.
SamuelBeckett’in “Godot”sunda olduğu gibi...
Tasmalar, iktidar tasmaları bize mutluluk vermeye başlar.
İşte bundan dolayı Alman düşünür Adorno, o faşizmin acısını fazlasıyla çekmiş Farnkfurt’lu, “iktidar, iktidardan kaçmak isteyenlerce aranmaktadır” der.
Demek her “noktasında...” ile, aslında, hem teslimiyetimizi hem de isyanımızı bildiriyoruz.
Ama aslolan, isyanın, o isyan dilinin devamıdır.
‘İktidar’ın dilini ve göstergelerini kullanırken bile ona, iktidara, kısa devre yaptırabilmektir.
Dönüşüm,sonunda,bu kısa devrelerin toplamıyla oluşur.
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13