Sağlık:
Epilepsi Hastalığı: Sara Nöbetlerini Doğal Olarak Önlemenin Yolları

Epilepsi Vakfına göre, epilepsi (“nöbet bozuklukları” ile aynı anlama gelir) dünyadaki dördüncü en yaygın nörolojik bozukluktur. Her yaştan ve kültürden insanları etkiler. (1) Dünya çapında 65 milyon insan epilepsi hastasıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nde her 26 kişiden biri, yaşamları boyunca bir noktada epilepsi geliştirirler, her yıl teşhis edilen 150.000 yeni vaka vardır.
Epilepsi, nörolojik bozukluk spektrum terimidir. Epilepsinin ayırt edici özelliği olan nöbetler, beyin hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurma biçiminde ani bir değişiklik olduğunda ortaya çıkar. Bu iletişim değişiklikleri anormal sinyallere neden olur ve duyumlarda, davranışlarda, motor kontrolünde, hareket ve bilinçte geçici değişikliklere neden olur.
Epilepsiye bağlı nöbetlerin nedenleri hakkında çok fazla bilgi olmamasına rağmen, tetikleyiciler belirli çevresel etkileri içermekte, yakın zamanda beyin hasarı yaşamak ve genetik nöbet öyküsü ile yaşanabilmektedir. Epilepsi tedavisi her zaman semptomların şiddetine ve bireyin farklı tedavi yaklaşımlarına göre değişir. Tipik olarak epilepsi semptomları, ketozis diyeti takibi gibi yaşam tarzı değişiklikleri ile birlikte anti-nöbet ilaçları kullanılarak yönetilmektedir.

Epilepsi Nedir?
Epilepsi Vakfı epilepsinin, halkın çoğu tarafından özellikle de “nöbetler ve epilepsinin aynı olmadığı” gerçeğinde büyük ölçüde yanlış anlaşıldığını belirtmektedir. (2) Nöbet, “beyindeki nöronlar arasındaki elektriksel iletişim sinyallerinin bozulmasıdır.” Nöbet, sinir sistemini etkileyen tek bir nörolojik olay iken, epilepsi tekrarlayan, provoke olmayan (aynı zamanda refleksif) nöbetlere neden olan kronik bir hastalıktır. Nöbet bozukluğu, hem tek nöbet bölümlerini hem de birkaç farklı epilepsi tipini içeren daha geniş bir terimdir. Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsü’ne göre, “Yüksek ateş (ateşli nöbet) veya kafa travması sonucu tek bir nöbet geçirme, bir kişinin epilepsisi olduğu anlamına gelmez” (3).
Epilepsi tanımı “Epilepsi nöbetleri ve bu durumun nörobiyolojik, bilişsel, psikolojik ve sosyal sonuçları ile kalıcı bir yatkınlık ile karakterize bir hastalıktır.” Epilepsi tanımı son birkaç on yıl içerisinde değişmiştir. Bu değişiklik, hastaların doğru bir şekilde nasıl teşhis edileceğine dair bazı tartışmalardan kaynaklanmaktadır. Bir kişinin, 24 saatten daha büyük bir sürede meydana gelen en az iki provoke edilmemiş (veya refleksi) nöbet geçirmesi durumunda epilepsiye sahip olduğu düşünülmektedir.
Provoke edilmemiş (veya refleksi) bir nöbet geçirmek, özellikle sonraki 10 yıl içinde tekrar bir nöbet geçirme riskini arttırır. Epilepsi hastasını teşhis etmek için uygun zaman konusunda uzmanlar arasında hala bazı tartışmalar vardır. İlk nöbet geçirildikten sonra, bazı doktorlar epilepsi tanısı koymadan önce ikinci nöbeti beklerler.
Sadece bir provoke edilmemiş nöbet geçirmiş olan birçok birey, yakın gelecekte başka bir nöbet geçirme olasılığını artıran diğer risk faktörlerine sahiptir. Bu nedenle, bazı doktorlar, mevcut tanımıyla teknik olarak uyumlu olmasalar bile, bu hastaları aslında epilepsiden mustarip olan hastalar gibi tedavi ederler.
Epilepsiye Karşı Uluslararası Birlik (ILAE) 2005 yılında yukarıda belirtilen epilepsi tanımını açıkladı. Ancak, bazı uzmanlar bu açıklamanın epilepsinin bazı önemli yönlerini kapsamadığını düşünüyor -örneğin hastalığın genetik bileşeni ya da bazı insanların yaşam şartları.
Epilepsi kronik bir hastalık olmasına rağmen, belirli bireyler için çözülebilirdir. Doktorlar bazı hastalara, yaşa bağlı epilepsi sendromu teşhisi konulduğu halde, daha sonra epilepsiye artık sahip olmadığı tanısına karar verebilirler. Bir epilepsi hastası, önceki 5 yıldaki semptomlarını kontrol altına almak için nöbet ilaçlarını kullanmayı kestiğinde ve diğer 10 yıl boyunca nöbet geçirmediği zaman, artık epilepsi hastası olmadığına karar verilir.

Epilepsi ve Nöbetin Ortak Belirtileri
Epilepsi, sadece ortaya çıktıkları sıklık ve şiddetleri açısından geniş bir yelpazeye yayılan çeşitli tipte nöbetlere neden olmakla kalmaz, aynı zamanda epilepsi bazı durumlarda diğer sağlık sorunları için de riski artırabilir. Nöbetler tipik olarak, farkındalık hissi kaybı, bilinç kaybı, duygu durum değişiklikleri ve duygu düzenleme problemleri, motor ve kas kontrolü kaybı, ve sarsılma gibi semptomlara neden olur. Bu bazen düşmelere, yaralanmalara, kazalara, duygusal / duygu durum değişikliklerine, hamilelik sırasında veya diğer ikincil sorunlara yol açabilir.
Nöbetlerin, nöbetin her evresinde farklı belirti ve semptomlara yol açan bir başlangıç, orta ve son evresi vardır. Her hasta nöbetleri farklı şekillerde yaşar.

Bir Nöbetin İlk Evresinin Başladığını Belirten İşaretler:
“Deja vu” ya da bir şeyin çok tanıdık olduğunu hissetmek de dahil olmak üzere, düşünce ve duygulardaki alışılmadık ani değişiklikler.
Olağan dışı duyulan sesler, tatlar veya görüntüler dahil olmak üzere duyularda ki değişiklikler.
Görsel kayıp ya da bulanıklaşma.
Endişeli duygular.
Baş dönmesi veya baş dönmesi hissi.
Baş ağrısı.
Mide bulantısı veya mide de hissedilen farklılıklar.
Uyuşma veya karıncalanma hissi.
Bir Nöbetin Orta Evresinin Başladığını Belirten İşaretler (İktal Evresi):
Farkındalık hissinin kaybı, bilinç kaybı, karışıklık, unutkanlık veya hafıza kaybı.
Sıradışı sesler duyma, tuhaf kokular ve ya tatlar gibi duyularda ki değişiklikler.
Görme kaybı ve ya bulanık görüş.
Halüsinasyonlar.
Uyuşma, karıncalanma veya elektrik çarpması benzeri duygular.
Ruh hali değişiklikleri, hızlı kalp atışıyla yaşanan endişe / panik.
Konuşma ve yutma güçlüğü.
Hareket ya da kas yavaşlığı, titreme, seğirme ya da mastürbasyon eksikliği.
Ellerin, dudakların, gözlerin ve diğer kasların tekrarlayan hareket eksikliği.
Konvülsiyon (Havale)
İdrar veya dışkı kontrolünü kaybetmek.
Artan terleme.
Ten renginde değişiklik (solukluk).
Nefes alma zorluğu.

Nöbetin Son Evresinde ve Sonrasında Yaşanan Belirtiler (Postiktal Faz):
Hızla gelişen veya hastaya bağlı olarak birkaç saat veya daha uzun sürebilecek uyku hali.
Karışıklık, hafıza kaybı, bulanıklık veya baş dönmesi.
Görevleri tamamlayamama, konuşma veya yazma zorluğu.
Depresif, üzgün, endişeli veya korku duyguları içeren ruhsal değişiklikler.
Baş ağrısı ve ya mide bulantısı.
Nöbetler, morarma, kesikler, kırık kemikler veya kafa travması gibi düşme ile yaşanılabilecek yaralanmalar.
Suya karşı güçlü bir dürtü hissetmek. (Susamak veya duş isteği)
Epilepsi ve Risk Faktörlerinin Nedenleri
Çoğu durumda (yüzde 60 oranında) epilepsinin kesin nedenleri bilinmemektedir. Bir çocuk ve ya 60 yaşın üzerinde biri, nöbet ve epilepsi için en büyük risk altında olan yaş grubudur. Uzmanlar, epilepsiden kaynaklanan nöbetlerin, merkezi sinir sisteminin (beyin, nöronlar ve omurilik) elektriksel aktivitesindeki anormal bozukluklara bağlı olduğunu söylerler. Birinin epilepsi geliştirebileceği bazı nedenler: (4)

Beyin hasarı yaşamış olmak.
Tümörler, bunama veya inme de dahil olmak üzere hasara katkıda bulunan beyin koşulları.

Genetik.
Bebeklik döneminde veya anne karnında anormal beyin gelişimi. Bunun nedenleri annede bulunan enfeksiyon, hamilelik sırasında yetersiz beslenme, oksijen eksikliği veya serebral palsi(bey) olabilir.
Nörotransmiterler olarak adlandırılan sinir sinyalleme kimyasallarının dengesizliği veya normal hücresel iletişimi sağlayan beyin kanallarındaki değişiklikler.
Menenjit, AIDS ve viral ensefalit gibi beynin parçalarına zarar veren bulaşıcı hastalıklar.
Uyuşturucu kullanımı  ya da yüksek ateşte nöbetlere neden olabilir. (bunlar her zaman epilepsiye bağlı olmayabilir). (5)
Yüksek oranda stres, anksiyete, besin eksikliği, elektrolit dengesizlikler, alkol kullanımı gibi faktörlerin bazı vakalarda nöbetlere katkıda bulunabileceğine dair bazı kanıtlar da vardır. (6)
Epilepsi için Konvansiyonel Tedaviler
Epilepsi için geleneksel tedavi yöntemleri hastanın durumuna bağlıdır ve tedaviler her zaman kişisel olarak belirlenir. Her nöbet ya da epilepsi belirtisi tedaviyi gerektirmeyebilir. Epilepsi hastalarının tekli nöbetlerini birbirinden ayıran nokta, epilepsi hastalarının kronik tedavi (antiepileptik ilaç veya cerrahi operasyon gibi) gerektirmesidir. Tek, izole bir nöbet tetiği (kafa travması veya ateşlenme gibi) tanımlanıp, yönetilerek tedavi edilir. (7)

Epilepsi Hastalığında Kullanılan İlaçlar:
Epilepsi, beyindeki elektriksel aktivitenin ölçümü ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) veya bilgisayarlı tomografi gibi beyin taramaları dahil olmak üzere testlerle teşhis edilebilir. Bazı hastalar sadece hafif epilepsi nöbeti yaşarlar, bu nedenle istenmeyen yan etkilerden kaçınmak için sıklıkla ilaç almaktan kaçınmayı tercih ederler. Tedaviler uzun süreçli olmakla birlikte, epilepsisi olan üç hastadan bir tanesi hala kontrol edilemeyen nöbetlerle yaşayabilmektedir, çünkü hiçbir tedavi etkin bir şekilde işe yaramamaktadır.
İlaç tedavisine iyi yanıt veren hastalar için, anti-nöbet ilaçları da dahil olmak üzere birçok seçenek mevcuttur. Nörolojik değişikliklere bağlı nöbetlerin kontrol altına alınmasına yardımcı olmak için çoğu ilaç, ağızdan hap şeklinde alınır, bazen de 2-3 hapın farklı kombinasyonları birlikte alınabilir. Epilepsi hastaları için, hangi tip ilaçların (veya ilaç kombinasyonlarının) semptomları kontrol etmek için en iyi şekilde çalıştıklarını öğrenmek zor bir süreç olabilir, çünkü kullanılan ilaçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Anti-nöbet ilaçları, bazen çok problemli olabilen yan etkiler için risk oluşturabilir:
Yorgunluk
Baş dönmesi, kararsızlık, koordinasyon kaybı ve şaşkınlık
Kilo almak
Ani mod değişiklikleri
Deri döküntüleri
Konuşma problemleri
Nöbetlerin Önlenmesi İçin Cerrahi Operasyon
Anti-nöbet ilaçlarına bağlı yan etkiler çok kötüleştiğinde ya da ilaçlar yaşam kalitesinde iyileşme yaşanmasına yardımcı olacak kadar iyi çalışmadığında, cerrahi operasyon ya da aşağıda tarif edilen tedaviler de dahil olmak üzere diğer nöbet kontrol metotları uygulanır. Ketojenik diyet ve vagus sinir uyarımı gibi.
Hasta nöbet geçirdiğinde, beyin fonksiyonlarında, motor fonksiyonlarında, konuşma, dil, vizyon ve işitme gibi normal işlevlerle etkileşime neden olduğunda cerrahi operasyon en uygun ve etkili yöntemdir. Cerrahi operasyon, etkilenen beyin alanını izole ederek nöbetlerin yayılmasını ve kötüleşmesini önleyebilir. Bu işlem, hastanın beyninin küçük bir bölümünün çıkarılmasını veya belirli nöronlarda birkaç kesintinin yapılmasını içerir (bunu çoklu subpial transeksiyon cerrahisi denir). Ameliyat genellikle duygu durum düzenleme, öğrenme, düşünme veya diğer bilişsel yeteneklerdeki değişiklikler gibi komplikasyon riskleri nedeniyle genellikle son çaredir ve çok ciddi bir durumdur.

Epilepsiyi Yönetmenin Doğal Yolları
Nöbet Tetikleyicilerini Azaltın

Bir nöbetin olmasını önlemek her zaman mümkün değildir. Ancak, bireysel tetikleyicileri yöneterek oranların düşürülmesine yardımcı olmak için atabileceğiniz belirli adımlar vardır.

Bazı Yaygın Nöbet Tetikleyicilerini Önlemenin Yolları:
Fiziksel veya duygusal stres, anksiyete, yorgunluk ve uyku yetersizliğindeki artış: Stresi azaltmak için yollar bulmaya çalışın (meditasyon, yoga, nefes teknikleri) ve yeterli uyku aldığınızdan emin olun (çoğu yetişkinin günlük olarak yedi veya dokuz saat arasında uyumalıdır).
Alkol, sigara ve uyuşturucu kullanmamalısınız, bunlar nöbet tetikleyici olabilir.
İlaçların değiştirilmesi, özellikle gerekli olan anti-nöbet ilaçları: İlaçları her zaman doğru şekilde kullanmaya özen gösterin, aksi takdirde nöbet riski olabilir.
Işıklar, yüksek sesler, televizyon, elektronik ve bilgisayar gibi ekranlar tarafından aşırı uyarılmış olma: Bilgisayar veya televizyon başında uzun zamanlar geçirmemeye özen gösterin, aralar vermeye özen gösterin.
Hamilelik, ergenlik veya menopoz döneminde olduğu gibi hormonal dengesizliklerin veya değişikliklerin yaşanması: Sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturun, bu geçişleri daha kolay hale getirmek için yeterli dinlenme ve stresi kontrol altına alın.

Ketojenik Diyet
Ketojenik diyet, 1920’lerden beri doktorların hastaların nöbetlerini, özellikle de çocuklarda ki epilepsiyi kontrol etmeye yardımcı olması için kullanılmıştır.
Ketojenik diyet tedavisi, çok düşük karbonhidratlı bir beslenmedir, vücudu beslemek için yüksek miktarda yağ ve düşük ile orta dereceli protein alımını içerir. Kalorinin yüzde 65-80’i yağ kaynaklarından ve yüzde 20 kadarı ise proteinlerden alınır.
Ketojenik diyetin epilepsiye nasıl fayda sağladığı tam olarak bilinmemekle birlikte, kandaki ketonların artmasına neden olur. Kandaki artmış ketonlar, düşük nöbet semptomları ile ilişkilidir. Ketoz sırasında vücut karbonhidratlı gıdalardan alınan glikozun ciddi şekilde sınırlandırılmasından dolayı enerji kaynağı olarak yağları kullanır. Bu, beyindeki nöronların, semptomların kontrol edilmesine yardımcı olarak çalışıp, iletişim kurduğunu gösterir. (8)
Ketojenik diyet çoğunlukla çoklu antiepileptik ilaçlar kullanan epilepsili çocuklar için bir seçenektir; Bununla birlikte, bazı yetişkinler de bu diyet yaklaşımını izleyerek iyileşebilmektedir. Glukoz taşıyıcı protein eksikliği sendromu ve piruvat dehidrojenaz kompleksi eksikliği ile ilişkili nöbetler için etkili bir tedavi seçeneği olduğu gösterilmiştir. Diyetle ilgili bazı potansiyel kaygılar vardır; bunlar arasında düşük karbonhidratlı beslenme nedeniyle, yorgunluk ve zayıflık, beslenmede katılık ve kısıtlamalar ve bazı ketojenik gıdaların “lezzetsizliği” gibi başlangıç ​​yan etkileri bulunmaktadır. Ketojenik diyetin yan etkileri birkaç hafta içinde kaybolacaktır. Ancak, bazıları için hoş olmayan bir geçiş süreci olabilir.
Bunu birincil veya ücretsiz bir tedavi yaklaşımı olarak kullanmak isteyen epilepsili insanlar evde stripler kullanarak ve idrar testi yaparak “ketozda” (yakıt için kullanılan yağın durumu) olup olmadıklarını test edebilirler. Hastalar ayrıca yardım için bir diyetisyen ile çalışabilirler. Özellikle geçiş döneminde bir diyetisyen ile birlikte çalışmak oldukça faydalı olacaktır.

Vagus Sinir Stimülasyonu
Vagus siniri, boyun ve göğüs bölgesinden gövde / karın bölgesinden geçen en uzun kranial sinirdir. Motor ve duyusal bilgileri düzenleyen vücut etrafında sinyaller gönderen lifler içerir. (9)
Vagus sinir uyarımı terapisi, hastanın göğsüne gümüş dolar parası büyüklüğünde olan bir sinir stimülatörünün implante edilmesini içerir. Stimülatör sinire bağlanır ve beyne giden ve beyinden akan elektrik enerjisini kontrol eder. Cihaz bazen “beyin için kalp pili” olarak adlandırılır. Epilepsisi olan bir hasta, nöbetin başlayabileceğine dair işaret ve semptomlar yaşadığında (“auras”), stimulatörü nöbetin önlenmesine yardımcı olabilecek bir mıknatısla aktive edebilirler. (10) Araştırmacılar, bu tür bir tedavinin her hasta için işe yaramadığını ve sıklıkla ilaca ihtiyaç duyulduğunu bulmuşlardır. Ancak, hala nöbetlerin ortalama yüzde 20 ile 40 oranında azaltılmasına yardımcı olabilmektedir.

Acil Bakım ve Komplikasyonların Önlenmesi
İlk kez nöbet geçiren hastalar için bu durum oldukça korkutucu olabilir. Uzmanlar, düşmeleri veya diğer kazaları azaltmak için belirli adımları uygulamanızı önerir. Bu şekilde, nöbet geçiren kişinin mümkün olduğunca güvenli kalmasına yardımcı olursunuz:

Yanınızda ki biri nöbet geçirirse ne yapmanız gerekir?
Öncelikle bir ambulans çağırın.
Kişiyi bir tarafa doğru döndürün ve başının altına bir şeyler koymaya çalışın. Boğazını sıkan bir şeyler giyiyorsa, giysilerini gevşetin.
Nöbet esnasında çırpınmasına ve sarsılmasına izin verin, tutmaya çalışmayın.
Acı çektikleri durumunu gösteren bir bilezik takıp takmadıklarını kontrol ediniz. Veya ilgili bilgiler için cüzdanlarına bakın (ciddi epilepsisi olan bazı kişiler, kendilerini tanımlamak ve herhangi bir alerjiyi veya komplikasyonu tanımlamaya yardımcı olan bir bileklik takarlar)

Epilepsiye İlişkin Önlemler
Bir nöbetin ilk kez gerçekleşmesi durumunda, değerlendirme ve olası bir teşhis için doktora başvurmak çok önemlidir. Doktor tarafından epilepsi teşhisi konmuşsa, küçük bir nöbet geçirdiğinizde her zaman tıbbi yardıma ihtiyacınız olmayabilir. Bir süredir küçük epilepsi nöbetleri yaşıyorsanız, aşağıdaki belirtilerden ve semptomlardan herhangi birini ilk kez fark ederseniz, doktora danışmayı ihmal etmeyiniz:
Beş dakikadan fazla süren nöbet.
Bir nöbet geçirdikten sonra yavaş iyileşme.
Bir önceki nöbetten kısa bir sonra yaşanan ikinci bir nöbet.
Hamilelik sırasında yaşanan bir nöbet.
İlaçları değiştirdikten sonra nöbet süresi ve yoğunluğundaki değişiklikler.

Epilepsi Hakkında Son Düşünceler
Nöbetler ve epilepsinin genellikle aynı şey olduğu düşünülür. Nöbet, aslında beyindeki nöronlar arasındaki normal elektriksel iletişim sinyallerinin bozulmasıdır. Epilepsi, nöbetlere neden olan kronik bir hastalıktır.
Epilepsi semptomları; algı, duygu, duygu durum değişiklikleri, duygu düzenleme eksiklikleri, motor kontrol hasarı, düşme, yaralanma veya kazalara bağlı diğer komplikasyonları içerir.
Epilepsiyi önleme ve tedaviler arasında yüksek miktarlarda stres veya anksiyete, aşırı uyarım ve uyku yokluğu gibi “tetikleyiciler” bulunur; ketojenik bir diyetin ardından; vagus sinir uyarımı; Anti-nöbet ilaçlarının kullanımı ve bazı durumlarda, nöbetlerin yayılmasını kontrol etmek için beyin ameliyatı gerekebilir.
Hazırlayan: Ahmet Baba
Kaynak: www.mutluvesaglikli.com/epilepsi-nobetlerini-onlemenin-yollari/

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13

Multipl Skleroz (MS) Hastalığında Beslenme...

Haberi Oku