Tarihçiler arasında Kanuni Sultan Süleyman-Hürrem’in oğullarına ilişkin ilginç gözlemler vardır…

 

Buna göre, Bayezid oldukça cesur, yetenekli ve zeki, Kıbrıs’ı da alacak olan II. Selim (Sarı Selim) ise yeteneksiz, içkiye düşkün, hatta ‘zavallı’ biridir…

 

Bazı tarihçiler işi öyle noktaya vardırırlar ki II. Selim’in içki düşkünlüğü nedeniyle Kıbrıs’ı fethettiğini ileri sürerler…

 

Öyle ya Kıbrıs o dönem üzüm bağlarıyla ve şaraplarıyla ünlüdür…

 

****

 

Oysa İslam Ansiklopedisi’nde (Cilt 10, S.440) II. Selim maddesini yazan Profesör Ş. Turan, Selim’in saltanatının ilk yıllarındaki içkiciliğini kabul etmekle birlikte daha sonra tövbe ettiğini ve “hastalığında şarap içmesi tavsiye edildiği halde bunu ret ettiğini” yazmaktadır…

 

A. Galante ise, ‘The History of the Turkish Jews’te (S. 128)  II. Selim’in 1574 yılında bir fermanla Müslümanların şarap ve rakı içmelerini önlemek için içki ithalatını yasakladığını, ancak Yahudi ve Hıristiyanların Müslümanlara göstermeden içmelerini serbest bıraktığını belirtmektedir….

 

İlginçtir o yıllarda Osmanlı’da ‘şarap tekeli’, Yahudi asıllı Joseph (Yasef) Nasi adlı bir tüccarın elinde bulunuyordu…

 

Avram Galante, Nasi’nin Bayezid-Selim çekişmesinde, Selim’in tarafını tuttuğunu önemle not etmektedir (s. 303)…

 

Oldukça saygın kabul edilen Yahudi Ansiklopedisi (Encylopedia Judaica) de (Cilt 10 ve 14, S. 837 ve S. 135) Galante’yi desteklemekte, hatta bir adım daha ileri giderek Osmanlı Sarayı’ndaki Yahudi partisinin bu çekişmede Selim’i ileri sürerek şöyle yazmaktadır: “[Yahudiler] önemli ticaret sektörlerine ve devlet vergilerinin toplanmasına egemendiler”…

 

Demek gerek Saray’da gerekse de toplumda ve ticarette son derece etkin olan Yahudiler Bayezid-Selim çekişmesinde, Sultan Süleyman gibi, Selim’in tarafında yer aldılar…

 

 

****

 

Büyük savaşçı Sokullu Mehmet Paşa’nın Yahudi partisinin yönetimdeki bu etkinliğinden rahatsız olduğu biliniyor…

 

Bu kesimlerin yoğun telkin ve beklentileriyle düzenlenmek istenen Kıbrıs seferine karşı çıktı…

 

Gerekçesi, Kıbrıs seferinin yeni bir haçlı ittifakını tahrik edeceğiydi…

 

Sokullu’nun haklı olduğu çok geçmeden anlaşıldı…

 

Avrupalılar, Kıbrıs seferinin ardından yeni bir Haçlı birliği oluşturarak İnebahtı’da Türk donanmasını ağır bir yenilgiye uğrattılar…

 

Öyleyse Kıbrıs’ın ısrarla Osmanlı toprağı yapılmak istenmesinin nedeni ne olabilir?..

 

Bu, sadece II. Selim’in şarap sevgisiyle mi açıklanmalıdır?..

 

****

 

Profesör Ş. Turan, İslam Ansiklopedisi’nde Kıbrıs’ın fethini anlatırken, satır aralarında, kendisine Nakşe dükalığı tevcih edilmiş olan Joseph Nasi’nin padişah üzerindeki “teşvik ve telkinlerinden” bahseder…

 

Turan’a göre Nasi ailesi II. Selim üzerinde son derece etkili olan bir ailedir…

 

Peki kimdir bu Joseph, ya da Yahudi Ansiklopedisi’nde yer aldığı haliyle, ‘Yasef Nasi’?

 

 

***

 

Nasiler, dönemin en önemli Yahudi ailesiydi…

 

Kaynaklarda kökenlerinin Portekiz’e kadar uzandığı belirtilmektedir…

 

Buradan, Portekiz’den göç etmek zorunda kaldılar; önce İngiltere’ye oradan Hollanda’ya sonra da Venedik’e geldiler…

 

Venedik’te aile arasında para yüzünden bir anlaşmazlık çıkar, kız kardeşlerden birisi Gracia Nasi’yi gizli Yahudi olduğu gerekçesiyle Venedik makamlarına şikayet eder…

 

Gracia Nasi tutuklanır; Venedik engizisyonunda yargılanır…

 

Engizisyon o dönemde en korkunç ölüm cezalarının verildiği bir makamdır...

 

Gracia’nın yanında bulunan yeğeni Yasef Nasi, Sultan Süleyman’ı harekete geçirir; Graci Nasi’yi ve servetini kurtarır…

 

****

 

Nasiler 1553 yılında yerleşmek üzere İstanbul’a gelir…

 

Gracia Nasi 100 Düka karşılığında Sultan Süleyman’dan Filistin’de Tiberias şehrini alır; önce Gracia sonra yeğeni ve damadı Yasef Nasi, burada bir “yaşiva”, yani lise, kurarlar…

 

Osmanlı topraklarındaki faaliyetleri Yahudi dinine ve geleneklerine bağlı olduklarını ve bu uğurda çalıştıklarını göstermektedir…

 

Hatta bu ‘bağlılıkları’ çok daha öncelere uzanmaktadır bile denebilir….

 

Daha Venedik’te iken, Yahudi Ansiklopedi’sine göre (Cilt 10, S. 837), Portekiz’i terk eden Marrano’ları yerleştirmek için Venedik’ten bir ada satın almak için çalışıyorlardı!..

 

Nasiler, Tiberias’da, bir Yahudi yurdu kurmak üzere başladıkları faaliyetlerinde tam başarılı olamadılar…

 

Daha geniş ve korunaklı topraklara ihtiyaç duyuyorlardı; dolayısıyla etraflarındaki adalara baktılar…

 

Yahudi Ansiklopedisi “Joseph Nasi” maddesinde, ki “savaş partisi” ifadesini kullanmaktadır Yahudi partisi için, Nasi’nin 1569 yılından itibaren Osmanlı’daki bütün gücünü Kıbrıs’ı almak için Venedik ile savaş çıkarmak üzere kullandığını yazmaktadır!..

 

****

 

Dahası var…

 

 Profesör Avram Galante, Türk yazarlara dayanarak, Selim’in Nasi’ye eğer Kıbrıs’ı alırsak “Kıbrıs kralı olacaksın” dediğini aktarıyor….

 

Galante, savaş sırasında Nasi’nin yanında, “Joseph  roi de Chypre” (Yasef, Kıbrıs Kralı) dövizi olan bir bayrak taşıdığını da haber vermektedir…

 

Demek Kıbrıs’ın zaptına neden olan Kıbrıs’ın şarapları değildi…

 

 

 

 

***

 

Kıbrıs alındı; Selim 500 Marrano’yu hemen Kıbrıs’a yerleştirdi…

 

Ancak Nasi kral olamadı…

 

Nedeni neydi peki?..

 

Nedenini çok değerli bir kaynaktan öğreniyoruz: M. Franco’nun “Essai sur l’Historie des Israelities de l’Empire Ottoman” adlı eserinin 65’nci sayfasından…

 

Franco’ya göre, Nasi yeni koltuğuna oturmaya hazırlanırken Hıristiyanlıktan daha önce dönmüş olan Sokullu Mehmet Paşa’nın yoğun muhalefetiyle karşılaştığını ve buna boyun eğmek zorunda kaldığını belirtmektedir…

 

Sokullu hem Kıbrıs’ın bir Yahudi krallığı olmasını önledi hem de bir elçi göndererek Venedik’le ilişkileri yumuşatmaya  başardı….

 

 

***

 

Yahudiler tarih boyunca kendilerine bir vatan aradılar….

 

Anacak bu her zaman Kudüs olmadı…

 

Kudüs sonraki yerdir aslında…

 

Kudüs’le ilgili Yahudiler’in, özellikle de Herzl’in, Sultan II. Abdülhamit’ten isteklerini biliyoruz…

 

Avrupa’da nasıl kulis faaliyetleri yaptığını...

 

Papa’nın Kudüs’ün Yahudilere verilmesine epey uzun bir süre direndiğini de…

 

Bu direnç, direnmeler ve mücadeleler sonucunda Yahudiler Uganda’yı bir Yahudi vatanı yapmak istediler mecbur kalarak…

 

İlk somut vatan projeleri Uganda oldu böylelikle…

 

Sionizm tarihi Uganda projesiyle ilgili zengin bilgiler içermektedir…

 

Ama proje gerçekleşmedi…

 

1900 yılında iktisatçı D. Trietsch, Yahudileri Kıbrıs’ta toplama projesini ortaya atar…

 

Herzl’in, 1902 yılında, İngiliz Başbakanı Chamberlain ile, Kıbrıs için müzakerelere başladığı biliniyor…

 

Trietsch ve Herzl’in ilham kaynağı ve öncülü Josep (Yasef) Nasi oldu.

 

 

 

SON SÖZ

“Hüküm, tarihindir.” (Schiller)
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner13