AKRİTAS PLANI VE 1960 ANAYASASI

Cehalet cüretkâr olur o kadar ki kalkar devlet yönetimine bile talip olur.           

  KKTC piyango bileti rezaleti işte o cüretin, ve bilmediğini dahi bilmemenin tokat gibi tezahürüdür.

  Günlerdir Kıbrıs Cumhuriyeti 1960 Anayasasını ve bu anayasa hakkında devlet hükümet, parti medya ileri gelenlerinin ve daha nicelerinin bilgisizliğinden ve bu bilgisizlik iddiama karşın bu beylerin ve hanımların 1960 Anayasasını okuyup, öğrenme anlama ve yorumlama niyetlerinin oluşmadığından söz ediyorum.

  Kıbrıs sorununun ve bu sorunun incir ipi gibi uzamasının kaynağı 1960 anayasası ve Elen komşularımız ile Yunanistan’ın bu Anayasadan kurtulmak arzuları, hırsları ihtirasları ve kararlılıkları olduğunu ne zaman idrak edeceğiz acaba ( idrak dedim anlamak yerine, çünkü Türkçeye yeterince vakıf olunmadığında dümdüz okumanın adını anlamak koyan da var ve çoktur, oysa idrak aynı zamanda lafzı ve ruhu ile anlamış ve yorumlama yetisine ulaşmış olmayı da içerir)

  Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının 48. maddesi Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan ‘‘ İcra ’’ kuvvetini anlatır. Ve 49. Maddesi de virgülü ve noktasına kadar 48. Maddede sıralanan tüm yetki ve sorumluluklar Cumhur Başkanı Muavinini tarafından kullanılan ‘‘ İcra ’’ kuvveti olarak sıralar.

  1963 yılında Makarios tarafından başlatılan ‘‘ hadiselerin / çatışmaların’’ savaşın en önemli sebebi Kıbrıs Cumhuriyeti’nin EGEMENLİĞİNİN halklardan her hangi birine (Elenlere) değil her iki cemaate / topluma / halka / milliyete karşılıklı anlayış ve güven içinde mutlak eşitlik olarak verilmiş ve bu eşitliğin, eşit egemenliğin, eşit statünün anayasanın değiştirilemez saptaması olduğu gerçeğidir.

  Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasını madde madde okuyup inceleyenler bunu görme anlama olanağına sahiptirler.

  Ve halkların hafızası, tarih bilinci her halkın kendi bilgi birikimi ve donanımı ile yakından ilgilidir.

  1960 Anayasasında belirlenmiş saptanmış olan eşitliğimizi, eşit egemenliğimizi, eşit uluslar arası statümüzü, dernekçiliğin ergen aklı ve böbürlenmesi ile tartışmaya açanların yol açtıkları ve açacakları olumsuzluklar ve zararlar  ‘‘ piyango bileti rezaletinin kat be kat üstündedir.

  Türk ve Elenlerin ayrı seçmen kütüklerine, ayrı seçim listelerine ve aynı gün ve fakat ayrı seçimlerle temsilcilerini seçmek gibi bir Anayasal hakkımız varken, bu haktan çok çok geride olan ve tam anlamı ile bizi imtiyazlı azınlık durumuna kendi oylarımızla düşürecek olan, müşterek seçmen kütükleri, müşterek seçim listeleri, müşterek seçimler bataklığına sürükleyecek olan sözüm ona parlak önerileri öne sürenler ve kabul edenler cehaletin pençesine kendi egoları ile düşmüş olanlar değiller mi.

  Piyango rezaleti müzakere süreci tarihinin rezillikleri yanında bir hiçtir.

( Anayasa ve cehalet serisi devam edecektir )