ALLAH YUKARIDA PEYNİR EKMEK YEMEZ

            Şu anda önümde iki fotoğraf karesi var.  Bunlardan birisi Rusya-Ukrayna savaşını, diğeri de ABD’deki dev hortum karesi.

            Nedense bir sorgulama ihtiyacı duyuyorum dünyanın halini görünce.  Yani bu iki fotoğraftaki gerçekleri dile getirerek, insanların hayatlarını neden mahvettiklerine parmak basarken, “Allah’ın da yukarıda peynir ekmek yemediğini” söylemeye çalışıyorum.

            Bu iki fotoğraf karesinde savaşta ölen binlerce insanın acı görüntüleri var. Lakin bir tanesi savaşla ilgili, öteki de “Allah’ın vurduğu tokat”la ilgili görüntüler.  Yani doğal adetlerde ölen insanlar.

            Önemli olan insan hayatı değil mi?

            Evet önemli olan insan hayatıdır.

            İnsanoğlu Allah’ın verdiği nimetleri paylaşamayınca silaha sarılıyor kendi egoları ile.  Tıpkı Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi.

            Rusya-Ukrayna savaşında hala anlamış değilim bu savaşın neden meydana geldiğini.  Bunun sadece bir tanımı olabilir. Veya birkaç tanımı...

            Bunlardan birincisi güçler dengesi ve güçlerin birbiri üzerinde egemenlik kurması, diğeri de “Daha fazla toprak, daha fazla güç ve daha fazla dünyada hakimiyeti kurmak” şeklinde tanımlanabilir.

            Şöyle kafamdan geçiriyorum dünyadaki o büyük afetleri.

            Mesela ABD’de meydana gelen hortumun insan hayatını nasıl bitirdiğini gördük.  Geçmişi de irdelediğimizde, buna benzer pek çok örnekle karşılaşabiliriz.

            Örneğin  tropikal ülkelerde meydana gelen seller, toprak kaymaları, yıkılan evler hep bize görünmez bir gücün, adeta bizden intikam alırcasına insan hayatını mahvettiğini görürüz. 

            Tsunami olayları da çok büyük zararlara ve insan kaybına neden olmuştu.

            Maalesef zaman zaman meydana gelen depremlerde binlerce ev yıkılırken, hatta yüzbinlerce insanın taşlar ve betonlar altında kalarak hayatlarının nasıl yok oluşuna tanık olmuşuzdur.

            Selli yağmurlar, taşan nehirler, önüne kattığı nice hayatın o selli sularda nasıl kaybolduklarına da tanık olmuşuzdur. Hatta hala tanık oluyoruz.

            Uyuşturucuyu insan hayatına yine insanoğlu sokmuştur.  Binerce insan uyuşturucudan can verirken, bu işten nemalanan nice mafia babaları Allah’la görülecek hesaplaşmalarında nasıl bir durumla karşılaşacaklar, o da meçhul.

            Uzakdoğuda açlıkla cebelleşen milyonlarca insan vardır.  Lakin dünyanın pek çok zengin ülkelerinde variller dolusu yiyecek  “artık” anlayışı ile çöpe gidiyor.

            Açlık deyince bir da aç martılar gelir aklıma...

            Bazı belgesellerde görüyoruz martıların çöplüklerden nasıl yiyecek aradıklarını.

            Toprak çatlamıyor mu?

            Toprağa düşen tohum çimlenemezse, insanlar nasıl bulurlar bir avuç unu, ekmek yapmak için.  Kuraklıktan da bir ders almamız ve suyun kıymetini bilmemiz gerekir.

            Lakin şu anda devam eden Rusya-Ukrayna savaşında meydana gelen ekonomik krizlerin başında, un ve temel gıda maddeleri geliyor.  İlaçsızlık, evsizlik,  karlar altında göçmenlik, yeni bir gelecek arayışı hepten insanlık suçudur diye düşünüyorum.

            Bütün bunları kafamdan geçirirken nedense doğal afetlerle savaşı ve savaşın getirdiği acıları kaleme almak istedim bugünkü yazımda.  Bunu daha da açarsak, şu ifadeleri kullanabiliriz insan hayatı için, biraz da ironik anlamda.

            “Allah yukarıda peynik emek yemez ki...”

            Yani Allah’ın insana verdiği nimetlerin kıymeti bilinmezken, hayat bir ölüm çarkının dişleri arasında törpülenirken adeta o görünmez gücün sesi geliyor kulaklarıma.

            “Ben size bir dünya verdim, ben size bir hayat verdim, doğal zenginlikleri verirken, ayrıca size AKIL verdim.  Ama siz, size verdiğim aklı hep kötülükler anlamında kullandınız ve kullanmaya devam ediyorsunuz.  Sizler birbirinizi yerken, size öyle acılar vereyim ki, hayatın ve insan olmanın erdemlerini ve gerçeklerini öğrenerek geleceğe bakabilesiniz.”     

            Yani Allah’ın Kur’anda veya İncildeki önemli ve veciz sözleri gibi vermeye çalışıyorum insan hayatını ve Allah’ın vurduğu tokadı veya vuracağı tokatları.

            Bir diğer deyişe...

            “Ben her şeyi görüyor ve herşeye tanık oluyorum.  Madem siz bu nimetleri kullanmaktan öte savaşmayı ve birbirinizi yok etmeyi tercih ediyorsunuz, alın siz pek çok acılar ve unutulmaz yıkımlar da görünüz...”

            Yani insanoğlunun bitmeyen egoları ve hırsları, demek istiyorum, “Allah yukarıda peynir ekmek yemiyor” diyerek.