Yakın geçmişte Avrupa’da Çekoslovakya diye bir ülke vardı.
Çek’lerin ve Slovak’ların kurduğu ortak bir ülke ve ortak bir devlet.
Çek’ler ve Slovak’lar birleşmişler, isimlerini de birleştirerek Çekoslovakya diye bir devlet yaratmışlardı.
Şimdi böyle bir ülke yok, böyle bir devlet de yok.
Bunun yerine iki ayrı devlet var.
Biri Çekya, diğeri Slovakya.
Neden?
Çünkü bazı temel konularda görüş ayrılıkları vardı, bunun üzerine oturdular, uzun uzun görüştüler ve ayrılmaya, iki ayrı devlet üretmeye karar verdiler.
Sessiz sedasız kavgasız gürültüsüz ayrıldılar.
Şimdi ikisi de AB üyesi.
Yani emperyalist Avrupa’nın birer parçası.
Ayrılığa rağmen iyi ilişkiler kurdular, bal gibi geçinip gidiyorlar.
***
Peki, neden ayrıldılar?
Çek’ler ortak devlet Çekoslovakya’yı bir başka devlete ilhak etmek için (ENOSİS) herhangi bir zemini sıçrama tahtası olarak kullanmaya kalkıştı mı?
Hayır.
Slovak’lar aynı şeyi yaptı mı, sıçrama tahtalarından medet umarak Çekoslovakya’yı bir başka devletin sömürgesi yapmaya yeltendi mi?
Hayır.
Çek’ler veya Slovak’lar birbirlerine karşı Akritas Plânları hazırladılar mı?
Hayır.
Bir 21 Aralık, bir Kanlı Noel yaşadılar mı?
Hayır.
Bu iki halktan biri ötekini 11 yıl boyunca getto’lara kapattı mı?
Hayır.
Bu iki halktan biri ötekini açlığa, susuzluğa, öldürülmek veya göç yollarına düşmekten birini tercihe mahkûm etmeye yeltendi mi?
Hayır.
Bu iki halktan biri öteki için toplu mezarlar kazdı mı, yedisinden yetmişine kadar insanları kurşunlayarak topluca toplu mezarlara boca etti mi?
Hayır.
Çek’ler veya Slovak’lar diğer halktan insanları memleket yollarında teslim alıp işkenceyle katlettikten sonra cesetlerini kör kuyulara attı mı?
Hayır.
***
Şimdi Çekya ve Slovakya diye iki ülke, iki devlet var.
Ve bu iki devletin, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni silâh zoruyla ele geçirmiş gayrımeşru Rum yönetimi nezdinde büyükelçileri var.
Bu büyükelçiler, yani Çek ve/veya Slovak büyükelçileri zaman zaman Ledra Palace Oteli’nde toplantılar düzenlemekte ve bizim siyasal partileri davet ederek onlara “birleşin” demekte, “Rum’la birleşin” demekte.
Ben hayatımda ve dünya tarihinde bundan daha büyük bir rezalet, daha büyük bir utanmazlık, daha büyük bir ahlâksızlık, daha büyük bir sahtekârlık ne gördüm ne de duydum.
Aralarında bir tek damla kan bile akmadığı halde kendileri ayrıldılar ve aramızdaki kan gölüne rağmen bize “Rum’la birleşin” diyorlar.
Edepsizliğin, terbiyesizliğin böylesi ne görülmüş ne de duyulmuştur.
Peki, neden böyledirler, neden böyle bir yol izliyor Çek’ler ve/veya Slovak’lar?
Böyledirler, çünkü onlar da emperyalist, utanmaz, ahlâksız ve sahtekâr Avrupa’nın bir parçasıdırlar.
Onlar hiçbir ciddi neden olmaksızın ayrıldılar, bize ise hiç utanmadan birleşme dersi veriyorlar.
Hastir ulan, defol.
***
Not – İşte bu utanmaz ve siyasal ahlâktan yoksun Çek ve/veya Slovak büyükelçilerinin zaman zaman düzenlediği “birleşme” toplantılarına ne yazık ki bizim siyasal partilerimizin bazıları da hiç utanmadan katılmaktadırlar.
Ben olsam bu toplantı davetlerine sadece bir defa gider ve büyükelçi denen utanmaza şunu söyleyip oradan derhal ayrılırdım:
-Sizin aranızda tek damla kan akmadığı halde ayrıldınız, ama kan gölüne dönmüş bu toprakta bizi Rum’la birleştirmeye niye yelteniyorsunuz, bu kadar mı terbiyesiz ve edepsizsiniz?
Hastir ulan, yürü de ense tıraşını göreyim.