Baklalar

Önce Makarios, sonra Kiprianu, sonra Vasiliu, sonra Klerides, sonra Papadopulos, sonra da Anastasiadis’in uzun yıllar gevelediği ve onların salyalarını taşıyan BAKLA’yı nihayet Hristodulis de ağzından çıkardı. BAKLA dedimse, aslında tek BAKLA değil, çok BAKLA, en az 4 BAKLA.

***
Birinci BAKLA – Garantiler (yani Türk garantisi) kalkacak.
İkinci BAKLA – Türk askeri gidecek.
Üçüncü BAKLA – FONKSİYONEL bir devlet olacak.
Dördüncü BAKLA – EOKA’dan ilham almaktayız.

***
Bütün bu baklalar aslında Hristofyas’ın ağzında da vardı, ilk üç baklayı o da ağzından çıkarmıştı, ancak dördüncü baklayı hep ağzında tutuyordu, çünkü AKEL işine geldiğinde çok açık davranan bir örgüt gibi, işine gelmediğinde de bir “yeraltı teşkilâtı” gibi hareket eden bir siyasal oluşumdu.

***
Aslında Rum’da BAKLA çok, Rum liderlerin hepsinin ağzı birer BAKLA tarlası gibidir.
Meselâ Rum lideri olduğu dönemde Denktaş’la uzun yıllar müzakere masasına oturan Klerides’e bir gün soruldu:

- Kıbrıs işine nasıl bir çözüm bulmayı hedefliyorsun?
Klerides şu cevabı verdi:
- Fazla uğraşmaya gerek yok, anayasada bir delik açılacak ve Türkleri o delikten içeri alacağız.
***
Bir anayasa ve bir delik, ne demek bu?
Yani efendim, bir meşru devlet var, Türkler birer vatandaş olarak gelip bu devlete iltihak edecekler.
Amerika ve Avustralya’nın kendilerine göre bir göçmen politikası vardır. Arada sırada şöyle bir açıklama yaparlar:
- Bu yıl şu kadar bin göçmen kabul edeceğiz.
Klerides’in bize uygulamak istediği politika buydu.
Bizi bir göçmen kitlesi misali bir anayasa deliğinden çekip içeri alacaktı.
Klerides’in BAKLA’sı buydu.
Peki ama, nerede iki eşit halk, nerede Türk hakları?
Ne hakkı canım?
Türk’ün hakkı mı olurmuş?
***
Diğer Rum liderlerin en az birkaç BAKLA’sı olur da Vasiliu efendinin hiç mi BAKLA’sı olmaz?
Onun da baklaları vardı, ama en önemli baklası şuydu:
- Türkler Kıbrıs’ta beş yüz senelik misafirdiler.
Ne demek misafir?
Elbet gidecekler.
Çünkü misafir, misafir olduğu yerde ilelebet kalamaz.
***
“Yes be annem” döneminde birileri bu Vasiliu’yu bizim tarafa getirdi, beni de çağırdılar, Vasiliu ile bir televizyon programına katıldım, tartıştık. Bu tartışma sırasında kendisine “beş yüz yıllık misafir” sözlerini hatırlattım, bin dereden su getirerek inkâr etti.
Yalan söyledi, zaten yalan Bizans varislerinin kanında var.
***
Peki, yukarıda saydığım baklaların anlamı ne, neyi ifade etmekte? Bunu da bir başka yazıda ele alalım.