BALEGUDALYA

Kitap bir fetiş değildir.

İkinin biri kitap okumalı diyenler ,neyi nasıl okuduklarını da kendilerine izah etmeli değil midirler.

Kitaptan okumaktan yazmaktan dem vuracaksak, kitap ve okumak bir fetiş değildir ve lâkin okumayı yazmayı bilir olmaktan ötürü kendini allâme i cihan, ve modern insan var sayıp da, misal olarak burası İran ya da Urfa değildir, biz yüzde yüze yakını okuma yazma bilen medeni insanlarız diye böbürlenenleri nereye koyalım.

Okuma yazma bilmek ile okumayı bilmek arasında nasıl uçurumlar olduğunun ayırdına ne zaman varılacaktır.

KKTC yurdunda yayımlanan gazeteler ile yetinen ve o gazetelerin ufku ne kadarsa orda kalıp çamaşır leğenindeki ya da banyo küvetindeki dalgalara yelken açmanın ne işe yaradığını yaşadığımız günler göstermedi mi daha.

1974 yılından bu yana kurulan her hükümete, her Allah’ın günü fırça atmakla  iştigal ediyor olmanın acınacak aynasıdır KKTC meclisinde yapılan gündem içi ya da gündem dışı konuşmalar.

Okuma yazma biliyor olmayı fetiş haline getirince ortaya çıkan sonuç, her ne isterse olsun hükümeti kalaylamak olunca, Beş Parmak dağlarının Boğaz mevkiinde, kırk yılda bir yağan karın üç santim kadar tutması ile arabalarını park edip de kartopu oyununa duranların sayısı üç yüz kişi kadar olunca, manşetcikler atılır ‘ dağda mahsur kaldılar ’ diye ve kameramanlar muhabirler yollanır ‘ kar mağdurlarının ’ mağduriyetlerine tercüman olmaları için.

Okuma yazma bilen necip bir milletiz ya, öğretmenin öğrencilerinden ne öğrendiğini bilen var mı, ya da öğretmenler öğrencilerine neyi niçin öğrettiklerini hiç sorguluyorlar mı.

Uzun lafın kısası da var, sorun yüz öğretmene felsefe nedir diye, eğer beş tanesi iki paragraflık, başı ile sonu uyumlu cümle yazabilirse ne olayım.

Yazı işleri müdürlerine sorun bakayım, Kıbrıs Türk basın tarihi hakkında ne biliyorlar.

Kaç veteriner gönüllüdür köylerde istihdam edilmeye, kaç ziraat mühendisi tarla bahçe gezmek, incelemek ve tarımın bilinmeyen sorunlarını bilip çözmeye gönüllüdür diye.

Bin yıllık sözüdür atalarımızın ‘ okundurdum yazındırdım gene balagudalya, gene balagudalya ’

İşte bu bin yıllık söz 1990’lardan sonra değişti. Ne oldu derseniz.

Yeterince oy alamayan partiler ve onların medyası hükümet olanlara karşı çeker kınından balagudalyayı ve başlar ‘ hep bu hükümet ’ diye ve bu tek suçlu hükümet sloganı, hükümette kim isterse olsun değişmez.

 ‘ Muhalefet ’ te !!! kalanlar ister sağda olsunlar ister solda, tek suçlu ister solda olsun ister sağda hükümettir.

Ve muhalefet ise okuma yazması olan sütten çıkmış ak balegudalya / kaşık