Hükümetin belediyeler reformuna ilişkin yerel seçimlerin ertelenmesine yönelik Meclis’e sunduğu tasarı, nerdeyse bütün belediyeleri nerdeyse ayağa kaldırdı. Özellikle büyük belediyelere bağlanma kapsamına giren küçük belediyeler, muazzam bir tepki gösterdi.
Tabii ki ben de olsam muhalefetin yerinde, bundan güzel malzeme olmazdı politika yapmak için. O nedenle CTP’nin örgütlediği meclis önündeki eylem, davullu zurnalı, tabutlu dualı bir görüntü içinde gerçekleşti. Bugün de genel grev var.
Kapatılacak belediyelerin başkanları teker teker konuşarak “Belediyemizi kapattırmayız” mesajları verirken, haziranda yapılması öngörülen seçimlerin hükümetin erteleme istemi ile bir başka durumu çıkıyor orltaya. O da anayasal durum.
Ana muhalefet partisi CTP yapmış olduğu açıklamalarla bu durumun anayasaya aykırılığına vurgu yapıyor.
Geçmişten gelen bazı belediyeleri batak borçları hala hatırlardadır.
Bunları sorgulamak gerekir esasında.
Bir belediye neden ve nasıl batma noktasına gelir?
Geçmişte daha da daniskasını yaşadık toplum olarak, bu tür eylemlerin. Lakin geçmiş unutulur, içinde yaşadığımız durumsa, güncelliğini korur. O bağlamda hükümetin reform hareketine adeta bir malzeme bulmuş gibi CTP ve yandaşları ver yansın ediyorlar.
Bazen şu yorumu yaparız iktidar-muhalefet çatışmasında:
“Gelin elinizi taşın altına koyun da siz de görün ateşten gömlek giymenin ne olduğunu.”
Bu halk neler neler görmedi ki:
Şimdi de bir başka şeklini görüyor halk, bu çatışmaların ve açmazların. Ateşten gömleği Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Dr. Faiz Sucuoğlu giydi, muhalefet de elinde benzin bidonu ile onu daha da yakmaya çalışıyor. Bütün mesele muhalefet görevini iyi yapmak ve gelecek seçimlerel tek başına iktidar koltuğuna oturmak.
Lakin şuna inanıyoruz...
Mutlaka er veya geç, bu sorunlar şu veya bu şekilde çözümlenecek veya tatlıya bağlanacaktır.
Hani derler ya...
“Bu tekerlek bir gün dönecek” diye.
Bu tekerlek şu veya bu şekilde dönecek.
Seçimler yapılmayacak mı? Reform nasıl şekillenecek?
Hükümet ortakları bildikleri ve inandıkları reform yolundan dönecekler mi? Dönmeyecekler bence.
Hükümet icraatları sürecek, muhalefet de muhalefetliğini yapacak.
Bir defa reform formülünde kapanacak belediyelerin çalışanları için de bir formül üretmişti hükümet edenler.
İnsanların en zayıf noktaları ve anları ne zamandır?
Ekmeği tehlikeye girdiği veya girdi sandığı zamanlarda.
Öyle anlıyoruz ki hükümet, belediye sayısında azaltma yaparken, gereğini de düşünmüştür. Gerçekte hükümetin kapanacak belediyelerin çalışanlarına ilişkin bir teminat açıklaması yapmasında yarar var.
Muhalefet edenler, çok iyi kullanıyorlar mağdur görülen insanların duygularını. Ama insanoğlu, çıkar kavgalarına girince, iradesine de yenilmiş oluyor ve eylem düzenleyen sendikalarla sokaklara dökülüyor.
Yeni reform hareketinde iktidar kanadının bu işi sağlama bağlaması gerekir. Hangi işi? Gelişigüzel belediyelere dıştan eleman almaları. Geçmişte bunun acısı çok çekilmiştir. Ta ki gelişigüzel işe alınma nedeniyle batma noktasına gelinceye kadar.
Kıbrıs Türk Havayolları’nın batması de sürekli eleman alınmasından kaynaklanmıyor mu?
Her ne ise... Elbet bir an gelecek ve şu eylem operasyonları bitip ülke sakinleşecek. Mağdur olacak olan çıkacak da, yine de iyi gözle bakmak istiyor insan bu eylemler sonrasına.
Bugün gerçekleşecek olan genel grev operasyonu ne derece kabul görecek veya etki tepki yaratacak. O da ayrı bir durum.
Dediğimiz gibi... Bu halk ne zor günler gördü geçirdi. Bunu mu atlatmayacak toplum.
Yani belediyecilerin isyanlarının sonlanması açısından. Doğru ve yerinde kararlar, tepki gelmeyecek kararlar ve huzur verici kararlar...