Cadı kazanı Ortadoğu

ABD eski Dışişleri Bakanlarından Albright Amerika’nın Ortadoğu politikası için en son ne buyurmuştu?
Demişti ki; “Amerika olarak Ortadoğu’da mezhep kavgalarını sonuna kadar istismar etmeliyiz!”
Ne demek bu, şu demek.
Ortadoğud mezhep farklılıkları ile potansiyel çatışma durumlarını aktif hale getirmek Amerika’Nın işine geliyor.
Başka bir deyişle Amerika Ortadoğudaki amaçlarına ulaşmak için çatışmaları araç olarak kullanıyor ve de kullanmakta bir taktik olarak fayda görüor.
Tabii ki mezhep farklılıklarına bir de etnik farklılıkları koyarsanız Türkiye’deki Kürt meselesiini daha iyi anlarsınız.
Aslına bakarsanız Ortadoğudaki yangının niye bu boyutlara ulaştığını daha iyi anlarsınız.
Suriye üç yıla yakın bir süredir kaynıyor.
Bu kaynama durumunun sıcağı Türkiye’ye de yansıyor.
Ayrıa Suriye’deki bu yangın içerisinde beslenen yeni bir güç de ortaya çıkarıyor.
Bu gücün adı İŞİD.
Irak Suriye İslam Devleti.
Adamlar Suriye’nin atesi içerisinde yetiştirilip silahlı bir güç olarak bu kez Irak’ı da bir güzel karıştırıyorlar.
Adına ister el kaide deyin, isterseniz acımasız bir terör gücü deyin.
Bu güç Irak’ta Musulu ele geçirmekle işe başlıyor.
Ve sonra da sürekli yayılıyor.
Çevrelerine yaydıkları korku nedeni ile de şimdilik kimse bunlarla başa çıkamıyor.
Bu gücün oluşup gelişmesinde, bilerek yada bilmeyerek, Türkiye’nin de dahli olduğu söyleniyor.
Türkiye’nin Suriye’deki karşıt güçleri desteklemek üzere böyle bir silahlı gurubun oluşmasında başlangıçta fayda gördüğü söylenşyor.
Ne var ki sonradan Ankara’nın elinden iğler kaçıyor.
Türkiye’nin Musul Konsolosluğu yetkilileri hala İSİD’in elinde.
***
Evet, Ortadoğu kaynıyor.
Esasen 2. Dünya savaşından bu yana bu bölge huzur yüzü görmedi.
Petrol bu bölgeye huzur değil lanet yağdırdı.
Günümüzde Suriye kaynıyor, Irak kaynıyor.
Mısır ve Filistin meselelerini de koyarsanız meselenin içerisine, bir cadı kazanıdır kaynayıp gidiyor.
Bu olaydan nasibini almayan kalmadı.
Kıbrıs’ın da 1963’den sonrasını düşünürseniz, onun da yaşadıkları az değil.
Umalım ki Kıbrıs daga kötülerini yaşamaz.
Ne var ki göstergeler pek de öyle değil.
Son günlerde Rum tarafından gelen haberlere göre oranın makamları endişeli.
İSİD’in oralarda da örgütlenmeye başladığı iddia ediliyor.
Eğer bu örgüt Güney’de örgütlenebiliyorsa Kuzey’de de, esen dinci akımlar nedeni ile daha da kolay örgütleniyor.
İşte felaketi siz o zaman görün.
Düşünün siz!
Afrodit’in adasında ana düzeni meme kesen, kelle götüren bir örgüt.
Kıbrıs Güneyi ile Kuzeyi ile bölgesine bir felaketi önlemek için ellerinden geleni yapmalı.
Yapılacak şey de öyle çok zor türden değil.
Saplantıları bırakarak bir tarihsel uzlaşı ile çözüm yolunda süratle çalışılmalı.
Çalışmalı ki bir AB ülkesi olarak adayı su Ortadoğu cehenneminin ateşi içerisinden elbirliği ile uzak tutabilelim.