Çıplak Etimiz

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba’’
Der bir şiirinde BİNBİR BEDROS.
Lise çağına gelmiş ve Türkçe içinde doğmuş gençler soruyorsa BİNBİR BEDROS da kim diye ve yukardaki şiirden de bi haberse bildiği tek küfür de ‘O.. ç.. ile A… s .. ise ne yazık ki Kıbrıs adasının KKTC ülkesindesiniz.
Anne babaları hele de dede nineleri binbir meşaggat ile yoktan yonga yaratarak kendi yağları ile kavurarak kendi ciğerlerini bir azınlık TOPLULUĞUNDAN ( ha bire ve sadece cehaleti sergileyen toplum değil topluluk)
Sorsak meclisteki o yılların ( 1950 – 1960 ) literatürü ile iki cemaat yerine üç cemaat denseydi kurucu anayasada ( hoppala bu da nerden çıktı demeyin Kıbrıs adasında 1970’lere kadar hatırı sayılır bir Ermeni topluluğu da vardı ki sayıları Türk topluluğuna yakın ve fakat ekonomik düzeyleri Türklerden ve Rumlardan çok daha iyi olan Ermeni topluluğu muhtemelen Rumların garp kurnazlığı ile kendilerini Kıbrıs adasında önemli bir unsur ( Ermeni unsuru ) olarak ortaya atmamış ve Rumların garp kurnazlığının gadri ile neredeyse yok olma tehlikesine maruz kalmışlardır.
Atai Kardeşler beyaz eşya ( buzdolabı ) ithalatına başlayıncaya kadar bütün Türkler buz dolaplarını Kıbrıs’ın en büyük tüccarları olan UZUNYAN ve SULTANYAN şirketinden almışlardır.
Adlarından da anlaşıldığı üzere Ermenidir Uzunyan Sultanyan.
Ve Çetinkaya’nın en sıkı rakiplerinden olan AYMA klübü de Ermenilerin spor klübüydü.
Vardı ya bizim Viktorya Kız okulumuz ve erkek lisemiz işte bu iki okuldan daha itibarlı ve kaliteli bir okuldu Ermenilerin MELKONYAN Mektebi.
Nerde şimdi 1970’lere kadar çok ciddi bir ekonomik gücü elinde bulunduran Ermeni topluluğu.
Rumların bize katılın rahat edersiniz aldatmacasına kurban giden yalana kanan Ermenilerden 1960 kurucu anayasa azınlık olarak bile söz etmez , kandırılmışlar ve Rumlara güvenmenin bedelini de asimile Kıbrıs Cumhuriyetine değil Kıbrıs Rum cemaatine ( o günkü literatürde cemaatın bu günkü literatürdeki karşılığı topluluktur) asimile olmuşlardır.
Evet şimdi zere sorumluluğu olan her bir kişi Kıbrıs adasında olup biten her şeyi yeniden düşünürse çok iyi eder..
Kimi sığ sağcıların hiddetle ve şiddetle istediği gibi Türkiye’ye ilhak olursak Çetinkaya da Ayma olur.
Ve Türkiye yetkilileri de bilmelidir ki Kıbrıs’a yerleşecek hiçbir Tükiye Türkü ya da Türkiye Kürdü Kıbrıs toprağı ve havası ile KIBRIS TÜRK HALKI GİBİ BÜTÜNLEŞEMEZ.
MEMLEKETİMİZ ÇIPLAK ETİMİZDİR