CTP’nin Federasyon Aşkı (I)

Geçenlerde CTP’nin yüksek tepelerinden şu mealde bir açıklama geldi:
-Antalya’da diplomasi forumuna gittik ve orada federasyon tezimizi bir kez daha bir güzel anlattık.
Maşallah.

***

Cici partimiz CTP, daha da cici partimiz CTP ve en cici partimiz CTP belli ki fena halde aşıktır.
Federasyon adlı bir güzeli sevmektedir.
Kara sevdadır.
Kapkara sevdadır.
Karşılıksız sevdadır.

***

Ama buna rağmen cici partimiz CTP işte böylesine bir aşk ateşinde cayır cayır yanmaktadır.
O kadar yanmaktadır ki bu aşkın dumanı tepesinden çıkmaktadır.
Ne Leyla ile Mecnun.
Ne Ferhat ile Şirin.
Ne Kerem ile Aslı.
Dünya tarihinde görülmemiştir şimdiye kadar böylesi bir ateşin aşk.

***

Kadim bir aşktır.
Ezelden ebede devam etmektedir.
Ünlü Macar şairi Petöfi Şandör’ün bir şiirinde vurguladığı gibi “ne gökyüzü melekleri ne deniz dibi cinleri hiç kimse ayıramaz cici partimiz CTP’yi bu federasyon güzelinden”.
Petöfi Şandör’ün Anna Belly aşkından daha da büyük bir aşk.

***

Ferhat dağları delmişti Şirin için.
Cici partimiz CTP kalbini parelemektedir federasyon güzeli uğruna.
Bu aşk Kerem ile Aslı aşkından daha derin, daha yakıcıdır.
Ünlü şair Ümit Yaşar Oğuzcan kendi aşkını bir şiirde şöyle anlatıyordu, ki bu şiir sonradan bestelenerek şarkı ve dillere destan olmuştur:
“Biraz kül biraz duman o benim işte, Kerem misali yanan o benim işte, inanma ben ben olduğuma, beni sevdiğin zaman o benim işte”.
Kerem de yanıyordu Aslı uğruna, ama cici partimiz CTP daha bir başka yanıyor federasyon güzeli uğruna.
Cehennem ateşlerinden daha beter yangınlarda yanmaktadır cici partimiz CTP.

***

Kerem’in aşk ateşinde oluşan duman Kerem’in sadece tepesinden çıkmaktaydı.
Oysa CTP’nin aşk ateşi hem üstünden hem altından çıkmakta.
Dünyanın en büyük orman yangını bile CTP’nin aşk ateşi kadar duman üretemez.

***

Cici partimiz CTP’nin federasyon güzeli nazlı bir ceylâna benzer.
Cilveli bir güzeldir, fettan bir güzeldir.
Ama kaçak bir güzeldir.
Elini bile tutturmuyor.
Saçını bile okşatmıyor.
Bir öpücük dahi ikram etmiyor cici partimiz CTP’ye.
Hep uzaktan baktırıyor.
Tıpkı türkülerde olduğu gibi.
Unutulmaz adınla dudakta kal sevgilim, hatıran yeter bana uzakta kal sevgilim, sakın güneş doğmasın şafakta kal sevgilim, hatıran yeter bana uzakta kal sevgilim.