Cyprus Mail'de Kıbrıs sorununun Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde yürütülmesinin sonuç vermeyen bir yöntem olduğuna ilişkin bir değerlendirme yer aldı.
Gazetenin Kıbrıs sorununa ilişkin kaleme aldığı değerlendirme yazısında, özellikle ada içerisinde ve dünyadaki gelişmeler ışığında BM’nin etkisizliğinin ortaya çıktığını ifade edilerek, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin Kıbrıs’ta uluslararası hukuk ve insan hakları ilkelerine dayalı bir çözümü garanti edemediği belirtildi.
“Belki de artık BM çerçevesinden uzaklaşmak ve Kıbrıs barış çabalarını Türkiye- Yunanistan diyaloğunun bir parçası haline getirmek gibi yeni bir yaklaşımı ele almanın zamanı geldi.” ifadelerini kullanan Cyprus Mail, “güçlülerin” hiçbir kurala uymadığı bir dönem yaşandığına dikkat çekerek, “radikal yeni bir yaklaşım” vurgusu yaptı.
- “BM’nin raporları iki tarafın klişe söylemlerinden öteye gidemiyor”
Değerlendirme yazısında, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne’nin perşembe günü BM Güvenlik Konseyi'ni, Kıbrıs'a ilişkin iki rapor hakkında bilgilendirdiğine dikkat çekilerek, Kıbrıs Haber Ajansı'nın haberine göre, Diagne’nin bu görüşme hakkında yorum yapmaktan kaçınarak, "henüz erken bir aşamadayız." dediği ifade edildi.
Değerlendirmede, Antonio Guterres'in ise BM Barış Gücü raporunda, gücün görev süresinin bir yıl daha uzatılmasını önerirken, “İyi Niyet Misyonu” raporunda 2025'teki geniş katılımlı gayri resmi toplantıların ve iki liderin görüşmelerinin, Kıbrıs sorununda ilerlemek için “yeni bir fırsat” olduğunu kaydettiği aktarıldı.BM’nin söz konusu yıllık raporlarının “iki tarafın klişe söylemlerine malzeme olmaktan öteye gitmediği” görüşü dile getirilen değerlendirmede, BM Genel Sekreteri’nin bile raporların “zaman kaybı” olduğunu kabul ettiği; bu nedenle taslakların yılda ikiden bire düşürüldüğü ileri sürüldü.
- “BM özel danışman pozisyonu kaldırıldı, bütçe azaltıldı”
Bu yıl harcamaların kısılacağına da dikkat çekilen değerlendirmede, Özel Danışman Ofisi bütçesinin 1,2 milyon dolar azaltıldığı ve 2017’de Espen Barth Eide'nin ayrılmasından beri boş olan Özel Danışman pozisyonu dahil sekiz kadronun kaldırıldığı kaydedildi.
Cyprus Mail değerlendirmesinde, bu gelişmelerin BM’nin Kıbrıs’taki ilgisizliğinin geç de olsa kabulü olduğunu ancak GKRY yönetiminin, Yeşil Hat’taki Barış Gücü askerlerinin varlığının verdiği “gerçek ya da sahte” güvenlik hissi nedeniyle bunu görmeyi reddettiği savunuldu.
“BM Barış Gücü, 60 yıldan fazladır buradadır. Bazıları, sonsuza kadar burada kalarak, ara bölgeyi koruyacağını ve statükoyu sürdüreceğini varsayıyor. Bu, BM’nin başarısızlıkla dolu geçmişine rağmen, hükümetin çözüm arayışının BM’nin liderliği ve aracılığıyla olması yönündeki tutumunu sürdürmesinin nedeni olabilir.” denilen açıklamada, Kıbrıslı Türkler ve Türkiye ile anlaşmaya ulaşmak için başka bir yöntem aranıp aranmayacağı soruldu.
- “Güçlü komşumuzun insafında olunmasına devam edilemez”
Değerlendirmede ayrıca, daha geniş bir çerçeveye işaret edilerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçilmesinden bu yana BM’nin tamamen marjinalleştiği, ABD desteğine dayandığı ifade edilen “kurallar temelli uluslararası düzen” görüntüsünün bile ortadan kalktığı öne sürüldü.
BM’nin ilgisizliğinin bir dizi gelişmeyle de ortaya çıktığı savunulan değerlendirmede, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalanması, İran’ın bombalanması, Gazze ateşkesi ve son olarak Trump’ın Avrupa Birliği’nin (AB) itirazlarını dikkate almadan Grönland’da kontrol kurma çabası örnek gösterildi; Kıbrıs barış sürecine dahil edilmesi istenen AB’nin de Trump’ın eylemleriyle marjinalleştiği ileri sürüldü.
Gerçeğin BM ve AB'nin, herhangi bir çerçevede uluslararası hukuk ve insan hakları ilkelerine dayalı bir çözümü garanti edemeyeceği olduğu ifade edilen değerlendirmede, şunlar kaydedildi:
“Belki de artık BM çerçevesinden uzaklaşmak ve Kıbrıs barış çabalarını Türkiye- Yunanistan diyaloğunun bir parçası haline getirmek gibi yeni bir yaklaşımı ele almanın zamanı geldi. Tarafların kabul edeceğinin garantisi olmamakla beraber, gerçekten iki taraf için uzun vadeli güvenliği sağlayacak bir çözüm isteniyorsa radikal bir yeni yaklaşım gereklidir. ‘Güçlülerin’ hiçbir kurala uymadığı bir dönemde, güçlü komşumuzun insafında olunmasına devam edilemez.”