DR. FAİZ SUCUOĞLU İSTİKRAR İSTEMEKTE HAKLIYDI

            Arkada bıraktığımız Erken Genel Seçimi boyunca Başbakan Dr. Faiz FAİZ

Sucuoğlu’nun vurgu yaptığı en önemli şey, “İSTİKRAR”dı.

            Sucuoğlu neden istikrar ve tek başına iktidar uğraşları içine girmişti?  Bunun yanıtı gayet basit...

            “Hükümet kurarken, radikal kararlar alırken, Türkiye ile olan ilişkilerde sorun yaşanmaması temel ilke olarak kendini gösterirken, yeni dönemde başkalarının kapısını çalmaksızın bütünlüklü bir politika ile tek başına iktidara gelmenin avantajı ile hareket edebilme erki düşünülürken, İSTİKRAR istenmiştir.”

            Bütün bunların kökünde yatan gerçek, hakikaten tek başına iktidar ve istikrarlı bir sürecin oluşumu düşünülmüştü.  Hem ekonomik, hem de siyaset açısından.

            O bağlamda “Faiz Sucuoğlu haklıydı istikrar istemekte” diyorum.

            Şimdi herşey geride kaldı.  Herşey geride kaldı, önümüze koalisyonlar tablosu çıktı.

            Böyle zamanlarda koalisyon kurmada anahtar konumuna gelen partiler yüklerini havaya yığarlar ve naza çekilirler genellikle.

            Geçmişte koalisyonlardan çok sıkıntılar çekilmiş ve yaşanmıştır.

            Şu anda önümüzdeki tablo, üç partili koalisyonu işaret ediyor ki, Sucuoğlu da bunu işaret ediyor.  Yani UBP+DP+HP.

            Esasında bu üç partisinin misyonu ve ideolojileri çok yakındır.  Hatta paraleldir desek yeridir. Böyle zamanlarda “keskin sirke gibi” kendi kabına ve kendi bünyesine zarar vermemesi adına, küçük partiler pozitif bir yapda olmalıdırlar diye düşünüyorum.

            Bu üçlü koalisyonla mecliste 30 rakamına ulaşılabildiğine göre sorun yok demektir.

            Bu süreçte Başbakan Dr. Faiz Sucuoğlu’nun verdiği mesajlar açık ve nettir.

            Sucuoğlu hükümet kurma formülünü şu şekilde tanımlamıştır:

            “Büyük bir olasılıkla üçlü koalisyon olacak.  Yani UBP+DP ve HP...  Veya UBP+CTP...  Koalisyon çalışmalarında YDP’yi düşünmüyoruz.”

            Sucuoğlu YDP için bu ifadeyi kullanırken ard düşünce gütmemiştir bana göre.  Madem üç parti 30 rakamına ulaşıp hükümeti kurabiliyor, neden bir üçüncü partiyi işin içine sokayım, dercesine bir duruştur o esasında.

            Fonksiyonel açıdan bu durumda YDP’nin hükümet kurmada pek fonsiyonu olmaz herhalde.

            Bir de daha geniş tabanlı hükümet formülünü düşünelim...

            Geniş tabanlı hükümet, ancak UBP ve CTP ile olabilir.  Neden olmasın ki...

            Bu iki partinin ideolojileri farklı olsa da temelde anlaşabilirler, bir tek Kıbrıs konusu dışında.

            Kıbrıs konusunda CTP, federasyon tezinde ısrarlı olabilecekken, herhalde UBP de, yan yana iki eşit, egemen küçük devlet temelinde tanınmayı içeren bir formülü savunacaktır.  Yani Ankara ve Ersin Tatar’ın formülü ve tezi...

            İş o noktaya geldiğinde kimse Ankara’yı, garantör Türkiye’yi gözardı edemez. Mutlaka bütünlüklü bir politikanın ortaya konması gerekir.

            Tabii bunlar, olasılıklardır.

            Şu anda CTP’nin görüntüsü, muhalefette kalarak daha da güçlenmektir.  Muhalefette olmak her zaman olumlu sonuçlar vermez.  Her ne kadar da dışardan gazel okunup, hükümet edenleri eleştirmek kolay olsa da, kendi tabanınız ve size oy veren seçmeniniz sizden icraat bekler, hükümette olmayı bekler ve umutları ile var olurlar.

            Lakin CTP’nin de koalisyon anlamında kapıyı kapadığını söyleyemeyiz.  Hele bir görelim dercesine bir tavrı var sol kanadın.

            TDP ile TKP siyaset haritasından silinmiş, hükümet etmede söz hakları da kalmamıştır, barajın altında kalmakla.  Bu da onların stratejik hatalarından olsa gerek.  Veya bölük pörçük olmalarından.

            Herşeye rağmen yeni süreç başladı.  Bugün yeni milletvekilleri mecliste yemin verip, hükümet kurma çalışmaları başlayacak.  Esasında Cumhurbaşkanı Ersin Tatar mesajı verdi.

            “Milletvekilleri yeminlerini yapsınlar, görevi UBP Genel Başkanı Dr. Faiz Sucuoğlu’na vereyim” demiştir.

            Haydi hayırlısı diyelim.  Yeni hükümetin eli kulağında.  Umarım CTP dışındaki diğer partiler seçimde gereken dersi almışlardır.  UBP’yi neden aynı potaya koydum?

            Aynı potaya koydum, çünkü UBP içinde de mühür kırarak başka partilerden sevdiklerine de oy veren insanlar yüzünden UBP tek başına iktidar şansına sahip olamamıştır.  Yine de hakkı olana hakkını vermek lazım.

            Bu seçimde zafer, UBP ile CTP’nin olmuştur. Çünkü her ikisi de milletvekili sayılarını artırmıştır, şu koronavirüs ve döviz tırmanış sürecine rağmen.

            Şimdi anladık mı Dr. Faiz Sucuoğlu neden tek başına iktidar ve istikrar talebinde bulunduğunu?