‘ Napacayık be ’ diye sordu Ertuğrul.
Terzi Salih’in, Parmaksız Salih’in oğlu Ertuğrul.
Her sene ne yapıyorsaydık onu, dedim.
Yıl 1981 idi ve Nisan ayının son günlerindeydik.
1976 yılından sonra kutlanmaya başlamıştı 1 Mayıs İşçi Bayramı.
Kenan Evren ve arkadaşları darbe yapıp da yönetimi ele geçirince, diğer pek çok yasağın yanında 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarını da yasaklamıştı. DİSK ve bağlı sendikalar bütün partiler kapatılmıştı.
Kenan Evren’in Türkiye için koyduğu yasaklar Kıbrıs’ta, Kıbrıs Türk Federe Devletinde nasıl karşılanacaktı.
Merak konusuydu, acaba KTFD hükümeti bu yasağı transfer edecek miydi.
KTFD hükümetinin 1 Mayıs kutlamaları yasaklanmıştır diye bir karar aldığını duymamış okumamıştım, şimdi de öyle bir kararı hatırlamıyorum.
Her yıl 1 Mayıs için yapılan heyecanlı hazırlıklar yoktu. Tedirgin ve endişeli bir bekleyiş hakimdi arkadaşlarda ve tabii ki bende de.
Ertuğrul en son 30 nisan tarihinde sormuştu ne yapacağımızı.
1 Mayıs 1981 sabahı Ertuğrul ile Hürriyet Matbaasında buluştuk ve Lekoşa’ya 1 Mayıs İşçi Bayramını kutlamak için gitme kararını alıp yola düştük. Ertuğrul’un kırmızı bir arabası vardı ona binip yola koyulduk ikimiz.
Yolda iki de kırmızı karanfil satın aldık.
Lefkoşa’da uygun bir yere park edip arabayı indik.
Ellerimizde kırmızı karanfillerle her yıl yürünen yolları iki başımıza ve ellerimizde karanfillerimizle yürüyüp Saray Önü’ne vardık.
Dikilitaş çemberinin etrafında iki tur atıp ellerimizdeki kırmızı karanfilleri Dikilitaş’ın dibine saygı ve onurla bıraktık.
Arabaya binip Girne’ye döndük.
Yanılmıyorsam 1 Mayıs kutlama komitesi 1981 kutlamalarını sinemaya aldırmıştı, bir sebeple sokaklarda yürüyüş eylemekten kaçınmış, sakınmışlardı.
O yıldan sonra taa 1996 yılına kadar hiçbir 1 Mayıs yürüyüşüne katılmadım, içimden gelmedi. Kendi kendimize koyduğumuz yasak ağırıma gitmişti.
1996 1 Mayısında konuşmacılardan birisi, karşıdaki UBP binasına doğru parmağını sallayarak ‘ asıl milliyetçi bizleriz işçiler emekçilerdir ’ diye kükreyince alanı terk ettim ve bir daha da gitmedim.
Bir hoşluk da 1 Mayıs yürüyüşlerinin sıcak sebebi ile akşam serinine alınması olmuştu, sürüyor halâ.
Demek ki neymiş, işçi sınıfına önderlik eden / edecek olan örgütler sendikalar partiler serin havada girişecekmiş ihtilâle.