Gutteres, Karma Oy Ve AB’nin Rum-Yunan “Taşeronluğu”

Bu yazıyı okurken, bir gün önce (27 Temmuz 2026 Pazartesi), BM’nin, görev devri sürecindeki Genel Sekreteri Gutteres Kıbrıs’a gelmiş ve programını uygulamaya başlamış olmalıdır.
İçtenlikle söylüyorum, adamın Kıbrıs’a gelişi bende hiçbir etki yapmadı. Onun gelişi söz konusu olunca, bir bardak suda fırtına koparılmasını da anlamadım. Her şeyden önce, çokça duyduğum gibi sihirli ya da tepeden inen çok güçlü bir elin mucizesine inanmam. Evet doğrudur, global güçlerin her zaman belirli konular için, yeri geldikçe revize ettikleri hazır senaryoları vardır ama artık her senaryolarını uygulayamıyorlar. Kaldı ki Kıbrıs için senaryoları varsa -ki eminim vardır- bu senaryo ya da senaryolar, kendi çıkarları içindir, bize yararı olmaz.
Sözün kısası, Gutteres şu anda Ada’dadır ama onun gelişinden önemli bir şey çıkacağı yönünde beklentim yoktur. Göreceğiz.

***
Seçime çeyrek kala seçim yasası ile oynamak kadar saçma bir şey yoktur ama bizde hep öyle olur. Nitekim, hemen her seçimde olduğu gibi, “karma oy” takıntısı yine siyaset gündeminin baş köşesine oturdu.
Çok yazdığım bir konudur, yineleyeyim: Karma oy konusu, Kıbrıs Türk Halkı tarafından içselleştirilmiş ve özümsenmiştir. 1976’dan beri, biri dışında tüm seçimlerde uygulanmıştır. Karma oyu kaldırmak, seçmenin içselleştirip özümsediği bir hakkın elinden alınması ve özgür iradesinin kısıtlanması anlamına gelir.
Ayrıca seçmenin bir partiye değil de kişilere oy vermesi, kendi kafasına göre bir koalisyon oluşturması anlamı taşır. Sistem zaten koalisyonları zorluyor, yasa değişsin ya da değişmesin, bir biçimde seçim bağlaşıklıkları da yapılıyor. Eeee niye seçmen de kendi kafasında bunu yapamasın?
Karma oy için söylenenlerden biri de çok sayıda oyun iptal edilmesidir. Oysa karmaşıklığı yaratan siyasettir, yasa yapıcıdır. Karma oy kullanacak seçmene, her ilçe için ayrı değil de bütünün üzerinde karma oy kullanma hakkı verin, sorun çözülür. Tercihler için de aynı yöntemi uygulayın, iş rayına girer.
Uzatmanın anlamı yok. Ben her dönemde karma oy konusunda üstüme düşeni yaptım. Yine yapacağım. Şunu da belirteyim ki karma oy konusu anayasal bir konudur ve ben şahsen, konunun anayasa mahkemesine gitmesi için elimden geleni yapacağım.

***
AB, Kıbrıs için özel temsilci atamış. Hadi canım sen de! Adamlar artık Rum-Yunan ikilisinin taşeronluğunu yüklenmiş, şimdi de bize sorma gereğini bile duymadan özel temsilci atıyorlar. Benim görüşüm net ve kesindir. AB’nin, değil olası bir müzakere sürecinde yer alması, daha önce ona verilen gözlemci statüsü de geri alınmalıdır. Dilerim diplomasi diye diye ya da sünnetçi korkutmaları, KKTC ile TC’ye yeni bir tarihsel hata yaptırtmaz çünkü atılan diplomasi kazıklarından kurtulmak çok da kolay değildir.