Güven Duymalı Akla

İnsan bedenen başka canlılara nazaran çok zayıf gelmiştir dünyaya.
Uzunca süre bakım ister toprağa basabilmek için; dengeli yürümek, koşmak ve bir tehlikeye maruz kalmamak adına büyüklerce korunmak gerekir.
Ve eğitim... Örgütlü ya da örgütsüz, neredeyse yaşamının dörtte biri eğitim ve öğretimle geçecektir insanın.
Sonra da öğrendiklerini kullanarak üretime geçecektir.
Çünkü insan ihtiyaçları sonsuzdur, ihtiyaçlarını giderecek imkânlar ise sınırlıdır.
Basit değildir insan ihtiyaçları. Bu nedenle üretim değerli bir etkinliktir.
İnsan, doğanın sonsuz kanuniyetlerini çözümlediği oranda yaşamayı hak eder ve çevresine egemen olur.
Hatta doğanın gizemlerini çözdükçe yaşam süresini bile uzatmayı başarır.
Aslında yağmur, rüzgâr gibi doğa olayları da bilgi yetersizliği nedeniyle tehlikeli olabilir insana.
İnsan doğa olaylarına hâkim olamadıkça, onlar afet olur, felaket olur.
Bir deprem olur; yığınla insan telef olur, yığınla bina yok olur.
Acıların tarifi olmaz.
Ama bir gün insan aklı yer altının gizemlerini de bilgi dağarcığına katacaktır.
O zaman hem önlemler artacak hem de yepyeni bilgiler teknolojiye güç katacaktır.
Yeter ki buna inansın insan.
Yeter ki akla güvensin insan.