☰
✕

Hak Eşitliği Ve Nerde Gezer Takyanoz

İlle de bilinmesi gereken bir kavram var ki, bırakın bilmeyi dile bile gelmiyor getirilmiyor.

Atla deve değil

Hak eşitliği kavramından giriyorum ; bakalım yazı nereye götürecek konuyu beni ve okuyacak olanları.

Fırsat eşitliğinden bol bol söz edilse de o da uygulanmayan bir kavram.

Ah benim güzel ve sizin güzel ve de bütün güzel lisanların yanı başında kendi özgünlüğü ile dimdik, dümdüz ve düpedüz duran, bütün diğer lisanlar gibi baş eğmeyen hatta dik başlı güzel Türkçem.

Bir lisan hem de ana lisan hakkı ve incelikleri ile kullanılamıyorsa vay gelir o lisanla okuyup yazanların ve o dilin coğrafyasına devletine.

Sıkı dur okuyucu.

KKTC ülkesinde ve devletinde hem de hak eşitliği adına okulsuz bırakıldı köyler ve neredeyse, bütün köylüler tarımdan, topraktan, hayvancılıktan çobanlıktan, çoktan ve zorla değil kendi gönüllülükleri ile kopup, ekmek parası adına ( bakın bir lisanı iğdiş etme daha) yüzlerce yıl hem köylüleri hem köyün kendisini ve hem de şehirleri doyuran toprak, tarım ve hayvancılık, koyun kuzu keçi peşinde ova, dağ bayır gezmek çobanlık etmek, sanki karın doyurma potansiyeline sahip değilmişşş gibi dirifil biçen, arpa buğday biçen orağı, su yolunu açmak ya da kapamak için kullanılan küreği bırakıp, otomobillerin kontak anahtarını önemsemek neyin nesiydi ki, evi köyde olan Kıbrıs Türk memur tayfası, daireden paydosla köye dönerken, yol üstündeki altısı da ( 6 ) süper olan marketlerden birinde durup, hiç utanıp sıkılmadan, yaptığının ne kadar anlamsız olduğunu bu kadar yılda fark edemeyip, yoğurt alır süt ve yumurta maydanoz ve marul ve daha neler.

İçinde köylü bırakmadığımız her köyde yemyeşil bir alan vardır, adına inatla stadyum dediğimiz ve işte o köylerde ithal çiçekler de satılır darts klüpleri de vardır ( ağla gözlerim ağla neler getirmişiz yurdumuzun başına )

Bütün anayasal örgütlerin ( ki onlar büyük bir lisan yoksunluğu ile hiç olmayacak bir şeyi oldurdular) ve asla yasalar ile en ufak bir uyumu olmamak esasına dayalı sivil toplum / sivil inisiyatif kavramını da, lisan bilmezlik ya da kavramın kendisi bile, benim bildiğimi bilemez üstten bakışıyla yasaların altına itip, barolar birliğine, ziraat mühendisleri odasına tabipler birliğine öğretmen ve memur sendikalarına STÖ dedik ve oturduk. NGO non goverment organization.

Oku bakayım a, oku bakayım y

Bir de oy verdik mi al sana örgüt sendika ve parti bunların hiç biri de, limanı gemiyi gemileri felaketten önce dillendirmedi zaten yıllar içinde bu ülke, devletini idare eden hükümetler eliyle köyleri ilkokulsuzlaştırılan ucube yapıya döndü

Ve evet

‘‘ Çocuklarımıza fırsat eşitliği sunuyoruz köy çocukları da branş dersleri alabilsinler’’ dediler

İki sendika bir de ubp nin sendikası eder 3 sendika şu kadar parti 50 vekil bir tanesi bile nedir ama yaptığımız kendi böğrümüze hançer saplıyoruz demedi.

Demediniz çünkü hayatı umursamıyorsunuz.