Hatırlayan çıkar mı bilmem, Türk futbol tarihinin en golcü santraforu olan Hakan Şükür kendisi ile yapılan bir söyleşide ‘‘ Mecliste görüşülen bu konu hakkında bir vekil olarak ne düşünüyorsunuz ’’ mealindeki bir soruya ‘‘ büyüklerimiz bilir ’’ diye yanıt vermişti.
O günlerin başbakanı bu yanıttan ziyadesiyle memnun kalmıştı, benim kuşun askerlerim aslandır aslan, diye düşünmüş olmalı o da.
Neyse geçelim Hakan Şükür’den daha fazlasını ne onu aday gösterenler ne de ona oy verenler bekliyordu zaten.
Sonradan jeton düşüp de büyüklerimiz bilir de kast edilenin başka bir din büyüğü olduğu anlaşılınca vekilliği düşürülmüş ve hatta hakkında gıyaben tutuklama kararı bile aldırılmıştı.
Büyüklerimiz bilir zavallılığı ne yazık ki, Balkan dağlarının doğusundaki demokrasilerde çok sık rastlanan siyasal ve kültürel bir zavallılık türüdür.
Bu zavallılığın en sık ve yaygın olarak görüldüğü ortamlar da siyasal ortamlardır.
Kendi ülkemiz KKTC’ni baz alırsak, üye olmak babında değilse de oy verme babında UBP saflarında birikmiş olan seçmen ordusunun her bir neferi kendi meşrebince bir büyük bellemiş o ne derse iyi ve doğru der hesabıyla her bir bakan ve dahi vekil karşısında el pençe divan değil mi.
Kendi çocuklarının gideceği ve eğitileceği okullar için Milli Eğitim Bakanı’nın hedefimiz eylül ayında tam gün eğitime geçmektir sözü karşısında bir tek UBP oy vericisinin bile ‘‘ hangi okullarda ve nasıl tam gün eğitim ’’ diye sorguladığını gördük mü, görme ihtimalimiz var mı.
Sayın Bakan evlatlarımızın öğle yemeklerini nerde ve nasıl yiyeceğini de bir zahmet anlatır mısınız diye sorduğuna şahit olabilecek miyiz.
Diğer bakanlıklar için de aynı durum söz konusu, bakanlar ve vekiller yetişip de en doğru ve en iyi bilen komuta kademesine yükseltildiği içindir ki o kervan öyle yürüyüp nurlu ufuklara doğru yerinde sayarak geleceğe yürüyor.
Peki milliyetçi mukaddesatçı kesim böyle de emekçi ve hatta devrimci kesim çok mu farklı.
Onlar da kendi kitlesel bütünlükleri içinde ve asla hiziplerden vaz geçmeden ustalar önderler ve onların havarileri bayrak sallayıcıları, sayesinde en doğru ve iyi bilenler ile müritler olarak şekillenmedi mi.
Ha Kuran kursu ha tenis kursu diyen başbuğa kendi emir erleri arasından tek bir itiraz yükselmediği gibi bu gün de hiziplerin hizip reizlerine karşı en ufak bir hayır / yanılıyorsun dediğine şahit olma olasılığı var mı.
Sıfır asker sıfır garanti diye inat eden AKEL, PEO ve EDON ile görüşerek barış için birliktelik mesajları verenlere, parti içinden ve parti içindeki belli başlı iki hizipten ‘‘ sayın büyüklerimiz, lütfen izah eder misiniz bir türlü TDP / TKP ile oluşturamadığımız bu birlikte mücadele etme meselesini nasıl olur da AKEL PEO ve EDON ile bu kadar kolay oluşturabiliyoruz diye.
EDON, PEO ve onların sahibi konumunda olan AKEL sıfır asker sıfır garanti konusunda bir adım bile geri atmayacaklarını bu kadar net bir şekilde açıklarken bizim onlarla birlikte barış mücadelesi vereceğimizi söylemek, bizim de sıfır asker sıfır garantiyi kabul ettiğimiz ALGISINI yaratmayacak mıdır.
Diye sorgulamak yok mu.
Ne demiştik Balkan dağlarının doğusunda siyasette büyüklerimiz bilir geçer akçedir.