İki delikanlı keyifli keyifli yürürlerken

İki delikanlı keyifli keyifli yürürlerken önlerinde ağacından kopmuş bir tane nar meyvesi görürler.
Bir tanesi fark eder etmez, “Bak…” demiş arkadaşına ve bunun üzerine başlamışlar sohbete.
— “Bir nar,” demiş hemenden.
Diğeri, “Evet, bir nar,” demiş ardından ve eklemiş: “Herhalde kopmuştur dalından.”
“Kopmuş ya da koparılmış…”
Ve böylece başlar münazara aralarında. Uzadıkça uzar da uzar aynı savlar. Münazara döner münakaşaya… Hem de sesler gittikçe yükselerekten.
Neredeyse çatışmaya dönüşecek bu münakaşa. Yoldan geçen bazı meraklılar başlarlar taraf olmaya. Devamında itişme, arbede…
Derken küçük bir çocuk, meyveyi kaptığı gibi doğru evine.
Arbedeyi sonlandırır böylece. Tartışma bir süre daha devam eder, sonra dağılır iştirakçiler.
Eskiden bir deyim vardı, hâlâ söylenir: “Avaracı papaz sağları gömer.”
Bu deyimin anlamını öğrenir insan yaşam süresince.