İki Elin Sesi Varsa / Bir Elin De Yapacakları Var

Kaç elle yazı yazabilirsiniz, iki elle yazı yazan biri var mıdır.
Hayır hayır hem sağ eli ve hem de sol eli ile yazabilen var mı diye sormuyorum, biliyorum / biliyorsunuz ki vardır hem de azımsanmayacak kadar.
Aynı anda iki elini birden kullanarak yazabilen var mıdır, sirk cambazı ya da palyaçosu aramıyor bu yazı.
Bu yazı diyor ki yazı tek elle yazılır iki elle değil.
Yaşar Kemal, Nazım Hikmet, Şekspir tek ellerini kullanarak yazdılar koca İnce Memed’i, Hamlet’i, Memleketimden İnsan Manzaralarını.
Tek elle yazılıyor yazılar çiziliyor boyanıyor resimler
Beri yandan da bir söz var atalardan günümüze armağan, birlikte hareket etmenin elzem olduğunu öğütleyen bir ata sözü.
Bir elin nesi var iki elin sesi var’ diyen bir söz.
Yanlış mı hayır değil ve fakat eksik.
Niye eksiğine daha sonra döneriz.
İki başına yürümez bebekler, evet anne babalarının gözü titizlikle dikkatle bebeğin üstündedir ve fakat ayaklanıp da yürümek kişinin tek başına bir başına başardığı bir şeydir.
Tek başına konuşmayı söker bebekler.
Bebeklikten çocukluğa geçerken en önemli merhaleler olan yürümek ve konuşmak elbette ki ailenin dikkatli sevgi dolu titizlikler altında bebeğin artık kendisi olma babında attığı ilk büyük adımlardır. Neredeyse devrimdir bebeği çocuğa ve giderek insana / kendine dönüştüren konuşmak ve yürümek eylemleri.
Demek ki neymiş iki elin sesi varsa bir insanın da bir başına / kendi başına yürümek ve konuşmak gibi büyük bir serencamı var.
Bilin ki tek bir maymun ağaçtan inip de yürümeye başladı diye insanlaşmadı kalabalıklar.
Çok sayıda maymun çok başka başka yerlerde ağaçlardan inip de yürümeye başlayınca bir canlı türü olan Homo Sapiens insanlaşmaya başlamıştı.
İnsanlaşmanın başlaması sürü başının peşinden gitmekle değil ama fakat kişi olmazdan önce sürünün bir bireyi olan her birin kendi ayakları ile kendi seçtiği yöne doğru yürümesi ve kendi özgün sesi ile ( lütfen dikkat buyurun herinsanın kendine özgü ve özgün sesi var ) kendi özgün ssi ile kendine özgü sözleri söylem haline getirmesi ile olmuştur.
İki elin sesi var evet ve her insanın kendi ayakları kendi ağzı ve iki el d olsa kendi elleri var.
Her bir insan kendi sözünü söyler ve kendi yolunu çizerse o zaman işte halk olunur ve güzel günler uzak değil yakın olur.
Evet iki elin sesi var ve iki elin çıkardığı ses alkıştan başka nedir ki
Ortalık alkışçı dolu ve fakat Abdülcanbaz’ı bilen hatırlayan gerek halklara.
Abdülcanbaz büyük karikatürist Turhan’ın ( Turhan Selçuk ) güzel günlere yürüyen / gündüzlerinde sömürülmeyen gecelerinde aç yatılmayan güzel günlere yürüyen çizgi roman kahramanı ki attığı tokatlarla tanınır bilinir.
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir / tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir şiarından hareketle dürüstlük / iyilik yoluna dönmemekte ısrar hatta inat eden kötülere aşkettimiydi tokadını Abdülcanbaz, hızır paşa bile olsa iki seksen yerle yeksan olurdu kötüler.
Tek başına ne mi yapabilir insanlar bir birlerini bulabilir ve kendileri kalarak orkestra ve koro oluşturabilirler