Gündem

İnsan Hakları Platformu: “Fiber Optik Altyapı Protokolü yeniden değerlendirilmeli”

İnsan Hakları Platformu, Fiber Optik Altyapı Protokolü’nün insan hakları, hukuk devleti ve demokratik teamüller çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

İnsan Hakları Platformu, Fiber Optik Altyapı Protokolü’nün insan hakları, hukuk devleti ve demokratik teamüller çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Platformdan yapılan açıklamada, protokolün yalnızca teknik bir iletişim yatırımı olmadığı, internet altyapısının ifade özgürlüğü, haber alma hakkı, örgütlenme özgürlüğü ve demokratik katılımın temel taşıyıcısı olduğu kaydedildi.
İnternet altyapısının işletme ve yönetiminin Türkiye’den özel bir şirkete verilerek tekelleştirilmesi ve merkezileştirilmesinin, özellikle demokratik kriz dönemlerinde ifade özgürlüğüne müdahale kapasitesini artırabilecek bir yapı oluşturduğu ileri sürülen açıklamada, demokratik toplum düzeninde iletişim altyapısının, çoğulcu kamusal tartışmayı güvence altına alacak şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtildi.

“Protokolün en riskli yönlerinden biri, kamusal nitelikteki bir altyapının işletilmesi ve yönetimi bağlamında özel bir şirkete geniş ve münhasır yetkiler tanınmasıdır.” ifadelerine yer verilen açıklamada, eleştirilerde bulunuldu.

Hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından birinin kamu gücünün hesap verebilir, denetlenebilir ve kamusal sorumluluk mekanizmalarına tabi olması olduğu belirtilen açıklamada, söz konusu düzenlemenin, özel bir şirkete kamu gücü uygulama ayrıcalığına benzer bir konum kazandırarak yerel idari kurumların yetki ve denetim kapasitesini ortadan kaldırdığı ileri sürüldü.

Açıklamada, protokolde veri güvenliğine ilişkin açık kuralların, sınırlandırmaların ve etkili denetim mekanizmalarının düzenlenmemiş olmasının, haberleşme gizliliği ve özel hayatın korunması bakımından veri güvenliği bağlamında ciddi riskler oluşturduğu savunuldu.

Sendikalar, meslek örgütleri, internet servis sağlayıcıları ile mecliste bağımsız milletvekilleri ve ana muhalefet vekillerinin, protokole karşı çıkarak açık bir irade ortaya koydukları belirtilen açıklamada, hükümete yönelik de eleştirilerde bulunuldu.

“Temel hakları ve kamusal egemenliği ilgilendiren böylesi yapısal bir düzenlemenin, geniş toplumsal mutabakat aranmaksızın ve örgütlü toplumun açık itirazları görmezden gelinerek yürürlüğe konulmaya çalışılması demokratik meşruiyet krizine yol açmaktadır.” ifadelerine yer verilen açıklamada; Hükümetin yükselen itirazlara kulak vermesi ve düzenlemeyi insan hakları, hukuk devleti ve demokratik denetim ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirmesi gerektiği kaydedildi.