İyi idare.

İdare, ülkeyi yöneten kadroya denmektedir.

Parlamenter sistemlerde, idarenin başı, Başbakan'dır.

Başkanlık sistemlerinde ise, Başkan'dır.

Yarı başkanlık sistemlerinde ise, bu ikiye bölünür. Başkan (cumhurbaşkanı) ve Başbakan.

Onların altında, Bakanlar Kurulu. Yani Bakanlar gelir.

En altta da, devleti yöneten, devlet çarkının dönmesini sağlayan kamu personeli.

Devlet çarkının, külliyen dönmesine; İdare...

Bu çarkı döndürenlere ise, idaresi denir.

Bu değişik kurumlarda da mümkün.

Devletin kurumlarından birinde çalışan, görev ve yetkilerini en iyi bir şekilde yerine getiren ve halkla ilişkileri düzgün olan, halk psikolojisini anlayan, bir kamu görevlisi veya bakan, halk indinde: 'iyi idarecidir'...

Aksi hareket eden, iyi idareci değil, halk indinde 'kötü iadareci' olarak nitelendirilir.

Tabii, kötü idareci olarak nitelendirilen kişi, insan olarak çok iyi birisi olabilir.

Dünya, artık hukukun üstünlüğü ilkesi ile idare edilmeye çalışılmaktadır.

Halk tabiri ise, mevzuat.

Mevzuatı bilmeyen bir idareci, ne kadar iyi olursa olsun, idare ettiği kurum ve müessesede, o kurumun mevzuatını bilmiyorsa, ne kadar çabalarsa çabalasın, iyi idareci olmayı da istese, iyi şdareci olamaz.

Olsa olsa keyfi bir idareci olur.

Bir de, idareciler var ki, oturdukları makam, ailelerinden miras kalmış gibi, ne mevzuat ne de yasa tanırlar.

'Bildikleri bildik, çaldıkları düdük'

Kestikleri de kestik.

Bizde de, bu yukarıda anlattığım tipte, Tipleme idareciler vardır.

Aslında sadece bizde değil, dünyada da vardır.

İdareyi, bütün bu olumsuzluklardan arındırmak için hükümet bir yasa yaparak meclisten geçirdi.

Bu yasanın adı 'İyi İdare Yasası'.

Bugün sütunumda, bu yasayı ele alıp irdelemek istedim.Hükümet ve Meclis bu yasaya onay verirken, ülkede idarenin, ğlkeyi iyi idare edemediği kanısına vararak mı bu yasayı geçirmiştir?

Kötü idare ve idareciler, icraatları ile vatandaşlara büyük olumsuzluklar yaşatmakta ve onları zararlara da sokmaktadırlar.

Bütün bu olumsuzlukların önüne geçmek için vatandaşınkamu gücü karşısında menfaatlerini korumak için Meclis'ten bu yasa çıkarılmıştır.

Sözkonusu yasanın vatandaşın hakkını nasıl koruyacağı konusunda çıkarılan bazı maddelerine bakalım;

Yasayla vatandaşa katılım ilkesi getirilmiştir.

Bu ilke ile; 'İdare. özel kişilere, hak ve çıkarlarını etkileyen idarei işlemlerin hazırlığına ve uygulamasının denetlenmesine katılma olanağı' tanınmıştır.

İdare veya idareci, işlemi yapmadan önce; vatandaşa, hazırlık aşamasında bilgi vermek yükümlülüğündedir.

Hayatın gizliliği saklı kalarak, idari işlemler açıklık ilkesi kuralları doğrultusunda aleni olacaktır.

İdareye, yetkisi çerçevesinde iş yapması için bir veya birden fazla vatandaş müracaatta bulunabilir.

İdare bir ay içinde yanıt vermek durumundadır. Yanıt vermezse, doğacak olan zararları gidermek zorunda bırakılmıştır.

İdare, işlem yapmadan önce, ilgili kişileri dinlemek zorundadır.

İdari işlemlerden dolayı, işleme karşı olan vatandaşların hangi hukuki yollara başvuracaklarını da tebligatlarında bildirmek zorundadırlar.

İdare, 75 gün içerisinde, yaptığı işlemleri geri alabilir.

Vatandaş, idarenin işlem ve kabahatlerinden dolayı verdiği zarar karşısında 75 gün içerisinde iptal davası açabilir.

Vatandaş, idarenin ihmali sonucu olarak, meşru menfaati etkilenmişse, yine dava açma hakkına sahiptir.

İdare, işlem ve ihmalinden dolayı vatandaşa verdiği zararı gidermekle sorumludur.

Zararı veren kamu görevlisi ise, bu zarar doğrultusundaki kusuru oranında yönelir.

Bu yasa ile, idare, mahkemelerin verecekleri kararlara uymak zorundadır.

Bunu yerine getirmeyen kamu görevlilierine karşı, tazminat davası açılabilir.

İyi İdare Yasası ile ilgili olarak belli başlı kuralları kamuoyunun bilgisine getirmeye çalıştım.

Bu yasa ile idarenin icraat yaparken iki defa düşünerek hareket etmesi sağlanmıştır.

Tabii bunların yerine gelmesi ve getirilmesi için yasanın KKTC'deki tüm kamu görevlileri tarafından bilinmesi gerekiyor.

Bu yasa çıktıktan sonra bu sağlandı mı?

Buna evet demek mümkün değildir.

Kamuda çalışan birçok kamu görevlisi, böyle bir yasanın Meclisten geçtiğinden bile habsersiz.

Tabii, bu yasayı salt bilmekle de, bu yasa kuralları uygulanamaz.

İdarenin, idari mevzuatı bilmesi gerekmektedir.

Bu, biliniyor mu?

Buna evet demek mümkün değildir.

Öyle ise yapılacak olan, bu yasa ile birlikte ilgili idarenin mevzuatı da o idaredeki kamu görevlilerine hizmet içi eğitimler vererek sağlanmalıdır.

Bizde bu aksaklık, kamu hizmetinden tayin almadan atanan geçici personelle kendini daha da hissettirmektedir.

Çünkü, belirli kadrolara alımlarda, o kadroya alınacak kişilerde aranan vasıflar, alınan geçicilerde aranmaktadır.

Dolayısı ile geçici olarak göreve başladıkları mevzuatı da bilemezler.

Yasa, bilgisiz ve keyfi idarecilere karşı vatandaşı korumak maksadı ile çıkarılması, alkışlanacak bir olay.

Vatandaşa, idarenin icraatlarına karşı mahkemelere başvurmanın yolunu açıyor, bunu daha da kolaylaştırıyor.

Bu yasa, mevcut yargının işleyişini de göz önünde bulundurarak, mahkemelerin yükünü biraz daha arttıracağa benziyor.

Bir de konunun meclisten ele alınmasının, mahkemelerin yükünü hafifletecek yasaların ve olanakların düşünülmesinin zamanı gelmedi mi?