Kıbrıs Türkleri’nin Devletleşme Süreci

9 Şubat 2025 (dün) itibarıyla, Türk Tarih Kurumu, Başkent Üniversitesi Kıbrıs Türk Tarihi Araştırma Merkezi ve BRT Kurumu’nun ortak projesi olan “Kıbrıs Türkleri’nin Devletleşme Süreci” ile ilgili sözlü tarih çalışması başladı. İki yıl süreyle bu süreçte yer alanların anlatıları, akademik kurallara uygun biçimde sesli, görüntülü ve yazılı olarak kayda geçirilip arşivlenecek ve toplumsal belleğe kazandırılacak!
"Yaşadığımız devletleşme süreci, neredeyse ve birçok konuda olduğu gibi “sui generis” ya da “kendine özgü!” Sürecin, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklığı, bu cumhuriyetin fonksiyonel federatif/konfederatif birimi Türk Cemaat Meclisi, Genel Komite, Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Yönetimi, Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi, Kıbrıs Türk Federe Devleti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi aşamaları var. Büyük olasılıkla, Dünya’daki en eski/köklü ülkelerde bile böyle bir bolluk yok. Ayrıca on bir yılda iki kurucu meclis, iki anayasa referandumu gibi büyük olasılıkla hiçbir ülkede olmayan gerçekliklerimiz de var.
Aslında bu çalışmaların çoktan yapılması gerekirdi çünkü doğa kanunları gereği tanıklar bir bir bu dünyadan göçüyor. Bundan dolayı ve ne yazık ki bu sürecin özellikle ilk aşamalarının canlı tanığı kalmadı. İlerleyen sürecin aşamalarında ise, çok az yükselen bir eğri var. Yani eskiye gittikçe hayattaki tanıkların sayısı azalıyor.
Hem tüm bu süreçlerin çok az sayıdaki canlı ve etkin tanıklarından birisi, hem Proje’nin bir parçası olarak, baştan sona sözlü tarih çalışmalarının içinde olacağım. 27 Ocak 2026 günü bu sayfada dile getirdiğim, Türk Tarih Kurumu, Başkent Üniversitesi ve Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı (KKTC) ortaklığında 2023-2025 yılları arasında gerçekleştirilen "Mücahit ve Mücahidelerin Anlatımıyla Kıbrıs Türk Millî Mücadelesi" Projesi kapsamında yapılan sözlü tarih çalışmalarının da bir parçasıydım. O projenin, bol sesli ve görüntülü arşiv malzemesi yanında (biri yayımlanmış, biri yayımlanma aşamasında olan) beş ciltlik külliyat gibi bir kazanımı söz konusu! Hedef, bu Proje’den de benzeri kazanımlar çıkması!
Kıbrıs Türk Halkı’nın bunlar ve bunlar gibi bilgi birikimi çalışmalarına gereksinimi var. Ben kendimi bu konuda görevli sayıyorum. En büyük hedeflerimden biri, kapsamlı ve en az 14 ciltli bir ansiklopediyi ülkemize kazandırmaktı. Bunun için çok ve yıllarca çaba harcadım ama olmadı. Neyse ki bu hedefin bir kısmını gerçekleştirme olanağı doğdu: Gazimağusa Ansiklopedisi’nden söz ediyorum. 13 Ocak 2026 Salı günü bu sayfada o projeden söz etmiştim. Gazimağusa Belediyesi-DAÜ iş birliği ile bu Proje’nin çalışmaları başlamış durumda! Proje’nin yürütücüsü, geçmişte yıllarımı verdiğim DAÜ- KAM, ilk aşama olarak ansiklopedi maddelerini saptama çalışmalarına başladı bile!
Memleket yangın yeri gibi! Erken seçim, yargı ile ilgili anayasa tartışmaları, seçim yasasını partilerin çıkarına dönüştürme çabaları süregitsin, ülkede siyaset kurumunun dışında bir şeyler yapma çabaları da var.
2026 yılı içinde, bu sayfada sizinle daha nice güzellikler paylaşacağımı umut ediyorum.

DOSTUM BABAHAN ŞERİF
Yukarıdaki yazımı kaleme alırken beni şok eden bir sosyal medya paylaşımı ile karşılaştım. Yakın dostum Özbek yazar ve çevirmen Babahan Şerif sonsuzluğa göç etmiş. Bir yıl kadar önce Kıbrıs’ta birlikte vakit geçirmiş, evime de gelmişti. Birkaç gün önce de bir dostla ondan söz etmiştik.
Torunu bir ara buradaki bir üniversitede okumuş, sonra Türkiye’ye yatay geçiş yapmıştı. Burada iken torununu bana emanet etmişti. O vesileyle Ada’ya gelen kızı ile de tanışmıştım. Adı gibi babacan bir aile reisiydi.
Pek bilinmez ama Babahan Şerif Kıbrıs'ı iyi bilirdi ve Özbekistan'da Kıbrıs Türk Edebiyatı’nı, bu bağlamda birçok Kıbrıslı Türk şair ve yazarını tanıtıcı yayınlar yapmıştı. (Bir yazımda bu çalışmalarını paylaşmayı isterim.) Mangal romanımı da bazı öykülerimle birlikte Özbekçe’ye aktararak kitaplaştırmış (2009), hatta kitapta yer alan “Sabır” adlı öyküm Özbekistan’da yılın en iyi öyküsü olarak ödüllendirilmişti. Son gelişinde ilk kez gördüğü ve 2022’de Türk Devletleri Teşkilatı desteği ve iş birliği ile Türk Dil Kurumu tarafından “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” Edebiyat (Roman) Ödülü’ne layık görülen Kaza romanımı da Özbekçe’ye çevirip yayımlayacağını söylemişti.
Kaç kez ve ısrarla beni Özbekistan'a davet etmişti. Beni Özbek Yazarlar Birliği ile tanıştıracak ve birlikte bir şeyler yapmaya çalışacaktık. Ne yazık ki bugün yarın diye diye bu davete uyamamıştım. Özbekistan’a giden bazı dostları onunla buluşturmuş ve bundan her giden memnun ayrılmıştı.
Öyle bir aydın kültür insanıydı Babahan Şerif!
Ailesi babasını; yakınları sevdiklerini; ülkesi ve Türk dünyası dolu dolu bir değerini, Kıbrıs Türkleri bir dostunu yitirdi. Herkesin başı sağ olsun. Onu rahmetle, saygı ve sevgi ile anıyorum.
Seni, sohbetlerini çok özleyeceğim Babahan Gardaş! Işıklar içinde uyu!