Kim Derdi Narsist Olacak

Nur topu gibi, beyaz tenli, renkli gözlü sevimli bir oğlan çocuğu olarak doğdu. İlk olarak ailesinin, sonrası yakın çevresinin gözdesi oldu. Hep sevgi ile, el üstünde, istisnai muamele ile büyütüleceği önceden belli idi.
Kardeşlerinde ayrıcalıklı gösterilmesi rahatsızlık vermesine karşın, o bu durumun farkında değil; aksine bu durumdan memnun ve mutluydu. Böyle böyle bütün çocukluğu istediği gibi, ayrıcalıklı muamele ile geçti.
Kendisi bu durumundan memnun olduğu halde, çevresindeki bireyler kendini beğenmişliğinden, herkese tepeden bakmasından, “küçük dağları ben yarattım” gibi büyüklenmesinden ve zaman zaman hastalık haline gelmiş bu halini yaşamak ve yaşatmak istemesinden rahatsız oluyordu. Bu tablonun psikiyatrik ifade ile narsizm olduğunu, bu nedenle çevresini kendinden tiksindirdiğini bilmiyordu ya da hiç umursamıyordu.
O narsist olarak doğmadı ama yakın çevresi onu korkunç bir narsist yaptı. Yaşadığı sürece halinden mutlu olabilirdi fakat kendini yalnızlığa terk edilmiş olarak yaşadı. Adamakıllı bencildi; candan dostu olmadı. Çünkü o kendinden başka kimseleri sevmedi.
Neredeyse ölümü ardından mezar törenine katılanların sayısı parmakla sayılacak kadar azdı. O sevimli bir bebek olarak doğdu, sevildi; fakat narsist olarak ömrünü tamamladı. Yaşarken ne sevildi ne de sayıldı… Çünkü o psikiyatrik bir narsisti.
Demek ki insan doğumuyla ölçülü sevilmeli, ayrıcalıklı büyütülmemeli; sosyal bir unsur olması için ona destek verilmeli, dengeli bir sevgiyle yetiştirilmelidir.