Konuşmada Güven

Hoştur gözlerle konuşmak... Aslında özüdür insanın konuşmak. Çağlar önce, büyük Yunan filozofu Aristo, insanı tanımlarken “İnsan düşünen bir hayvandır.” demişti.
Ve bu tanımıyla düşünmenin insan için ne kadar önem arz etmekte olduğunu vurgulamıştı.
Aristo hâlen bir tarih olmuştur. Fakat insan tanımı hâlâ ömrünü sürdürüyor.
En keskin biçimde insan ürünü düşünce, konuşma veya yazma ile ifade bulmaktadır. Bu sayede de insan ve/veya toplumlararası iletişim mümkün olabilmektedir.
Düşünme ve konuşma arasındaki illiyet, Aristo’nun ünlü insan tanımına konuşmayı da katmamaya mecbur etmiştir.
Hayvanların birbirleriyle nasıl koklaşarak iletişim kurdukları bir gerçektir. Buna mukabil insanların gözleriyle de nasıl konuşup anlaştıkları herkesin malumudur.
Konuşurken niye insanlar bakıyorlar birbirlerinin gözlerine?
Bilinir ki herhangi bir iletişimde gözler ve bakışlar çok önemlidir. Çoğu kez söylemez miyiz, “Kişinin doğru söylediğini gözlerinden anladım.” diye.
Hatta gözler o kadar güven vermekte ki insana, “Gözler yalan söylemez.” diye söylenir konuşma esnasında.
Bazen de bir insanın konuşurken karşısındaki kişinin gözlerini kaçırdığını fark etmesi bir güvensizliği ifade etmektedir. Ve bir de deriz ki ardından: “Gözler yalan söylemez.”
İşte bu ifade ile insanlar arasında güvenin ne kadar önemli olduğu belirtilmektedir.