On bin yıl önce ile bu gün arasındaki en belirgin fark nedir diye bir soru abes gelse de ( herkesin yanıtı ezbere bildiğinden hareketle abes gelse de ) kazın ayağı hiç de öyle değil.
On bin yıl önce ile bu gün arasındaki en belirgin fark yiyeceklerin akıl almaz ölçüde çeşitlenmesi ve bollaşması desem ne dersiniz.
Akıl almaz değil mi yıl on iki ay 364 bile değil 365 gün muz kiwi avakado cennet hurması arzu yemişi ve benzeri yiyecek / tropikal yiyecekleri marketlerde / süper marketlerde ve alfa mega erülkü gibi mega marketlerde görebiliyor olmamız.
Ha ebet parası olan yiyemez de parası olmayanların da portakal neyimize yetmezdi nedir bu mango guafa diye itiraz ettiğini hiç görmedim duymadım.
Bir futbol takımı adı olarak da kullanılan Cihangir köylülerinin lig şampiyonluğu yarışında köylerinin adının bu kadar sık geçiyor olması da ne kadar saçma salak bir hayatı yaşıyor olduğumuzun bir başka kanıtı değil midir.
Sulu tarım yapacak suyu bulamayan hatta çiçeklerini sulayacak kadar suyu bulmakta bile zorluk çeken köylerimizde köylülerin ilkokul değil ama mutlaka çim futbol sahası istiyor olmaları hangi pilav yemenin Arapçası ise Müslüman devletlerinin ABD İsrail ortak manyaklığının İran’a Gazze’ye ölüm yağdırmalarını destekliyor olmaları da aynı tüketim çağının tükenmişliği değil midir.
Taş devri tunç devri derken ve on bin yıl önce bin insanı kasten öldürebilmek için on bin ok ve yaya on bin baltaya on bin kılıca gereksinim varken modern uygarlık çağı adı verilen bu çağda bir manyağın / iki manyağın arzusu ile bir saniye içinde on binlerce insanın öldürülebileceği bir çağı yaşıyoruz ve bu pislik buraya devrilirken sessiz kalarak hatta istekli davranarak suç ortağı olduğumuzun farkında mıyız acaba.
Farkında olmadığımızdan eminim.
Eminim çünkü üstümüzde uygulamalarına gönüllü olduğumuz farkındalık seminerleri ile bizi konu komşumuzun önemsenmemesi gerektiğini ve fakat AB devletlerinin yaşama biçemlerinin çok çokk önemli olduğuna ikna ettiler ve öyle olduk.
Yıl on iki ay 52 hafta ve 365 gün tropikal meyveler süper mega marketleri süsledi ve biz alkışladık
Sonuç mu işte egosantrik manyaklığın doruğu olan trumph ve işte uluslararası hukuk denilen kapitalizm aygıtı.
Bu yazıyı yazarken bir yandan da çok az insanın kapitalizmin aygıtı olmaktan kendini kurtardığını düşünüyorum.
Şimdi dileyen arzu eden portakalın yokluğu ile kiwinin varlığının ABD İsrail katilliği ile ne ilgisi var diyebilir.
Çok ilgisi olduğunu kendi kendinize görmeye başlarsanız, İspanya Başbakanı gibi siyasetçiler belki çoğalabilir
Bu ilişkiyi kuramayacağımız içindir ki İspanya’da Franco’yu hortlatmak için seferber olacaktır çok dişli canavar.
Bakkalların yok edilmesi ve devasa marketlerin her türlü tüketim maddesini gözümüze sokarak bizi tüketilecek nesne haline getirmesi boşuna çabaları değildi
Sonuç mu akıllı telefonlar dünyasının ( digital dünyanı ) bir tık ile on binleri öldürmesi ve bir tıkla bizi tepkisiz hale sokması