Kuşlarla Uçmak

Göksel Arsoy.
O da kim diye soran olursa, bir zahmet öğrensin, googleya sorarsa kolayca öğrenebilir.
Göksel Arsoy Belgin Doruk’a yeşil pancurlu bahçeli küçük bahçeli bir evimiz olacak ve içinde gülen çocuklarımızla mutlu bir hayatımız olacak derdi.
Ediz Hun aynı senaryoyu Hülya Koçyiğit’le ve Tarık Akan da Hale Soygazi ile oynardı.
Kendilerini akıllı ve akıllı oldukları için de batılı ve kendileri / kendi ahbap tekkeleri dışındaki bütün Türkleri de ahmak ve kaba saba görenler bu filimler karşısında ‘‘ ne olacak Türk filmi’’ deyip dudak bükerler ve Cüneyt Arkın filimlerini abartılı bulduklarından tek başına bütün Viet Nam ordusunu döven rocky balboa ve rambo filimlerinin hasılat rekorları kırmasında pay sahibi olurlardı.
Geçelim.
Bu gün artık yeşil pancurlu küçük bahçesi olan evler hayalleri süslemiyor ve daha da kötüsü dün BRT de kendisi ile röportaj yapılan bir genç, gelecek için hayallerin nedir sorusuna önce askere gitmek sonra iş bulmak diye yanıtlıyordu. Beterin beteri de şu ki soruyu soran – ama bunlar hayal olamayacak kadar gerçek- demeyi akıl bile etmedi.
İnsanın insanı insan olduğu için sevdiği günlerden, insan kıymetinin para ile ölçüldüğü günlere geldik ve debeleniyoruz.
Debelendikçe de batıyoruz.
Nereye kadar batacağız diye sormasın kimse.
Sormasın çünkü bu yalnız ülkede ( gerçekten yalnız ülke ) kendilerini muhalif diye konumlandıranların en birinci mottosu BATAKLIKTA GÜLİSTAN OLMAZ safsatasıdır.
Yaşadığı ülkeyi bataklık gören ya da mandra gören bir sözüm ona bir muhalif zihniyet ancak davar olur ve bataklık çamuru olur.
Herkes herkesi bu bataklık çamurunda aşağıya çekmeye çalışırken anlamalıyız ki bu ülkeyi yöneten zihniyette dip yok.
Dip yok ama
Ama gökyüzü var ufuk da var
BUSE kızımız gökyüzüne dokundu ona borçluyuz.
Bir yandan insanı insan olarak, parası olduğu için babası zengin ya da hükümet olduğu için değil insan olduğu için severek aşık olarak renkli pancurlu bahçeli içinde mutlu ailelerin yaşadığı küçük evler hayal edebilir ve ufka bakabiliriz.
Şimdi göğe bakalım BUSE uçuyor kuşlarla beraber.
Teşekkürler BUSE ve ona omuz veren her bir kişiye, ilk antrenörü  Çilem Özkaya Özteknik’e de canı gönülden teşekkürler