Küslükten Sakınma

Kolaydır küsmek, kavgalı olmak, kırgınlık yaşamak…
İcabında karşılaşınca, istemli veya istemsiz olarak yüz çevirmek başkalarına.
Bir de üstüne üstlük kısa veya uzun vadeli küsüşmek.
Bir de ismi anılınca veya sözü edilince muhatabına öfke duymak…
Küs yaşamak başkasıyla.
Neden?
Niye küskün olsun ki insan hemcinslerine?
Saçma…
İnsanın insana reva gördüğü haksız bir ceza.
Yakışmıyor insana.
Sorun olacaksa, kısıtlayabilir başkalarıyla ilişkilerini.
Kimi mutlu eder ki küsüşmek?
Huzursuz olmak ya da huzursuz etmek başkalarını…
Zevkli mi küs yaşamak?
Düşünse insan biraz; “Küslük” denilen olayın, çözümü zor olmayan basit bir abartı olduğunu kolayca anlayacak.
Bir özeleştiri uygulasa kendine insan, belki de kendi de gülecek bu anlamsızlığa.
Çoğu kez anlaşmazlık sebebi, incir çekirdeğini bile doldurmaz.
Üstüne üstlük olayı gurur sorunu yapmak bence boşuna; abesle iştigal…
Yeter ki siz kendinizi küçümsemeyin, başkaları da sizi küçümsemez.
Mutluluk bir bakıma, insanın insanla dostluk içinde yaşaması değil midir?
Anlaşmanız zor ise bir başkasıyla, mesafeli olmak sorunu çözer…