Ne Güzeldi Eskiden Yaz Geceleri

Çocukken yaz gecelerinde avluya serilen şilteler üstünde sırtüstü yatarken büyükler daldan dala sohbet etmekteydiler.

Önemli eğlencemiz olurdu yaz geceleri. Daha gündüzken gecedeki yaşantıyı iple çekerdik.

Anam çoğu kez usulca mutfağa girer, sonra da elinde ya patlamış mısır, bazen de un helvası getirip sunmaktaydı bizlere.

Ne kadar büyük bir iştahla yerdik sunulanları...

Bu âlemlerimize sadece aile efradı değil, yakın akraba ve çok sıkı fıkı olduğumuz komşular da katılıyordu.

Unutulmaz gecelerdi bu yaz geceleri...

Bir de sırtüstü yatarak simsiyah, aysız gecelerde pırıl pırıl yıldızları seyretmekle yetinmeyip bir de onları sayma huyum vardı.

Birler, onlar, yüzler, binler derken arada bir kesinti olur ve sil baştan saymaya başlardım kararlılıkla.

Bir de herkesin gökyüzünde bir yıldızı olduğu söylemine o kadar inanmıştım ki her gece sırtüstü yatarken gökyüzünde kendi yıldızımı arar dururdum.

Sonra yeniden yıldızları saymaya başlardım. Birler, onlar, yüzler, binler derken küçücük beynim o kadar yorgun düşerdi ki sayarken uykuya dalardım.

Ne yazık ki hiçbir zaman sabahleyin kaybolacak olan yıldızları uğurlayabilmem asla mümkün olmazdı.

Çok güzeldi eskiden yaz geceleri.