Neyin Bayramı?

Bir bayram yaşadık…
Daha doğrusu onlar yaşadı, biz bıyık altından seyrettik.
Neyin bayramıydı…
Guterres bayramı.
Bayram davulları daha Guterres gelmeden çalmaya başladı, geldikten sonra da yeri-göğü, hatta yer altını ve deniz dibini dahi çınlatarak ayyuka çıktı.
Kulaklarımızın zarı patladı.
***
Kimin bayramıydı?
“Birleşik Kıbrıs” namı altında bir daha ayrılmamak üzere siyasal göbeklerini Rum’un haçlı göbeğine raptetmek için sokağa dökülen sözde barışçı güruhlarının bayramı.
Sandılar ki Guterres bir Kılıç Aslan’dır ve de Hazreti Ali’nin kılıcını istimal ederek kronikleşmiş ve artık tedavi kabul etmeyen Kıbrıs düğümünü tek hamlede paramparça edecek.
Belli ki siyasal bilinçten yoksun oldukları, tarihten ibret dersi almayı bilmedikleri gibi daha dün denecek kadar yakın zamanda yaşananlardan bile bihaberdirler.
Yeşil başlı ördek misali hâyâl âlemlerinde yüzüyorlar.
Yüzüyorlar ama ne var ki doğru dürüst kulaç atmasını da bilmiyorlar.
***
Guterres kimdir, nedir, statüsü nedir, yetkisi nedir, bütün bunlardan dahi külliyen ve cümleten habersizdirler.
Sandılar ki Guterres gelecek, işgâl ordularının başkumandanı gibi emredecek, biz de kınalı kuzular misali boynumuzu uzatıp “yes be annem” diyeceğiz.
Oysa kazın ayağı hiç de öyle değil.
Bunu anlamak için Guterres’in statüsüne ve de yetkisine bakmak lâzım.
Kâğıt üstünde Guterres Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’dir, yani BM üyesi yüzlerce milletin Genel Sekreteri.
Fiiliyatta ise bunun gerçeklikle hiçbir alâkası yoktur.
Guterres, kâğıt üstünde ne yazarsa yazsın, fiiliyatta BM üyesi bütün milletlerin değil, sadece Güvenlik Konseyi’nin Genel Sekreteri’dir, yani o kurumun memurudur.
Hatta şunu da söyleyebiliriz ki Guterres aslında Güvenlik Konseyi’nin bile değil, sadece ve sadece Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinin Genel Sekreteri yani memurudur.
Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan ve zaman zaman belli sürelerle seçilen üyelerinin dahi üyelik sıfatı bile sadece kâğıt üstünde ve formalite gereğidir.
BM Genel Kurulu’nun kararları tavsiye niteliğindedir, bağlayıcılığı yoktur.
Güvenlik Konseyi’nde ise bir tek daimi üye bile “veto” dese hiçbir karar alınamaz.
Başka bir anlatımla BM’nin bütün üyeleri bir karar alsalar, ancak o karar Güvenlik Konseyi’nde Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya veya Çin tarafından, yani bir tek daimi üye tarafından vetoya uğrasa yok hükmündedir.
Hal böyle olduğuna göre Guterres’ten ve/veya BM’den medet umup bayram şenliğine yeltenmek abestir.
Nitekim bu gerçekleri Guterres herkesten iyi bildiği içindir ki geldi ve şunu söyledi:
-Kıbrıs’ta çözüm tarafların iradesi ve garantör devletlerin katkısıyla bulunabilir.
Böylece “Birleşik Kıbrıs” namı altında Rum’la göbek birleştirmeye kalkışanlar kayıtsız şartsız şapa oturdular.
Bu da demektir ki Kıbrıs Türk’ünün iradesini ve Türkiye’mizin garantisini bertaraf edemezsiniz.
***
Guterres’in hangi noktaya kadar yetkili olduğunu görmek için sadece Gazze örneğine bakmak yeterlidir.
Gazze’de tarihte görülmemiş bir insanlık faciası yaşanmaktadır.
Katliam vardır, soykırım vardır, insanlar ve özellikle kadınlarla çocuklar uzun zamandan beri bombalarla paramparça edilmekte, sağ kalanlar açlıktan, susuzluktan, kışın soğuktan, yazın sıcaktan ölmektedirler.
Netanyahu şahane bir barbarlık uygulamakta, dünya ise sadece bir film seyreder gibi bir tavır içindedir.
Guterres’in buna isyan ettiğini ve Yahudi zulmüne karşı zaman zaman sesini yükselttiğini biliyoruz.
Ne var ki kimsenin taktığı yok.
Hatta başta Amerika olmak üzere emperyalizm barbarlığın devamı için Netanyahu canavarını silâhla donatmaktadır.
Guterres’in hali, statüsü ve yetkisi bu çerçevededir.
İsyanları oynasa da ne yazık ki bulabileceği hiçbir çare yoktur.
***
“Birleşik Kıbrıs” paravanına sarılarak Rum’la siyaseten göbek bağlamaya yeltenen sözde barışçılar unutmasınlar ki eğer Türkiye’miz olmasaydı, eğer askerimiz gelmeseydi biz Kıbrıs Türk’leri Gazze’den daha beter olacaktık ve şu anda ya toplu mezarlarda ya da göç yollarında bulunacaktık.
Biz bu vatanı ve bu devleti sokakta bulmadık, kimseye sattırmayız, göbeğimizi raptetmek istedikleri Rum sürülerine de teslim etmeyiz.
Bu da böylece iyi biline ve kulaklara küpe oluna.