O

Yazmasaydım.
İkinci nesil Kıbrıs Türk işçi hareketinin insanıydı.
Peki Kıbrıs Türk işçi hareketi var mıydı / var mı
Yok.
Bir başına O işçi hareketiydi.
O’ndan önce ve sonra da sendikal hareketlere yöneticilik yapanlar oldu olmasına ve fakat kabullenmesi zor ve zaten kabul etmeyecekler biliyorum ve anlıyorum itirazlarını. O’ndan başka tüm yöneticiler en azından bir denediler vekil olmayı.
Aralarından yeterli oyu alıp vekillik sandalyesine / makamına oturanlar da oldu, bunu yaparken kötü niyetliydiler demiyorum, vekil olunca daha yararlı olabileceklerini düşündüler, bu düşünce de onlarda büyük işler yapmak için işçi sınıfının haklarını değil vekil olmanın ihtimallerini aramaya yönlendirdi.
Yazmasaydım.
İnsandı
Çok güzel ve iyi insandı.
İşçi hareketi onun yaşama alanıydı dersem başka yaşama alanlarına karşı ilgisiz olduğu anlamını sakın çıkarmayın.
Ne kadar işçi hakları için adanmış iseydi hayatı o kadar da kediler köpekler ve yerli çiçekler ağaçlar otlar için en çok da çocuklar için de adanmış bir hayattı O’nunki.
Al yaprak çiçekleriyle de konuşurdu fabrika işçileri, belediye işçileri ile konuştuğu gibi sevgiden ibaret bir hale olurdu hep O ve çiçekler kediler ve çocuklar arasında.
Arkadaş ne demekse bir kelâm, bir mana olarak öyle arkadaştı.
O yoldaş dediğinde söylediği şey Gotha ve Erfurt Programının eleştirisi ya Ailenin Devletin ve Özel Mülkiyetin Kökeni değil. Aynı yolu omuz başında yürümekti.
Kaç tane yoldaş var o ayrı bir mesele.
Kıbrıs Türk İşçi Sınıfı sınıfsal bir karakter olarak maalesef ki yok.
O bir başına Kıbrıs Türk İşçi Sınıfıydı ve.
Dostum arkadaşım güle güle İNSANDINEksik kaldı insanlık.