Rum Savunma Bakanı Vasilis Palmas Kıbrıs’taki egemen İngiliz askeri üssü Ağrotur’a yapılan İHA saldırısının ardından “Centauro” ve bir ileri teknoloji İHA-savar sistemi daha almak için Yunanistan ile istişare içerisinde olduklarını söyledi.
“Türkiye, Güney Kıbrıs’a saldırırsa Yunanistan’ın kesin yardıma geleceğinden” emin olan Palmas bugün İran’a karşı yanlarında olan diğerleri hakkında kesin konuşamıyor.
Palmas, haftalık Kathimerini’nin “Milli Muhafız Ordusu’nun Hava Savunmasını, Deniz Kuvvetini ve Tanklarını Güçlendiriyoruz” başlığıyla aktardığı özel söyleşide, Avrupa askeri güçlerinin Güney Kıbrıs’a konuşlanmasının ana amacının, destek vermek ve güvenlik şemsiyesi oluşturmak olduğunu öne sürdü.
Palmas, ABD ve İsrail’in İran saldırılarında Güney Kıbrıs’ın herhangi bir tehdit almadığını, tehdidin, İngilizleri, Amerikan ve İsraillilerin müttefiki gören Hizbullah, Hamas ve Husi’lerden geldiğini belirtti.
İngilizlerin üslerde yaptıkları hakkında bize tam bilgi verme zorunluluğu yok”
İngilizlerin, İran saldırılarının başladığı ilk günden beridir Kıbrıs’taki üslerin saldırılarda kullanılmadığı, kullanılacaksa da insani misyonlar için kullanılacağı yolunda teminat verdiğini kaydetti.
“İngiliz üslerinde Amerikan kuvveti var mı?” sorusuna karşılık “Kesin bir şey diyemem ama olmadığını düşünüyorum.” diyerek söze başlayan Palmas “İngilizlerin, üs bölgesinden yaptığı eylemler hakkında bize tam bilgi verme zorunluluğu yok.” ifadesini kullandı. Güney Kıbrıs’ın en üst seviyede güvende olabilmesi için İngiliz üs makamlarıyla karşılıklı bilgi alışverişi yaptıklarını ekledi.
Palmas Ağrotur’a düşen İHA’nın neden tespit edilmediği ve RMMO veya üsler tarafından düşürülmediği sorusuna karşılık “90-100 mil hızla bin feet yükseklikte uçan küçük bir İHA olduğu için saptanamadı. Radarlar böyle bir İHA’yı saptamakta zorlanıyor.” dedi, İran İHA’sının ancak, sahip olduğu radar sistemi nedeniyle havadaki bir uçak tarafından saptanabileceğini söyledi.
Mevcut hava savunma sisteminin en üst seviyede olduğunu, ancak tam bir savunmanın mümkün olamadığını belirten Palmas, en güçlü hava savunma sistemine sahip İsrail’de bile füzelerin hedefini bulabildiğine dikkat çekti.
-“Yunanistan’dan Centauros ve diğer bir İHA-savar sistemi almak için istişare içerisindeyiz”
Palmas, SAFE programı çerçevesinde İHA-savar sistemleri edinerek hava savunmasını güçlendirmek yönünde bazı eylemlerde bulunduklarını söyledi. “Yunanistan’dan ‘Centauros’ ve diğer bir İHA-savar sistemi edinmek için istişarelerimiz ileri aşamada bulunuyor. Deniz kuvvetini ve Milli Muhafız Ordusu’nun tank dinamiğini daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı. Gazetenin, hangi ülkelerden bu tür sistemler alınacağını sormasına karşılık “Bu aşamada daha fazla bir şey söyleyemem.” dedi.
Savaşlarda artık İHA’ların belirleyici rol oynamakta olduğu hatırlatılan Palmas’a RMMO’ya bu tür saldırı ve diğer İHA sistemleri alınıp alınmayacağı soruldu. Rum Bakan RMMO’nun “güçlenmekte ve modern savaş alanına uyumlanmakta olduğunu” söylemekle yetindi.
Palmas, RMMO’nun radar ve hava savunma sistemlerinin sürekli devrede olduğunu ancak şu ana kadar İHA veya füze engellemek için kullanılmadığını, buna gerek olmadığını anlattı.
Şu ana kadar Ağrotur’a bir İHA düştüğünü ve üslere yönelmiş iki İHA’nın daha denize düştüğü bilgisi aldıklarını söyleyen Palmas, iki İHA’nın düşürülmediğini söyledi. İki İHA’nın ya hedefe ulaşamadığından ya da hedef şaşırdığından, kendiliğinden denize düştüğü bilgisini verdi. Şu ana kadar Ada yönünde füze ateşlenmediğini de aktardı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, sosyal medya hesabından (Güney) Kıbrıs’a birçok İHA ve füze saldırısından söz ettiği hatırlatıldığında Palmas “Fransa Cumhurbaşkanı gerçeği yansıtmayan bir açıklama yaptı ancak devamında X hesabından, Kıbrıs’ı değil genel olarak bölgeyi kast ettiği yönünde bir paylaşım yaptı”. dedi.
Palmas, “Ağrotur’u bir İHA vurdu ve iki İHA da denize düştüyse bölgedeki bu benzeri görülmemiş askeri toplaşma neden?” sorusuna karşılık “Böyle kaygan bir durumda, bu istemler kullanılıyorken, yanlış hesaplama yapılabilir ve üsler yerine Kıbrıs vurulabilir. Bu nedenle bütün önleyici önlemler alınıyor ve koruma şemsiyesi oluşturuluyor.” dedi.
-“Durum normale döndüğünde üslerin statüsünün yeniden görüşülmesi veya Ada’dan gitmesi dahil bütün olasılıkları tartışmaya açabiliriz”
Rum yönetiminin, İngiliz egemen askeri üslerinin varlığını risk kaynağı görüp görmediği sorulduğunda ise Palmas “Bölgedeki gelişmeler, gerilim döneminde herhangi bir askeri altyapının bölgedeki güvenlik seviyesini etkileyebileceğini gördük. Bu nedenle, Ada’nın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için durumu sürekli izliyor ve ortaklarımızla sürekli eşgüdüm içerisinde hareket ediyoruz” dedi. Durum normale döndüğünde üsler konusunu tartışmaya açabileceklerini, yapılacak görüşmenin üslerin statüsünün yeniden görüşülmesi veya Ada’dan gitmesi dahil bütün olasılıkları içermesi gerektiğini sözlerine ekledi.
-“Yunan Silahlı Kuvvetleri buradadır”
Palmas, Güney Kıbrıs’ta bir şeylerin sözde kalmaması, pratiğe dökülmesi gerektiği tartışmaları çerçevesinde Yunanistan’la ortak savunma sahası doktrininin yeniden canlanmasından da söz edildiği hatırlatıldığında “Ölçü sözler değil eylemlerdir” dedi, şunları ekledi:
“Yunan Silahlı Kuvvetleri buradadır. Yunanistan’ın yakın mı uzak mı olduğunu gösteren değere sahip siyasi bir eylemdir. Yunan F-16’ları günlük devriye görevi yapıyor ancak şu ana kadar herhangi bir füze imha etmelerine ya da İHA düşürmelerine gerek olmadı. Aynı şey ’Kimon’ ve ‘Psara’ fırkateynleri için de geçerli. Türk F-16’ları bizi endişelendirmiyor. İşgali 52 yıldır yaşıyoruz.”
-“Türkiye Kıbrıs’a saldırırsa, Yunanistan kesin gelir, diğerleri için kesin konuşmak zor”
Vasilis Palmas, Güney Kıbrıs’a askeri güç gönderen bütün Avrupa ülkelerinin Avrupa dayanışması, Güney Kıbrıs’ın ortakları ile yürüttüğü ikili, üçlü ve çok taraflı iş birlikleri çerçevesinde Güney Kıbrıs’ı desteklemek için geldiğini, bunu baştan beyan ettiklerini söyledi.
“Kıbrıs Türkiye’den saldırı görürse, bugünkü gibi Kıbrıs halkını korumaya gelecekler mi?” sorusuna karşılık Palmas “Yunanistan kesin gelecek. Diğerleri için kesin konuşmak zor. Samimi olmak isterim. Türkiye NATO üyesidir ve Avrupa ile özel ilişkileri var, İran ise üçüncü ülke.”
Avrupa devletlerinin askeri güçlerini ayrı ayrı göndermesinin, AB sözleşmesinin 42 (7) maddesi üye devlet saldırı alırsa devreye girmesinden kaynaklandığını, son olayda böyle bir şey yaşanmadığını anlatan Palmas, "AB’den süratle cevap talep ettik ancak maalesef AB mekanizması bunu yerine getirmedi.” dedi.
-“NATO üyeliğinin önünde Türkiye var, NATO’nun bekleme salonu olan Barış İçin Ortaklığa başvurulabilir”
Palmas, Güney Kıbrıs’ın AB’ye üyeliğinden beri yüzünü Batı’ya döndüğünü, bunun ABD ve İsrail ile ilişkilerin derinleştirilmesi ile güçlendiğini söyledi. AB üyesi ülkelerin büyük bölümünün aynı zamanda NATO üyesi olduğunu, Rum yönetiminin de NATO’ya girilmesi gerektiği yönünde kararı bulunduğunu söyleyen Palmas “Ancak bu arzunun gerçekleşmesinin önünde, başvuru yaparsak veto edeceğini söyleyen Türkiye engeli var.” dedi. Rum yönetiminin, niyetini net olarak göstermek için NATO’ya üyelik başvurusu yapıp yapamayacağı sorusuna “Böyle bir karar yok.” karşılığını veren Palmas, ABD ve diğer ortaklarının veto kullanmaması için Türkiye’ye baskı yapıp yapamayacağı sorusuna “O noktada olduğumuzu düşünmüyorum.” cevabını verdi. Palmas NATO’nun bekleme salonu olan “Barış İçin Ortaklık” kurumuna katılım başvurusu yapılabileceğini, bunun siyasi bir karar olduğunu kaydetti.