RUSYA VE UKRAYNA ÇATIŞMASINDA EZİLEN ÇİMENLER

Hani her zaman kullandığımız bir darb-ı mesel vardır.

            “Filler çarpışır, çimenler ezilir.”

            Söyleyen ne kadar güzel söylemiş.

            Yalan mı?

            Büyük güçler veya güçlü olanlar çarpışır, arada kalan masum halk da ezilip yok olur.

            Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etme veya batıya karşı kendine bir tehdit olarak görmesi, bu durumu yarattı.

            Bütün mesele, Ukrayna’nın Avrupa Birliği ve NATO ile yakın ilişki içinde olması.

            Bence sadece bu değildir.  Bunun kökünde yatan zengin doğal kaynaklar ve maden yataklarıdır.  Ama eşeğini dövecek olan, semerini de ona göre hazırlar. 

            Dünya medyasına düşen bilgi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aylardan beri Ukrayna’ya karşı saldırı düzenleyeceğine dairdi. Lakin Putin bütün bu iddiaları reddetmiş.

            Bir süre önce de Rusya, Ukrayna sınırına 200 bin asker yığınağı yapmıştı.

            Putin için önemli olan, doğu bölgesinin Donbas’taki Rus ırkçılarının kontrolüne geçmiş olmasıdır.  Dayanak nedir?  Sadece bu mu? Değildir elbette.

            Rusya’nın tavrı belirlenince, batıdaki huzursuzluk da hat safhaya çıktı.  Görülen oydu ki, Rusya, Ukrayna’nın o bölgeyi işgale doğru gidişidir. Hatta batının en büyük endişesi, olası bir işgalin hiç durmayacağı ve tüm Ukrayna’yı işgal edeceği yönündedir.

            Hal böyle olunca, batı ülkeleri ve özellikle Amerikan yanlısı ülkeler, Rusya’ya yaptırım uygulamasına gidince, iş çığrından çıktı.  Belki daha ileriye gidilmeden diplomatik zorlamalarla bu iş soğur ve orada kalırdı en azından.  Ama olmadı.  O zaman Putin, kafesinden çıkan arslanlar gibi kükreyerek saldırıya geçti.

            Gerçekten batı bu işten son derece huzursuzdur.

            Gelişen ülkeler çıkarları ve ilişkileri bir tarafa bırakılarak meydana gelen cepheleşmeler ve zıtlıklar, genel anlamda çok büyük kayıp ve zararlara neden olmaktadır ve daha da olacaktır da. Şimdi bombalar yağıyor Ukrayna’nın başına.  Yüzlerce masum insan hayatını kaybediyor ve bombalardan yaralanıyor.  Bunlarla beraber evleri başlarına yıkılıyor. İnsanlar açlık ve sefaletle karşı karşıya kalıyor.

            Genel olarak değerlendirirsek, bu mesele güçler çatışmasıdır.  Bir diğer deyişle, birinin öteki üzerinde egemen olma ve güç dengelerini kendi lehine geliştirmesidir.

            Yaptırımlara göre, Rusya bundan sonra batılı bankalardan borç alamayacaktır.  Veya herhangi bir finans kuruluşundan.

            Birleşmiş Milletler uzlaşı ve diplomatik temas sürecine dair mesaj veriyor.  Bir çok batı ülkesi de bu işgali kınıyor ve protesto ediyor.

            Ya arada kalan zavallı insanlar...

            Dedik ya, “Filler çarpışır, çimenler ezilir” diye.

            Gerçek olan odur ki, bütün dünya bu savaştan ciddi şekilde etkilenecektir.  Mesela dünyada en büyük zahire üreten ülke Ukrayna’dır.  Yani yarın ekmeksiz de kalabiliriz.  Bunun yanında petrol fiyatlarında ciddi artış kapıya dayanacak.

            Döviz yeniden depara kalktı şimdiden.  Türkiye de buğdayını Ukrayna’dan temin ediyor.  Yani arpa buğday konusunda çok büyük bir kriz ve sıkıntı yaşanabilir.

            Gözle görülebilecek en önemli sektörlerden birisi de turizmdir.  Mesela Türkiye ve Kıbrıs’a tatile gelecek Rus ve Ukrayna turizmcileri, bu savaş döneminde bütün çıkışları donduruyor.  Çok büyük bir turizm kaybı kendini gösterecek gibi.

            Pandemi derken, bu kez de Ukrayna krizi geldi dayandı kapıya.

            Halbuki bu yılın turizm statistiklerinin olumlu yönde tırmanışa geçeceği varsayılıyordu.  Hani aşıdır, insanları kendilerini koruma ve sağlık bilinci açısından.  Demek savaş nedeniyle bütün Rus seyahat acenteleri, bütün destinasyonlarını iptal etme yönüne gidecek.  Hatta gitmeye başladılar bile de diyebiliriz.

            Geçmişte kalan körfez savaşlarını hatırlayınız.  Körfez savaşlarında da turizm sektörümüz büyük yara almıştı.  Hatta bazı otel işletmeleri batma noktasına gelmişti.

            Elbet bu iş de büyük kayıplar pahasına çözümlenecek veya dondurulacak, hatta bir ortak yol bulunacak.  Ama ne zaman?  Savaşın alevleri yükseldikçe yükseliyor.  Doğu ile batı arasında kocaman kin duvarları yükseldi.

            Umudumuz odur ki, bundan sonra bir ortak yol bulunsuz ve şu Rusya işgali son bulsun.  İnsanlar ölmesin...  Evler yıkılmasın...  Ekonomi yara almasın ve en önemlisi güvenli bir yaşantı sağlansın.