Sanat Bir Anlamıyla Da Ahlâktır

Yeniden ve yeniden bakmalıyız adına sanat denen şeye şeylere.
Elbette ki Musa heykelinin ya da Mona Lisa resminin sanat olmadığını söyleyecek öne sürecek değilim.
Değilim ve fakat nasıl ki 8 milyar insan varsa dünyada 8 milyar dünya var diye tez öne sürsem buna kimse karşı çıkmaz çıkamaz demeyeceğim, çünkü anlama kapasitesi diye bir şey var.
2025 yılındayız ve Kıbrıs adasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diye kurduğumuz devletin sınırları içinde yaşıyoruz bu gerçeklik de bize her bir Kıbrıs Türkünün kendine özgü sanat anlayışına sahip olması olanağını yaratıyor.
Ama nasıl ki her bir kişinin kendine özgü ahlâk anlayışının olması yanında toplu halde yaşıyor olmanın dikte ettirdiği ( dikte ettirdiği meselesinden gıcık alanlar alsınlar gıcıklarını ) ortaklaşılan bir ahlâk anlayışı olduğu gibi ortaklaşılması gereken sanat anlayışı da olmalı.
Nedir bu derseniz.
Evvel emirde sanat ahlâk dışı olmaz olmamalıdır ( ahlâkı iffet ile / kadınların bedenleri ile saptayanlara yuh olsun )
Buyurun şimdi okuyacaklarınız Arthur Rimbaud’u ilahlaştırmamız için 13 neden başlıklı bir yazıdan alınmıştır ‘‘ O kadar sefil bir hayat yaşamıştı ki ne olursa olsun para kazanmak istiyordu; bu uğurda silah ve köle ticareti işine bile bulaştı.’’ İşte bu yaklaşım ahlâksız bir yaklaşımdır ve hangi yılda yapılmış olursa olsun köle ve silah ticareti yapan birisine sanatçı denmez denmemelidir. İsteyen der ve zaten Arthur Rimbaud’u sanatçı kabul etmiyen bir tek ben olabilirim ve bu konuda söylenecekler umurumda bile değil.
Yalanı meşrulaştırmak için de sanat yapılmaz / yapılamaz yapanların suratına yalanları vurulmalıdır.
Yanılabilir her bir kişi.
Yanılgılarla sanat yapılmaz demiyorum, yalanlarla sanat olmaz diyorum.
Sözüm özüne dönerek ‘‘ öldüğü için oğluma teşekkür ederim / öldü de aç bırakmak utancından kurtardı beni ’’ diye bir şiir olmaz bu söz yığını ahlâk dışı bir söz yığınıdır ve asla şiir olarak anılmamalıdır.
Bu söz yığını yazanın bir şiir yanılgısıdır diyelim ve geçelim, geçelim çünkü şairin böylesi söz yanılgısı çok değildir hatta nerdeyse tektir.
Küfürle hakaretle hele de kadınları aşağılayarak da sanat olmaz. Bukovski yazıp duruyor ve çok satıyor diye sanatçı olmaz.
Fakat.
Fakatı şu.
Ortada bir kâğıt ver ve Rum komşularımız bu kâğıt benimdir diye ayak sürüyor inat ediyor kağıdı masadan alıp dosyasına koymaya çalışıyor ve biz dur be refik bu kâğıdı ikiye bölelim bir kısmı da izim olsun kâğıdın bütünü ikimizin olsun dediğimiz için, adada olup biten bütün kötülüklerin sorumlusunu biz diye göstermeye gayret eden sanat olmaz