yennar
Çünkü yırtılınca gece yaprakları ağzından akan bir suyla yıkanır gelir
İlkyazdır adın sonsuzluğunda şiirin.
Çünkü alır beni benden sürer hüzün ki serçe yavrusudur ıslanmış aşkın yağmurunda yüzün
Derim ki demdir dövüp demiri tavında çıkarım yasak dağlarına şarkımla inerim suyuna.
İpek
Çünkü ellerin bir değse ah değse elime yıldızlar iner gözlerinden nar bahçeme
Neyin sesidir ki suaya benzer su ah bir ah bir kuştur
Hiç kalkmaz içimdeki çocuğun omzunda oturur
Aç
Atı al ve yatır kendini karanfilin köküne.
Söyle söylenmeyen şarkısını çocukların yasaklanmış emirle kanunla devletle.
Ağzımda büyüt tarlanı ve gel
Dokuyorum seni şiirimle
Çünkü sen
Kuytumda kırlangıç kasırgası nar çiçeği ve arı
Bal
Ki ağzımda sesin
Sensin
Kırklanmış sulardan
İçtim
Çaya vurdum kendimi
Aktığım hüzün
Geceyi yatırınca kelama
İner dağlarından ömrüme ille de
İlle yüzün
Çünkü gördüğü gözün bir çift kanattır alevden gün ağarır gözlerinde ve sürer göğsümün tarlasını aşkla.
Ve büyürüm emerek memelerini şaraba keser ömrüm.
Çünkü yangınla dokunur dağıma ve sorulur iki dağın öpüşmesinden başka nedir ki deniz.
Akşamın da ucudur ucucuna dokunan gözlerin sabaha.
İpek
Çünkü
Sevişirken kurtulur insan dünden ve yazar kendini köpükle güne.
Gün bastığı yerdir güvercin ayaklarını kaldırma hiç kalbimden.
Beni benimle sorgula ve gel sonrasında denizime
Çünkü çiçeği ovaların her dem taze teninde akar yüzünün dereleri hiç durmaz derinimde
İpek
Çünkü ten içre tenin bir can var can içre sende
İnersin çıkılmadık dağlarından evrenin ve esersin esrikliğin amentüsüyle
İpek bir rüzgardır çünkü esen ruhundan ömrüme
Sözlerin akınca
Ağzından
Mevsimi der ve
Yaprağa durur ağaç
Herbir yaprağı saçlarında incidir
Ve sahici ipek
Tenindir günle gecenin
Bıçak sırtı sınırı
Aşarım ah benim yaram
Kanayan derininde