Taşlar topladım tuzla sevişmiş günde gecede, ateşler yaktım bedenimden,
çamurlar yoğurdum, kerpiçler tuğlalar, yazılar yazdım tabletlere duvarlara,
aşkın yüzüsuyu hürmetine yürüdüm yollarımı.
Duydum kendi sesimi
sesimle söyledim.
ilahidir ve tek
akar içimden
içine.
aşkla.
yıka beni ey gök,
ki yücesin
çıkıp yücelerden seyran eyleyim yüzünü
ışık, ey ışık al beni yak
kendi ateşimle.
külden ateş yakmak bizimkisi, suyun akarında gitmek,
ve kilim dokumak
sevdanın ilmeğini dolayıp boynumuza aşk olmak.
Eyyy yüce gök ve ışık
beni aşkla ıslah et, yedi katından yedi rüzgârla es beni savur dağlardan dalgalara kumlara taşa ve kuşa
Sütlerine çocukların, oyunlarına, açılmış ve kapanmayacak bir daha uzuuuuuun
yollarına,
avuçlarına düşlerine uçurganlarına kırmızı mantinlerinealın yazılarını kendileri yazsın diye.
Üzümün incirin
sarının yeşilin
alın morun
düzün ve dağın
Narın
hurma zeytinin
şinya ve mersinin
hatırına
ve yüzü suyu hürmetine
Yennar’ın
Eyyy yüce gök ve ışık
Beni aşkla besle, yedi kat derininden yerin, yedi damarla besle, yedi ateşi
mağmanın yaksın kalbimi, yedi kerre yetmiş sene yanayım da külümden
yeniden yeniden doğayım.
Eyyy yüce gök ve ışık
Kuşları nasip et bana kanatlarını, şakımalarını. öfkeyi eksik etme yüreğimden
sevdayla birlik,
Aşk ki şefkattir her şeyden beter merhamet ve onur
Aşkın sesiyle
sesle !
sesinle söylensin şarkıları hayatın
derim ki aşk ilahidir
yakarım ateşi kendi külümden
al beni götür Kendine.
üzüm derim nar ve su
aşarak dağlarını
uçurumlarını denizlerini
karı boranı
fırtınayı zamanları
aşarak gelir
ezelinden aşkın
ebede