Şiir Defterimden / Tantinin Hamamı 23 Nisan

Gözlerindir sofraların en güzeli
Ve bakışın örtündüğüm atlas yorgan.
Olmasaydı güneş
Neydi gölge, var olur muydu ağaç esmeseydi sesin sesini çocukların. Bekçisi dağların hangi devdir.
Ve asisi kimdir aşkiyası güzel günler için karanlıkların.
Sur içinde bir ev. Evde bir sokak sokakta sur içi, sur içinde dünya dünyada bir ses.

Türkçe.
Of çekse dağlar yıkılacak of çeker yıkılmaz.
Geçer bulutlar bulutlarla birlik yıllar.
Görmez kimse yalnızı ve beteri çocuk bayramı günü bayramlık elbisesi ile kanlar içinde sokak ortasında yatanı.
Çocuktu daha ilk mektebi bitirmemiş, Nejla hanıma gülümseyen ve çekinen kara Zehra’dan bir de Kara Nazım’dan, ikisi de sevgi dolu çocuğa karşı ama of çekmekten dağlara çaresiz sert bakışlı.
Masala durmayın kurgulanmış sponsorlarnız dolar ve eurolarınızla.
Biz yaşadık da yazıldı o tarih.
Bekledi endişeyle önce babalarını siperden dönecek mi diye annelerimiz, sonra kocalarını-babalarımızı.
Haftalık izinlerde döl tuttu analarımız ve
Ve ağabeylerimiz yanına gitti babaların sipere.
Yetindik sur içinde güle oynaya ve öpmeden bir kızı hatta yanağından bile vurduk kendimizi sipere. on dördündeydi Sümer on beşinde Ünay Paşa on altı.
Coğrafya öğretmenimiz onbaşımızdı çavuşumuz ahçımız tarihimizi birlikte yazarken annelerimiz kızkardeşlerimiz torba dikerken kum torbası
Ova ıssızdı, kış soğuk,
Ellerimizi kim dipçik kıldı mavzere.
On altısında siper yirimisinde akademi ve halâ yatar o çocuk, çocuk bayramında gezden gözden arpacıktan bir de ciğerinden.
Ben kimlere akayım.
Şiirimi bırakıyorum nehirlere aksın divana.
Üşüdüm.
Gözlerindir sofraların en güzeli
Ört beni