Siyasa Otur Sıfır (8)

Oysa Afrodit orospu değildi ( Akdeniz’in fahişesi demeyi çok benimsedi solcu Rumlar da Türkler de.)

Afrodit’e Aşk Tanrıçası muamelesi yaparak sevmek olayını önemseseydi Kıbrıs Rumları belki de adanın yakın geçmişi kin, nefret gerilim düşmanlık ve nihayetinde savaş olarak biçimlenmeyecekti

Bir Tanrıça’ya bir Havariye ( Barnabas ) bir Mümine’ye ( Hala Sultan ) ev sahipliği yapan Kıbrıs adası, özellikle Birleşik Krallığın çok zararını gördü.

Yok hayır Türklerle Rumları bir birine düşürdü anlamında değil, yeşil ada diye bilinen Kıbrıs adasının ormanlarını fütursuzca yok ederek sarı ada haline dönüşmesine yol açmaktan, adadaki kültürel mimariye ve diğer kültür kalıntılarına önem vermeyerek ( bütün yönetim binalarını özellikle Müslüman mezarların arazilerine inşa ederek,bu arada Müslüman mezarlıklarına aynı saygısızlığı biz de yaptık. Lefke’de üç paralık bakır çıkaracak diye adamızın başına belâ olan atıklarını ardında bırakarak ( tabii ki egemen üslerini de ) siktirip gitti.

1900’ler ulusal kurtuluş savaşları yüz yılıdır.

Kıbrıs halkları da İngiliz boyunduruğundan kurtulmak için harekete geçerken iyi düşünülmemiş bir başkaldırı, Kıbrıs adasında halâ sürüp giden sorunlara yol açmıştır.

Enosis mücadelesini ( onlar bağımsızlık mücadelesi dese de ) önceleri Osmanlı devleti ve sonra da Birleşik Krallık’la arasını hep iyi tutmuş olan Kıbrıs Ortodoks Kilisesi değil, hiç beklenmeyen şekilde KKP ( Kıbrıs komünist partisi ) ve onun devamı olduğunu söyleyen AKEL öncülük etmiştir İngiliz sömürge yönetimine karşı başlatılan isyana / ulusal kurtuluş mücadelesine )

Ulusal kurtuluş mücadelesi diyoruz ama Kıbrıs adasında Yunan ulusunun olduğu gibi Türk ulusunun da uzantıları var.

İşte bir komünist partisi olma iddiasında olan AKEL temel olacak olan ilk adımlarını atarken Kıbrıs adasında hatırı sayılır oranda Türk ulusal topluluğu olduğunu umursamamış ve Ortodoks Ekenlerin ve Slavların da ustası olduğu BİZANS ENTRİKALARI ile Kıbrıs Türklerini aldatabileceğini / kandırabileceğini var sayarak İngiliz sömürge yönetimine baş kaldırırken Kıbrıs Türklerinin desteğini aramamış istememiştir.

Neden mi.

AKEL in komünist olmasına / olabilmesine yüz yıldır engel olan solculuktan çok ULUSALCILIĞI (Elen ulusalcılığını ) önemsemiş ve o kibirle kendini Kıbrıs adasını yakan olayın ateşleyicisi olarak ilan etmiş ve ilk günden beri de öyle davranmaktadır.

Kanaatimce AKEL’e Pan Hellenik Komünist Partisi muamelesi yapmak doğru olacaktır ( onnlara göre efsanevi Genel Sekreterler Ezekias Papaiannu enosis plebisitinin 12. İmzacısı olmakla yetinmemiş ve 1967 yılında da İngiliz gazateciye verdiği mülakatta ‘‘ bizim ( AKEL ) sosyalist bir Yunanistan’a bağlanmak istediğimiz doğru değildir. Biz ( AKEL ) herhangi bir Yunanistan’a hatta şimdi iktidarda olan askeri JUNTA / CUNTA Yunanistan’ına bağlanmaya ( enosis olmaya / yapmaya ) hazırız demiştir

Koministlerin yaşadıkları yurdu bir başka devlete bağlamak istemeleri görülmüş bir şey değildir

( devam edecek )