Rumlara göre Kıbrıs sorunu 1974 yılında başlamıştır bu içerikli Rum propagandasının başını tabiidir ki takkiyecilikte 1 ( bir ) numara açık ara bir numara olan AKEL çekmişti ve halâ daha aynı na to kafa na to mermer halindedir.
Başka türlüsü de olamaz zaten Türklere yönelik Türkçe Enosisin Kıbrıs adasının tek kurtuluşu olduğunu iddia ve ikna etmeye uğraşan beyanname ( şimdiki adıyla bildiri ) dağıtmış olan AKEL, Genel Sekreterleri olan Ezakias Papaiannu’nun bir İngiliz gazetecinin sorusu üzerine ‘‘ Hayır bizim ( AKEL ) sadece sosyalist komünist bir Yunanistan’a bağlanmak istediğimiz konusundaki propagandalar yanlıştır yalandır biz herhangi bir Yunanistan’a hatta şimdiki CUNTA Yunanistan’a bağlanmaya hazırız’’ şeklindeki açıklamasını nasıl izah edeceklerdi kendi kendilerine bile.
Haliyle Kıbrıs adasında 1974 yılından önce ve tam da 1963 Aralığında ( birinci enosis kalkışması ) başlaya çatışmalara karşı çıkmayan bir komuinst partisi olamazdı. Bu sebepten başta AKEL olmak üzere tüm rum siyasi partileri 63 -74 arasındaki 11 yılı yok saymışlardı.
Kıbrıs Türk halkı için tüm erkek mezunların hem de burslu olarak Türkiye’ye yüksek öğrenime gitmeye başlaması ile ve dünyayı sarsan 1967 gençlik isyanın da etkisi ile sol düşünce ve hareket filizlenmeye ve hız kazanmaya başlamıştı.
O kadar ki Girne Kapısında bulunan tarihi BEDEVİ Pastanesinde yapılan üniversiteli ve üniversiteye gidecek öğrencilerin toplantısında Hüseyin Osman ‘‘ biz AKEL’den ilerideyiz sözü hem Dr Fazıl Küçük’ü ve hem de AKEL i çok kızdırmıştıç
Dr Fazıl Küçük Halkın Sesi gazetesinde ‘‘ bizimkiler AKEL’den de ileri komünistmişler, kızıllar ’’ mealinde bir yayın / propaganda kampanyası başlatırken AKEL’de sonunda rahmetli NACİ TALÂT’ın CTP, AKEL’İN KUYRUĞUNDA MAŞRABBA DEĞİLDİR OLMAYACAKTIR başkaldırısına da yol açan, ‘‘ bir devlette / bir ülkede bir / tek komünist partisi olur ’’ propagandasına hız vermiş ve geçmişte AKEL Merkez Komitesinde de Türk kolu başkanı olarak yer alan ve ENOSİ karalarına karşı çıkan ( ve ne yazık ki baskılara direnemeyerek AKEL’in bir ENOSİS kararının altında imzası da bulunan) Derviş Ali Kavazoğlu’nun faili meçhul diye iddia edilen ve fakat faili / FAİLLERİ, AKEL yöneticilerince ve Rum – Türk yöneticilerce de bilinmesi kuvvetle muhtemel olan bir cinayete kurban gitmişti. Öldürüldüğü günlerde AKEL’in resmi ve fiili korumasında olan Derviş Ali Kavazoğlu’nun saat kaçta nerde olacağını AKEL’den daha iyi kim bilebilirdi ki
Kıbrıs Türk Halkı arasında filizlenmeye ve güçlenmeye başlayan sol fikirler tam da Hüseyin Osman’ın Bedevi Pastanesinde söylediği gibi AKEL’den ilerideydi. BARIŞTAN DOSTLUKTAN EŞİTLİKTEN YANAYDI / YANADIR VE ASLA ŞÖVEN MİLLİYETÇİLİK SAÇMALIĞINA DÜŞMEMİŞTİR
( DEVAM EDECEK )