Etkisiz elemandır.
Kim mi macron.
Hangi devlet mi Fransa.
Şey olsunmuş İran Hürmüs boğazını açsınmış.
Etkisiz eleman ağzını açıp da İran’a saldıran hem de müzakere ederlerken saldıran ABD’ye bu saldırganlık yanlıştır, devletler arası ilişkilerde diplomasi öncelikli olmalıdır, saldırganlık son sırada bile olmamalı, sorunlar eğer varsa diyalog ile çözümlenmelidir demekten korktuğu için ABD’ye en hafif tondan da olsa bir söz edemediği için İran’a Hürmüz Boğazını aç diye buyurma yolunu seçmiştir.
Fransa devletinin ve Fransız siyasetçilerin emperyalizmin kuyruğundaki maşrabba olmaktan öteye bir yol usul bilmedikleri için tarihleri boyunca ABD’ye karşı itaatkâr ve başta Afrika kıtasındaki yoksul halklar ve onların devletleri ile Pasifik Okyanusundaki küçük ve yoksul devletlere karşı kükreyen aslanlar gibi davrandıkları bilinen bir gerçektir.
1950’lerin sonunda ve 1960 ların başında Kıbrıs Türk şiiri
‘‘ Paris’te manken olun dediler / Cezayir’de kefen olduk biz ’’ diye insanlığın sesiyle haykırırken Fransa Mösyösü ünlü / meşhur sosyalist !!! Mitterand Fransa’nı iç işleri bakanı olarak son fellahı öldürünceye kadar Fransa’nın Afrika kıtasındaki çıkarlarını savunacağız diye bös bös böğüren bir siyaset esnafıydı.
Kendileri için bir yer kapma peşinde koşmaktan bir an için bile vaz geçmeyen / geçemeyen Fransız siyasetçiler AB içinde Almanya’nın gölgesinde ve dünya ölçeğinde de her durumda ve her zaman ABD’nin kuyruğunda maşrabba olmaktan öteye bir konuma yükselemeyen Fransa, son yıllarda dünya devletleri arasında bir moda konumuna girdiği gözlemlenen üçüncü sınıf siyasetçilerin silik örneklerinden biri olan macron ile dünyayı kaosa sürükleme potansiyeli taşıyan basiretsiz siyaset ortamında, kişilik olarak kendisinden pek de farklı olmayan hristodulis ile siyasette bir tangoya durarak rol çalmaya çalışmaktadır.
Hiçbir konuda işte bu da biz Fransızların görüşüdür diye bir söylemi akabinde de bir eylemi sergileyemeyen mösyö macron Fransa’yı tarih boyunca olduğu gibi bir kere daha ABD’nin ve bu defa hatta trump’un bibi diye tanımladığı netenyahu’nun kuyruğunda maşrabba haline getirmekte bir an bile tereddüt etmemiştir.
macrona kızamıyorum inanın.
Bunların Sartre’sini de 1967 saldırganlığında görmüştük.
Kızamıyorum çünkü acınacak haldedir.
Hürriyet heykelini ABD’ye armağan eden Fransa bu ucuz siyaset esnafı ile acınacak konuma gerilemiştir.