Taşlama

Geçende bir okuyucu sordu:
-Son zamanlarda hep manzum yazıyorsun, nedir bu manzumeler, düz yazıyı bıraktın mı yoksa?
Hayır bırakmadım.
Kâh manzum, kâh düz yazıyorum.
Neyin nesi bu manzum yazılar?
Anlatayım.

***
Kaleme almış olduğum manzum yazılara mizah edebiyatında taşlama denir. Taşlama siyasal ve/veya sosyal içerikli bir tür eleştiridir.
Maksat sadece eleştirmek değil…
Taşlama aynı zamanda bir espri, bir mizah, dudaklarda bir tebessüm yaratma vasıtasıdır.
Taşlamada mizahın bütün unsurları kullanılır.
Mizah ise bildiğiniz gibi bir mübalâğa, hatta olmayan şeyleri olmuş gibi gösterme sanatıdır.
Türk edebiyatında bu sanatın en büyük ustası Aziz Nesin’dir.
Aziz Nesin mizah edebiyatında hem manzum hem düz yazıyı kullanmış müstesna bir kişiliktir.
Aziz Nesin yalnız Türk edebiyatının en büyük mizah ustası değil, dünya mizah edebiyatının da en büyük ustalarından biridir.
Mizah hikâyeleri nedeniyle çok sayıda uluslararası ödül kazanmıştır.

***
Türk edebiyatında iki tane de efsane mizah dergisi olmuştur.
Biri Akbaba, diğeri de Gırgır.
Bu dergilerde yer alan manzum ve düz yazı şeklindeki taşlama ve mizah hikâyelerinin şahane örnekleri vardır.

***
Mizah demek bir mübalâğa ve yoğu var etme sanatıdır demiştik ya, kendimi anlatabilmek için Aziz Nesin’den bir örnek sunmak istiyorum.
Aziz Nesin’in mizah hikâyelerinin büyük çoğunluğu bir tebessüm yaratmanın yanısıra aslında birer siyasal eleştiri nitelikliydi.
Bunun en büyük örneklerinden biri Aziz Nesin’in yüzlerce kitabından biri olan Kazan Töreni adlı kitabı ve bu kitapta aynı başlıkla yer alan Kazan Töreni adlı hikâyesidir.

***
Devir Türkiye’de Demokrat Parti iktidarı devriydi. Mizah yazarlarının mizah için malzeme bulmakta hiç zorluk çekmedikleri zamanlardı.
Demokrat Parti demokrasi ve özgürlük diye diye iktidara gelmiş, kısa süre sonra da tüm sözlerini unutarak diktaya yönelmişti.
Halk sıkıntı içinde yaşarken belli bir sınıf binbir gece masallarını yaşıyordu.
Demokrat Parti iktidarda olmayı bir tür gösteri sanatına dönüştürmüştü.
Eski bir yol tamir edilse, eski bir fabrika restore edilse, yeni bir yol veya okul yapılsa çok şatafatlı açılık törenleri yapılırdı.
Bu açılış törenleri bir israf vasıtası olmuştu.
Her törene yüzlerce kişi davet edilir, büyük ziyafetler verilir, saatlerce millet kesesinden yenilir içilirdi.
Sofralarda sadece kuş sütü eksikti.

***
Aziz Nesin işte bu gereksiz gösteri ve israfı eleştirmek için Kazan Töreni adlı kitabı yazdı. Kitapta diğer hikâyelerin yanısıra Kazan Töreni adlı bir mizah hikâyesi de var.
Bu hikâyede bir kazan için açılış töreni yaptırıyor, millet kesesinden yemenin içmenin eleştirisini yapıyor.
Belki diyeceksiniz ki “yahu, bir fabrika için tören yapılabilir, ama bir kazanı kullanmaya başladınız diye kazan için de açılış töreni yapılır mı?”.
Konu mizahsa ve orada da mizah ustası Aziz Nesin varsa kazan için de açılış töreni yaptırır, tencere için de.

***
Lâfı uzatmayalım…
Mizah denen şey ve mizahın bir parçası olan taşlama işte böyle bir şey.
Maksat hem eleştirmek hem güldürmek.
Bilmem anlatabildim mi?